• 4.01.2022 06:31

Yeni yıl sürprizinin faili aslında meçhul değil.

Yılbaşı gecesi elektrikle doğal gaza fahiş zamlar gelmişti. Elektriği bir açıklamayla EPDK üstlendi, doğal gaz zammını ise BOTAŞ.

İkisinin de dili benzer. Dedikleri şu...

Kömür fiyatlarının 5 kat, dogal gazın 10 kat arttığı yerde bu olağanüstü maliyetleri vatandaşa yansıtmamak için çok direnmişler. Küresel maliyet artışlarını, tüketiciye asgari düzeyde yansıtmışlar.

Devletimiz, vatandaşlarımızı bu artışlardan korumak için elektrik faturalarında yarısını, doğal gazda ise beşte dördünü karşılamış. 2021’de toplamda 100 milyar liralık bir destekte bulunmuş.

Ancak yeni bir düzenleme mecburiyeti doğmuş, tarifeler ondan değişmiş.

Yani bir kere doğru anlayalım. Zam değil mecburi düzenlemeden söz ediyoruz, ufak bir tarife değişikliği. Yüzde 25 ila 125 arasında.

Mecburiyettenmiş ona göre, yanlışlıkla başkası kim vurduya gitmesin.

Sorumlusu mecburiyet ama vatandaşı bu maliyetlerden bir de koruyan var, o da devlet, onu yöneten de iktidar.

Kaçınılmaz kısmını istemeden faturalara yansıtan kurumlar olabilir. Fakat elçiye zeval olmaz.

Dolayısıyla ne yapıyoruz, tepki ve şikayetlerimizi mecburiyete iletirken memnuniyet ve teşekkürlerimizi iktidara bildiriyoruz.

Kafa karıştırabilecek bir durum. Lakin üretici, tüccar, perakendeci fırsatçılığa kalkışmasın. Aynı mecburiyet, onlar için geçerli değil.

Bakkaldaki, marketteki, pazardaki fahiş zamlardan yapan sorumlu. Tepelerine binilir.

Yok TÜİK’in üretici enflasyonu bile yüzde 80 çıkmış, yok şuymuş, yok buymuş, Ankara’nın külahına anlatsınlar. Hiçbir gerekçe raflardaki fahiş artışı açıklamaz, ekonominin gerçeklerini yansıtmıyor.

İktidar, halkını fırsatçılara ezdirmemekte kararlı, bedelini öderler.

Z kuşağı bilmez; eskiden zamları, siyasi sorumlusu kimse o açıklardı. Özal, Demirel, Ecevit, Çiller, Erbakan dönemlerinde böyleydi.

Karşısına çıkar, bu acı reçeteyi niye içmek zorunda kaldığını halka anlatır, zammı öyle duyururlardı.

Halk, atanmışlara oy vermiyordu ki hesabını onlardan sorsun. Seçilmişler de sorumluluğu atanmışlara yıkıp kenara çekilmezdi.

Kaç gün geçti; siyasi sorumlular, fahiş yılbaşı zamlarıyla ilgili hala tek kelime etmedi.

Elektriğe, doğal gaza astronomik zamları, dış güçler mi yaptı? Tapınak Şövalyeleri’nin komplosu mu, iktidarı başarısız gösterip halkın gözünden düşürmek için mi?

Gayrimilli muhalefet yüzünden mi, suçu kötü yönetime atsın diye milleti eziyor, ekonomiyi sabote mi ediyorlar?

“Bize Allah yaptırıyor” kapsamında mı?

Büyük ve süper güçlü Türkiye olduğumuzdan, ekonomi artık şahlandığından mıdır?

Bağımsızlık savaşındayız, ölüm kalım mücadelesi verdiğimizden mi?

İşsizlikten, iş beğenmeyen nankör işsizler ve hain işverenler sorumlu. Enflasyondan, fırsatçı süpermarketler. Paramızın pula dönmesinden, dış güçler. Hepsini tek tek kimden bileceğimizi, bize siyasi yetkililer söyledi.

Fakat elektrik ve doğal gaz zamlarını kimden bileceğimizi niye siyasiler değil de atanmışlar söylüyor?

DEVA Partili Birol Aydın, dün iktidarın sessizliğini sorguluyordu. Neden yetkililer konuşmuyormuş, EPDK’nın işi miymiş?

Çünkü konu teknik, siyaseti ilgilendirmiyor. Teknik ve dış kaynaklı. Kendi suçu değil ki konuşup üstlensin, iktidar da çok rahatsız zaten bu zamlardan.

NOT: Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 gün sonra konuştu. Zamları, BOTAŞ’la EPDK gibi mecburiyet ve iktidarın fedakarlığı argümanıyla savundu.

DOLARA ‘ONE MİNUTE’

Yılbaşı gecesi ATV’de sahne almadan önce, Ahmet Özhan şöyle haykırmıştı:

“Cumhurbaşkanımız dolara da ‘one minute’ dedi, muhalifler bunu anlamak istemiyorlar.”

Anlaşılmayacak ne var oysa. Doları indiren iktidar, çıkarken orada yoktu. Bu kadar basit.

Cumhurbaşkanı, “açıkladığımız 4 bin 250 lira asgari ücret ile halkımız inanıyorum ki iktidarın ne denli halkının yanında olduğunu görmüş oldu” dememiş miydi?

Aynı şekilde bakın; elektrik, doğal gaz zamlarını başkası açıkladığına göre, halk ezilirken iktidar orada da yoktu.

Ancak dolar, bunun ne kadar farkında?

Erdoğan, Davos’ta İsrail’e ‘one minute’ çektiğinde 2009’du. Kıyamet koptu. Ama dolar fırlamadı, oturdu oturduğu yerde.

“Teğet geçen ekonomik kriz”e rağmen: 2008’de 1,29 liraydı. 2009’da 1,54 oldu. 2010’da 1,50.

İsrail’le film koptuğunda dolara ezilmeyen paramız, iktidar göz üstüne göz kırpıp İsrail’le yakınlaşırken niye koptu?

Demek ki ‘one minute’le İsrail’e kafa tutmanın bedeli değil, dünyayı yöneten 5 siyonist aile intikam için paramızı pul etmedi.

Dolayısıyla rahat rahat dolara ‘one minute’ çekebilir iktidar, isterse Ahmet Özhan kafa da atabilir, hiçbir sakıncası yok. Yalnız, dolar yeterince korkup etkilenmişe benzemiyor.