• 13.05.2021 14:22
  • (57)

Sezen’in ‘Hata’ şarkısının nakaratıydı: “Sen en güzel duyguların katilisin...” 

Popülizm de dünyanın her yerinde en güzel bayramların katilidir. 

Çünkü oy için yapmayacağı şey yoktur. 

Popülist siyasi maceraların sonu ise daima hüsranla biter. Kafalayıp peşinden sürüklediği seçmene arifeyi gösterir ama bayramı göstermez. 

Trump mesela, ateşle oynamaktan çekinmeyen bir popülist şarlatandı. Seçimi kazanmak için kendi ülkesinin sokaklarını bile tutuşturdu, Kongre’sini bastırdı. Amerikan büyükelçiliğini taşıyarak Kudüs’ü İsrail’in başkenti tanıyıp Ortadoğu’yu mu, dünyayı mı ateşe atmayacaktı? 

Roma yanarken İmparator Nero’nun lir çaldığı söylenir. Tarihçiler olayı doğrulamasa bile popülist şovmenleri çok iyi anlatıyor. 

Hatta popülistler, yangının kıvılcımını kendileri çakar. Netanyahu’nun yaptığı gibi... 

Şehirleri yanarken saçını tarayan çılgın, İsrail’in delisi değil Başbakanı. Gazze’ye mi acıyacak! 

Mescid-i Aksa’nın imamı Şeyh Sabri, çatışmanın niye alevlendiğinin farkında. Anadolu Ajansı’na şöyle açıklıyor: 

“Netanyahu, Yahudi yerleşimcileri memnun ederek iktidarda kalabilmek için katliam tasarladı...” 

Başka açıklaması yok. 

Fanatik yerleşimcilerle Mescid-i Aksa’yı koruyan Filistinli gençler, Kudüs Günü Yürüyüşü’nde karşı karşıya geldi. Netanyahu’ya gün doğdu, aradığı fırsatı buldu. 

Polisin provokatif müdahalesiyle olayları çığırından çıkardı. 

Hamas da Netanyahu’nun imdadına füzelerle yetişti. 

Seçimden sonra koalisyon kurmayı başaramayınca görev, ikinci partiye verilmişti. Yeni hükümeti rakibi kursa Netanyahu, başbakanlıktan gidecekti. Yolsuzluk davalarından yargılanacak, siyasi hayatı sona erecekti. 

Ortalık savaş yerine dönünce, koalisyon görüşmeleri donduruldu. Tehlike geçmedi ama zaman kazandı. 

Ateşi 2 Haziran’a kadar söndürtmezse hükümet kurma süresi dolacak. Büyük ihtimalle de tekrar seçim yolu gözükecek. 

Netanyahu’ya gereken de buydu. Savaşı uzatmak isteyecek. Ateşkese hazırlanmadıklarını, Gazze’ye uzun bir saldırıya hazırlandıklarını niye söyleyip duruyor? 

Plan, karşıdan da görülüyorken Hamas bilmeden mi Netanyahu’nun işini kolaylaşırdı? 

Ülkesine füze atanları vurma, füze tehdidini etkisizleştirme bahanesi verilmese kışkırtmaları karşılıksız kalacaktı. 

Şimdi misilleme görüntüsü altında istediğini alma, iktidara tutunma fırsatı yakaladı. 

İsraillilerin güvenlik paranoyasını kaşıyabilecek. Yerleşimci denilen, dini fanatizmin arkasına saklanmış gaspçı ve işgalcilerin menfaatleri için savaşıyor görünecek. 

Halkını tehdit altında hissettiremese, şahin politikalarına oy desteği bulamazdı. Kim yardım etti şimdi buna? 

Popülist, popülisti sever. Birbirlerinin sırtından propaganda gemilerini yürütürler. Seçmenlerini karşılıklı korkutarak birbirlerine doğru iter ve birlikte kazanırlar. 

Önüne düşmeyeceksen, geriden de koruyamayacaksan kimseyi “yürü, arkandayım” tezahüratlarıyla cepheye, ölüme sürmezsin. 

İslam dünyasındaki popülist yönetimlerin, Gazzelilere yaptığı bu değil mi? 

Gerçi “Ortadoğu’da bütün sorunların anası Filistin meselesidir” derler. Ama bana sorarsanız, dünyada bütün sorunların anası, popülizm sorunudur. 

Korku tacirliği, iki tarafta da popülist siyasetçilere yarar. Dini, milli duygu istismarı ve tahriklere tav olan seçmense günün sonunda kaybeder. 

Popülizm sağ olsun, ağız tadı bırakmadı. Buruk giriyoruz, boğazımızda düğümlenecek. Yine de iyi bayramlar dilerim, kutlayabildiğiniz kadarıyla.