• 11.05.2022 06:28

Ekonomist değilim ama ben bile şunu görebiliyorum; sudan ucuz krediyle piyasayı TL’ye boğarsanız, enflasyonu daha beter patlatırsınız.

Kaldı ki uyarmayan ekonomist yok.

Müjdesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı.

Yüzde 1’in altında faizle yani bedavaya, 10 yıl geri ödemeli konut kredisi kullandırılacak. 2 milyon liraya kadar.

Bir milyonluk kredi çekerseniz, aylık taksidi 15 bin liralara; 2 milyonluk çekerseniz, 30 bin civarlarına geliyor.

Böylece müteahhitlerin elindeki konut stokları eritilecek, inşaat sektörü canlandırılacak ve dar gelirlilere ev alma imkanı sağlanacak.

Nasıl fikir ama, büyük destek...

Yeter ki dar gelirliler, aylık 15 ila 30 bin liracık arası taksit ödeyebilsinler.

Bir taşla üç kuş, sihirli formül, maşallah!

Tek fenalığı, konut fiyatlarını daha da şişirecek olmasıyla sınırlı değil.

Piyasaya basılan parayı, muslukları açarak fazlasını şırınga etmek suretiyle bollaştırıp enflasyonu çok daha coşturmasından korkuluyor.

TL’nin değersizleşmesine, alım gücünün düşüp pula dönmesine yol açan durum.

Arkasının nasıl geleceği ise malum...

Bugün uyaranlar, başta felaket tellallığıyla suçlanacak. Dış güçlerin borazanı gibi gösterilecekler. Halkın yararına, milletin lehine hiçbir müjdeye sevinmedikleri, zaten cinslerinin cibilliyetlerinin bu olduğu söylenecek.

Sonrasını ise biliyorsunuz, klasik son işte. Korkulan felaket başa gelip uyarılar bir bir gerçek çıkınca bu kez iktidar, ‘evet sıkıntı var ama biz yapmadık’ diyecek.

Konut fiyatları roketi ateşlenmiş, zamlar yol alıp fırlatıldığı yörüngeye oturmuş. ‘Kim yaptı ki’ diye sağa sola bakılıp suçlu aranmaya başlayacak.

Ve ucuz krediyi boca etmek suretiyle fiyatları roket hızıyla Ay’a zıplatan konut baronlarının peşine düşülecek. Halk, ev sahibi olma hayallerine kan doğrayan o fırsatçılara ezdirilmeyecek.

O darbeci baronlar ki; halkı adeta perişan ederek iktidarı devirmek olan karanlık emelleri, dünyada sır değil. Vay onların haline! Başlarına gelecek var, şu yaklaşan tufana bakıp ürpermez mi içleri?

İMAMOĞLU'NU BIRAK PUDRA ŞEKERCİLERE BAK

Dikkatimden kaçtı, Prof. Arif Verimli önceki gün Twitter’da şöyle bir mesaj paylaşmış:

“Artık gerçek gündeme dönelim. Ülkemize acilen 20 tane 300’er yataklı Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi yapılmalı. Bunların 5’i sadece AMATEM olmalı. Uyuşturucu/uyarıcı madde kullanımı ve bağımlılığı korkunç boyutlarda ve bu, suç oranını yakın gelecekte üç katına çıkaracak...”

Ömrü, madde bağımlılığına karşı mücadeleyle geçmiş Arif Hoca söylüyor, irkilmekte fayda var.

Ama ilgililer, dehşete kapılmış gibi görünmüyor.

Muhalefetle yatıp kalkıyorlar. Geri kalan her şey, muhalefetle mücadeleye yaradığı, alet edilebildiği ölçüde önem taşıyor.

Diyor ki Arif Hoca; ‘pudra şekeri’ skandalına da konu olan zehirlerin kullanımı arttı, korkunç boyutlara vardı, yarın önü alınamaz, birçok başka suçları da yakında 3 katına çıkarır, kaybedecek tek gün yok, iş işten geçmeden elinizi çabuk tutun...

Bu çürüme ve yozlaşma durdurulmazsa bir kangren gibi bütün bünyeyi saracak, gerisi teferruat.