• 7.01.2020 00:00

  Gitme vakti geldiğinde bazı aşklardan geçiliyor, Sezen şarkısını bile söylemişti: 

"Gidiyorum bütün aşklar yüreğimde/Gidiyorum kokun hala üzerimde/Sana korkular bıraktım bir de yeni başlangıçlar/Bir kendim bir ben gidiyorum..." 

Ama dünyadan ayrılmak daha zor geliyor. Yavukludan ayrılmak gibi değil.  

Nimetlerine tutkuyla bağlanıldığında dünya aşkı, sevgiliye duyulan tutkudan çok daha ağır basıyor. 

Vedalaşılmıyor öyle bir ağıt yakılarak. 

Ömrü, üç günlük dünyaya değmeyeceğini vaaz etmekle geçenler bile o gün gelip çattığında ayak diriyor. 

Tabuta 'imamkayığı' derler bizim halk ağzında. Hristiyan ağzına 'papazkayığı' olarak çevirebiliriz sanırım. 

Papazkayığı, Trump iktidarı için kalkıyor bu kez. 

Ne gariptir ki; o kayığa Trump'ı bindirmemek için ağlayarak Tanrı'ya yakaran dindar kadın ve erkekler görüyoruz.  

Seçim merkezlerinin önünde diz çökmüş dua ediyor, gözyaşları içinde kendilerinden geçiyorlar. Trump gibi dinen bozuk, ahlaken dibin dibindeki düşük bir karakter için üstelik. 

Dünyevi iktidar aşkı, sadece insana karşı hissedilen aşktan mı daha tatlı, hayır. 

Vaat edilen ebedi saadete kavuşma inancından da tatlı ki...Sırası geldiğinde, kendilerini bekleyen papazkayığına siyaseten dahi binip gidemiyorlar. 

İnsandan insana aşkta bazen kalmak, gitmekten zor. 

İktidar sevdasındaysa gitmek her zaman zor,  koltuğa yapışıp kalmak için her mihnete katlanılıyor. Her rezillik göze alınıyor. 

Şaşkınlıkla izliyorsunuzdur, nasıl da transa geçmiş Tanrı'dan medet umuyor Cübbeli Trumplarla Cübbeli Sarahlar. 

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, 2016'da Trump'ın başkan seçilmesini Tanrı'nın muradı olarak açıklamıştı. Hristiyan Yayın Network'üne yaptığı açıklamaydı. 

Sanders "Tanrı Trump'ın başkan olmasını istedi, orada olmasının sebebi budur" demişti. 

Gelmesi Tanrı'nın isteğiyse, gitmesi niye değil? 

Papazkayığından kaçmak; Tanrı'nın arzusuna karşı gelmek, kaderine isyan etmek olmaz mı? 

Dünyadan da iktidardan da ayrılmaya hiçbir zaman hazır olamıyor Ademoğlu. İnancı, itikadı ne söylerse söylesin... 

Ölümlü hayata tamah etmeyenleri, öbür tarafta ebedi mutlulukla müjdeleyenlerde de durum değişmiyor. 

Aslında Sezen, bu çelişkinin ipucunu da vermişti bize aynı şarkıda: 

"Zaman sadece birazcık zaman/Geçici bu öfke, bu hırs, bu intikam/Acılarımız tarih kadar eski/Nefes alıp vermek misali olağan..." 

Din kavgası süsü verilen iktidar mücadelelerin yaşattığı acılar, tarih kadar eski. 

Diyanet Vakfı'nın İslam Ansiklopedisi elinizin altında. İnternetten girip ulu peygamberlerin kıssaları kutsal kitaplarda nasıl anlatılıyor, din bilginleri o kıssaları nasıl yorumluyor bakabilirsiniz. 

Özellikle Tevrat versiyonları... 

Hz. Adem'in çocuklarının yeryüzünde iktidar kurma macerası kardeş katliyle başlıyor. Çiftçi Kabil'in, çoban Habil'i kıskançlık krizinde öldürmesiyle. Kadınında ve malında gözü kaldığı için. Tanrı'nın lütfu ve bereketiyle Habil'in daha çok kazanmasını, daha güzel eşin ona düşmesini çekemiyor. 

Kabil soyu tufanla yok oluyor. Ama kardeşlerin miras ve dünyalık kavgası biter mi? 

Hz. Nuh'un çocukları Sam ile Ham'ın kavgası, bugüne dek süren bir kan davası.  

Sam ve soyu, Tanrı'nın Ham'ın oğlu Kenan'ı lanetlediğine, mallarını ve soyunu kendilerine helal kıldığına inanıyor. Bereketli topraklarının da kendilerine vaat edildiğine. Böyle yazılıyor hikaye. 

Sami ırktan Hz. İbrahim'in ikinci oğlu İshak'la annesi, ilk oğlu İsmail'le annesini kıskanıyor. Maddi ve manevi mirasa ortak etmek istemiyor, evden sürdürüyorlar. Yüklü miras İshak'a kalıyor. 

Hz. İshak'ın oğlu, İsrailoğulları'nın atası Yakup, Tevrat'a göre önce doğan ikiz kardeşinin ayağını kaydırıyor. Annesiyle bir olup ilk oğulluk haklarını hileyle elinden alıyor. 

Hz. İbrahim soyunun İsmail kolunda da farklı değil. 

Hz. İsmail, Sami kavimlerden Arapların iki ana kolunun da atası kabul ediliyor. Biri Adnaniler, diğeri Kahtaniler... 

Adnan, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in ceddi... 

Kahtan'ın soyuysa Yemen kabilelerinde kök salıyor. 

Ve Muaviye ile Kahtani eşinden oğlu Yezid, Adnanilere karşı üstünlük kompleksiyle iç iktidar savaşına giriyor. Yezid, Emevi saltanatı uğruna Hz. Peybamber'in torununun kanını dahi döküyor.  

Dinler tarihi, kardeş kavgalarının da tarihi. Fakat kavga, dünya için... 

Din, bugün hala insani zaaflara, dünyevi ihtiraslara alet edilmiyor mu?   

Papazkayığına binip dünya nimetlerinden ayrılmak Cübbeli Trumplara zor gelmiş. Niye şaşırıyoruz ki!