• 23.04.2021 10:20
  • (109)

İsster inanın ister inanmayın; AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, şu hayretengiz cümleyi kurdu: 

“Emekli amiraller meselesini örtmek için 128 milyar dolar meselesini ortaya attılar...” 

Bu çıkışla fark attı, en eksantrik tevili bulan kişi ödülü yine Ömer Bey’e gidiyor.  

En yakın rakibi Canikli’ydi. “Yastığınızın altına, banka hesabınıza bakın, nereye koyduysanız 128 milyar dolar orada, rezervler kaybolmadı, sadece artık Merkez Bankasında değil, yer değiştirdi” yaklaşımıyla çekişmeye katılmıştı. 

Canikli’yi açık ara geride bıraktığı ortada da... 

Ömer Bey’in hesap etmediği tek şey, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Grup Konuşması’nda 128 milyar dolar bahsine ayırdığı süre oldu. 

Nereden bilecekti! 

Cumhurbaşkanı bile bakan değişikliklerine şöyle bir değinip 128 milyar doların akıbetine geçti, uzun uzadıya üzerinde durdu. 

Düşünsenize, parti sözcüsünün gerçek gündem dediği amiraller bildirisini partisinden dahi anacak kimse kalmamış.  

Ama muhalefetin, bilhassa CHP’nin gerçek gündemi örtmek için uydurduğunu söylediği mesele, kimsenin aklından çıkmıyor. Üç-beş gün konuşulup unutulacak, gündemden düşecek olsa çoktan olurdu. 

Sanırım MB rezervlerinin AK Parti için ifade ettiği önemi hatırlayamamasından kaynaklanan bir yanılgıya düştü Ömer Bey. 

Belli ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, Canikli ve MB Başkanı ile Hazine ve Maliye Bakanı Elvan gayet berrak hafızalara sahip. 

Erdoğan’ın, 2023’te MB rezervlerinin trilyon dolarla ölçüleceği vaadini dün gibi hatırlıyor olmalılar. Daha 9 yıl önceydi bu hedefi koyduğunda. 

AK Parti’nin, devraldığı 27 buçuk milyar dolarlık rezervi nasıl küçümsediği, 135 milyar dolara arttırmakla düne dek nasıl övündüğü hafızalarda hala taze. 

27 buçuk milyar doları beğenmeyip “MB’nin içini bosaltmışlardı, biz geri doldurduk” diyeceksiniz, yıllarca dilinize dolayacaksınız... 

Ama rezervlerin eksi bakiyeye düştüğü, kasanın tamtakır olduğu, 2019 yerel seçimleri öncesinde yönetiminizi başarılı göstermek için rezervleri arka kapıdan satmaya başladığınız anlaşılacak... 

Ve “Ne var bunda büyütülcek, biz kazandırmadık mı, ihtiyaç duyunca da harcadık, turşusunu mu kuracaktık” diye önemsizleştirip geçiştireceksiniz öyle mi! 

Bu kadar ucuz savuşturulup atlatılabileceğine inanıyorsanız, olay mahallinden niye bir türlü uzaklaşamıyorsunuz! 

Önceki anlatıya göre rezervler, salgının etkileri ve dış güçlerin saldırılarıyla mücadelede eritilmişti.  

Milletin kös dinleme bağışıklığını geçemeyince o anlatı, mutasyona uğradı. Yeni varyantta kasanın eksiye düşmesi, Şanlı 15 Temmuz Direnişi’nin etkileriyle mücadeleye bağlanıyor. 

Tozunu attıran Genel Merkez Büro Elemanı Skandalı’ndan sonra, AK Parti’de halkın gerçek gündemiyle ilgili görüş ve kanaat değişti. 

O olmasaydı, halkın gerçek gündeminin CHP’deki tacizler olduğunu söylemeyi sürdürebileceklerdi. Bay Kemal’in ekonomiyi kötü göstererek yapay gündemle bunu örtbas etmeye çalıştığını tekrarlamaya devam edebileceklerdi. 

Kumar, alem, beyaz toz, pudra şekeri, ahlaksızlık, vurgun, haksız kazanç ve benzeri şeyleri çağrıştırmaktan hiç değilse bir süre uzak durma zorunluluğu nedeniyle eski kampanyaya ara vermiş görünüyorlar. 

Gündem saptırma arayışı bakalım nasıl ilerleyecek. 

Vatandaş kös dinliyorsa korkulur 

T24’te okudum, Kendine Muhabir adlı  YouTube kanalında  şöyle bir sokak röportajı çıkmış... 

“Vatandaş: Bisikletten başka bir şeyim yok, iş yok, para yok, evde televizyon yok, ekmeği vakıftan alıyorum.. AK Partiliyim. 

Muhabir: Başka partiye oy vermeyi düşündünüz mü? 

Vatantaş: Yok: Kılıçdaroğlu zamanında SGK battı. 

Muhabir: Peki o zaman durumunuz nasıldı? 

Vatandaş: Süperdi. Zamanında durumum süperdi, şimdi battım ama Erdoğan’dan başkasına kesinlikle oy vermem.” 

Bu ve benzeri diyaloglara hep ‘mizansen olabilir mi’ şüphesiyle yaklaşıyorum.  

İnanılmayacak kadar parodi gibi görünüyor. 

Kurgu değil de gerçekse, ihtimal iki:  

Vatandaş, ya muhalefeti çıldırtmak istiyor... 

Ya da iktidarın gözüne rehavet ve gaflet perdesi çekip zeminin kaydığına uyandırmamanın gayreti içinde. Seçim akşamı golü kalede göstermek üzere göz boyuyor. 

AK Parti’nin yerinde olsam tuzaktan işkillenir, bu tepkilere güvenip iktidarımı vazgeçilmez sanmaz, propagandamı sere serpe salmazdım. 

Vatandaş ‘geç bunları’ moduna alıp kös dinlemeye başladıysa dikkat! Dilinin altında bir ‘günü gelince sandıkta görüşürüz’ mesajı saklama ihtimali yabana atılmaz.