Hazine ve Maliye Bakanı Elvan, Merkez Bankasının takdirinde olduğunu ama verilerin açıklanmasında fayda gördüğünü söyledi. 

Demek ki 128 milyar dolara ne olduğu açık değilmiş, isteyen MB’nin sitesinden bakıp göremiyormuş. Bu bir! 

Bakan,’128 milyar doların satılma yöntemini eleştirebilirsiniz ama kimseyi yolsuzlukla suçlayamazsınız’ diyor. 

Dediğine göre, Elvan göreve geldiğinden yani Albayrak gittiğinden beri Hazine üzerinden döviz satılmamış.   

Demek ki arka kapıdan satış yöntemini Elvan da doğru bulmuyor.  

MB’deki rezervlerin yönetiminin, yetki devreden bir protokolle Hazine’ye bağlanmasından sonra olmuş olanlar.  

Kimindi bu cin fikir ve hangi ihtiyaçtan doğdu?  

Davul MB’nin boynunda ama tokmak Hazine ve Maliye Bakanı’nın eline verilmiş. Buna niye gerek görüldü?  

Hem bir kuruşu kaybolmadıysa, Türk halkının evinde ve yastığının altındaysa, o paralar yalnızca el ve biçim değiştirdi de kimsenin cebine gitmedi ve kursağından haksız menfaat olarak geçmediyse niye uzatılıyor. 

Sürekli buharlaşmadığı, yenilip içilmediği vurgulanıyor. 

2001 krizinde, MB’nin sattığı 5 milyar dolar da havaya uçmamıştı. Dolardan lira cinsine dönmüştü.  

Fakat AK Parti, ‘maddenin katı, sıvı ve gaz halleri arasında böyle dönüşümler olur, cinsi değişse de para paradır’ demedi.  

AK Parti, ‘O rezervler krizle mücadele, kura müdahale için satılmıştır, ne var bunda’ da demedi. 

Başa geçince eski defterleri açtı, MB tasarruflarının üstüne gitti. Meclis’te Yolsuzlukları Araştırma Komisyonunun gündemine eriyen rezervleri de aldı. ‘Nerede bu paralar’ diye sordu. 

Görevi kötüye kullanma, usulsüz satış, haksız kazanç, peşkeş, yolsuzluk, vurgun var mı? 5 milyar dolar kılık değiştirirken kayıp kaçağa uğradı mı? Hepsi soruşturuldu. Hesabı da soruldu. 

Dönemin MB Başkanı Gazi Erçel, bu sebeple yargılandı, kusurlu değil görevi kötüye kullanmaktan suçlu bulundu, ceza aldı. 

5 milyar dolar için bu yapılabiliyorsa 128 milyar dolar için haydi haydi yapılabileceğini, en iyi AK Parti bilir. 

Fakat onca açıklamaya rağmen 128 milyar dolara ne olduğu, gizemini koruyor.  

Bakan Elvan’dan önce MB Başkanı Kavcıoğlu ile ekonomiden sorumlu AK Parti Genel Baskan Yardımcısı Nurettin Canikli de konuşmuştu. 

Ancak hamur hala su kaldırıyor. 

Çünkü aydınlatmak için değil, üstünü makyajla kapatmak için konuşuluyor. 

Akla gelen her boyaya sokulup çıkarıldı, hiçbiri tutmadı. 

Her konuşan başka türlü boyayınca da ortaya paskalya yumurtası gibi bir renk curcunası çıktı. 

Onun dediği mi doğru, bunun dediği mi? Bu karmaşada hangi izah gerçek, hangisine inanacaksınız?  

Gargaraya boğarak geçiştirilecek gibi değil. 

Aksine, saklanacak bir durum olduğu izlenimi uyandırılarak daha çok şüphe çekiliyor. 

Bence bir de aralarında anlaşıp öyle konuşmayı denesinler. 

Eğreti kuyruk tez kopar, çok çekmeye gelmez, benden söylemesi. 

Aklımızı kaçırtan ne? 

Ipsos, Dünya Ekonomik Forumu için 30 ülkede akıl ve ruh sağlığı araştırması yapmış. Salgından kötü etkilendiğini söyleyenlerin oranı, ortalama yüzde 45. Türkiye’de ise yüzde 61. 

Akıl ve ruh sağlığının, salgın öncesine göre kötüleştiğini söyleyenlerimizin oranı bu. 

Yılbaşından beri, sadece son 4 ayda dengesinin daha da bozulduğunu belirtenlerimiz de yüzde 45’i buluyor. 

Salgında ekonomimiz şaha kalkacaktı, dünyadan pozitif ayrışacaktık, onlar biterken bizim devrimiz başlayacaktı...Liramız kanatlanmadı, adaletimiz uçuşa geçmedi ama o arada aklımıza bir şeyler olduğu anlaşılıyor.  

Çoğumuz; oynatmaya az kaldığından, aklını kaçırmaktan korkuyor demek. 

Salgını bütün dünya yaşıyor ama en çok bizim muvazenemizi bozuyor. Pozitif ayrışmaya benzemiyor pek. 

Bu oynaklık, aklımızın şahlanışından değilse nedendir? 

Ankete katılan 30 ülkenin nasıl yönetildiğine bakmak lazım. 

Kaçında yöneticiler koydukları kurallara, aldıkları tedbir kararlarına kendileri uymuyor? 

Şöhret, taşıyamayanı delirtir. Ani zenginleşme, görgüsüzü delirtir. Hepsi doğru. Fakat tutarsızlık da maruz kalanı delirtir. 

Aklını korumakta zorlanan yüzde 61, aşırı tutarsızlığa maruz kalmanın kurbanı sanki.  

‘Akıl akıl, gel çengele takıl’ dedirten var ki böyle. 

Şirazeden çıktıktan sonra bir anlamı yok, o melekeyi bir kere kaybetmeye görün. Geri bulmak istemezsiniz, aklı deliye yüktür.  

128 milyar dolara mukayyet olamadık, aman bari aklımıza mukayyet olalım. Ya sabır, ha gayret! 

  • Abone ol