• 4.06.2021 07:17
  • (166)

Anketin sonuçları, Sedat Peker’in diline yansıdı bile.

Fark ettiyseniz, son Twitter duyurularında bir değişikliğe gitti. Artık 40 yaş üstündekileri de YouTube yayınlarını izlemeye davet ediyor.

Gözümden kaçmadıysa bu vurgu, Metropoll’ün mayıs ayı anketinden sonra öne çıkan bir yenilik.

Önceki konuşma ve mesajlarında, “40 yaşından genç kardeşlerim” dediklerini “eğlenmeye” çağırıyordu.

Takipçilerine randevu verdiği son paylaşımda ise ‘kendisi gibi 40 yaşından büyük olanlar’ı da misafirliğe buyur ediyor.

Hitap ettiği kitleyle ilgili kanaati değişmiş görünüyor.

Muhtemelen de buna, Özer Sencar’ın açıkladığı anket sonuçları yol açtı.

Anket, Peker’in videolarını 40 yaş altı ne kadar izliyorsa 40 yaş üstünün de o oranda izlediğini gösteriyor.

Muhalefet partilerine oy verenler arasında daha dengeli bir izleyici dağılımı söz konusu. Fakat her parti seçmeninden kayda değer yaygınlıkta izleyicisi olduğu görülüyor.

Anlaşılıyor ki AK Parti seçmeninin bile yarısı, pazar sabahlarını merakla bekliyor.

Yayının başlamasından önce kanala toplananların sayısı, iple çekenler hakkında zaten bir fikir veriyordu. Sonrasında ulaştığı on milyonlarca izlenmeler de ortada.

Toplumsal ilginin boyutları açısından Metropoll’ün sonuçları yeni bir şey söylemiyor.

Fakat bu kitlenin profili ilk kez çıkarılıyor. Bu yeni.

İtiraf ve ifşaat tarzındaki iddialarına gösterilecek toplumsal ilginin boyutlarını tahmin ediyordu belki. Yine de izleyecek kitlenin profilini öngörmüş müydü, sanmam. Sonuç, galiba Peker için bile şaşırtıcı.

Zannettiğinden daha karma bir kitleye hitap ettiğini görmemiş olsa, hedef kitle tanımını değiştirir miydi?

Demek ki organize suç örgütü liderliğinden aranan Peker’in videolarını, Y ve Z kuşakları daha çok takip etmiyor. X kuşağı başta olmak üzere, eskiler de aynı oranda kulak kesiliyor.

Z kuşağını yakalamakta zorlanırken eski kuşak izleyicisini de bu vesileyle yeni medyaya kaptıran TV yöneticilerine ne diyor bu veriler?

Z kuşağının ilgisini çekmenin yollarını ararken eski kuşağın da ilgisini kaybetmeye başlayan siyasi partilere, bilhassa iktidar partisine ne ifade ediyor?

Peker’in anlattıklarının kuşaklar, partiler, izleyici alışkanlıkları ve siyasi davranışlar üstü bir merak uyandırdığı, artık araştırmayla sabit.

Bu gerçek, yalnızca Peker’i mi durumu yeniden değerlendirmeye ve bir revizyona gitmeye itecek?

Siyasetin refleksleri, adaptasyon yeteneği bu esnekliği sergilemekte Peker’in gerisine mi düşecek?

Adli ve idari muhatapları, hala mı geçiştirme, savuşturma politikalarını gözden geçirmeyecek?

Olayın bu çapta topluma mal olması, eylemsizlik ve tepkisizlikle karşılanacaksa yandı gülüm keten helva!

Uğurlar olsun Hasan Saltık!

Binden fazla albümde yapımcı olarak imzası, emeği var. Ama gördüğü değer ve saygınlık, yapımlarının niteliğinden geliyordu. Niceliğinden, sayısal büyüklüğünden değil.

Boşu yoktu, seçiciydi, maddi ölçülere vurulamayacak bir miras bıraktı ardında.

Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık’ı kaybettik.

Usta sesler ve sazları bir araya getirerek derlenip toplanmasına, güncellenmesine, yaşatılmasına, geleceğe taşınmasına önayak olduğu arşiv, paha biçilmez bir hazine.

Adı üstünde Kalan Müzik. Bütün renkleri ve dilleriyle bu toprağın çağları aşan ezgilerinden, duyuşlarından süzülerek bugünlere kalan müzik.

Hizmeti, katkısı, keşifleri unutulmaz. Ani vefatı, tanıyanı tanımayanıyla kıymetinden haberdar olan herkesi kedere boğdu.

Müzik camiamızdan, kültür ve sanat dünyamızdan yokluğu daima hissedilecek bir Hasan Saltık geçti. Adı hayırla, rahmetle anılacak. Başımız sağ olsun. Ailesine, dostlarına sabır dilerim.