• 6.12.2011 00:00

 ETA, las claves de la paz, Sosyalist İşçi Partisi Bask kolunun (PSE) Başkanı Jesús Eguiguren ile El Paísyazarı Luis R. Aizpeolea’nın birlikte kaleme aldıkları kitabın başlığı. İspanya’da yarın elektronik, 14 aralıkta da kitap baskısı çıkıyor piyasaya. Eguiguren, Zapatero hükümeti ile ayrılıkçı terör örgütü arasında bir yıl kadar süren (Haziran 2006 - Mayıs 2007) son görüşme süreci içinde başından sonuna kadar yer almış bir siyasetçi. ETA temsilcileriyle Cenevre, Lozan ve Oslo’da müzakere, hatta yemek masasını paylaşan Eguiguren’in bu süreçte yaşadıkları sadece İspanya değil, aynı zamanda terörle mücadele eden Türkiye için de önemli bir deneyim. O bakımdan Türkçeye çevrilmesinde yarar olacak kitapların başında geliyor.


El País
’in aktardığı bilgilere göre, ETA ile son görüşme süreci uzun bir geçmişe sahip. Eguiguren’in 2000 yılı başlarında Batasuna’nın bugün cezaevindeki tarihî lideri Arnaldo Otegi ile terörün sonlandırılması için şahsen başlattığı diyalogla gelişiyor. Bask siyasetçi, sosyalistler 2004’te seçimleri kazanınca konuyu İçişleri Bakanı Rubalcaba ile paylaşıyor. Bakan, Eguiguren’in girişiminden etkileniyor ve ETA ile diyalog süreci başlatılması kararı alıyor. Önce ETA’nın Başbakan Zapatero’ya mektup göndererek sorunu diyalogla çözmeyi önerdiğine dair bir balon haber üretiliyor. Sonra Otegi aracılığıyla ETA’dan böyle bir mektup ısmarlanıyor. Eguiguren, iki ay sonra ETA’nın mektubunu, Fransız Sosyalist Partisi (PSF) yöneticilerinden birinin elinden bizzat kendisinin aldığını, mektubu ona da bir rahibin ulaştırmış olduğunu söylüyor. ETA’nın Fransa’da bu çevrelerle nasıl ilişkide olduğu ise ayrıca üzerinde durulması gereken ilginç bir konu.

Eguiguren, hükümetin ETA’ya cevabi mektubunu yine kendisinin Fransa’ya geçerek bazı aracılarla yerine ulaştırdığını, 2005 şubatında aynı kanaldan gelen ETA’nın doğrudan görüşme talebini hükümete taşıdığını itiraf ediyor. Bundan sonraki aşamada, hükümetle örgüt arasında yol haritasının belirlenmesi için birçok mesaj teatisi ve içinde kendisinin de bulunduğu ön görüşmeler yapılıyor.

21 haziran günü Jesús Eguiguren, ETA’nın güvercin kanadını temsil eden ama özel yetkili mahkeme Audiencia Nacional tarafından da üç yıldır aranan Josu Ternera ile Cenevre’de buluşuyor. Görüşme, aracı kuruluş Henri Dunant İnsani Diyalog Merkezi’nin aldığı sıkı güvenlik önlemleri altında ve kişilerin kod adları kullanılarak yapılıyor. Tabii Eguiguren önceden tanıdığı “George”un pekâlâ Josu, o da “Miguel”in Jesús olduğunu iyi biliyor. Görüşmeye “Robert” adıyla katılan üçüncü kişinin de ETA’nın eski yöneticilerinden Jon Yurrebaso olduğu ortaya çıkıyor.

Josu Ternera görüşmede ETA’nın lideri olmadığının, sadece aracı olarak kabul edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. ETA’nın sonlandırılması ve terör kurbanlarının ailelerinden özür dilenmesi gibi konularda ılımlı bir çizgi izliyor. İçtenliğine inandığı Ternera ile ETA’nın ateşkes ilan etmesi, ardından hükümetin de görüşme sürecini başlatması için verimli bir çalışma yaptıklarını aktaran Eguiguren, kendisiyle ayrıca iki tarafı rahatsız eden kavramlardan kaçınılması üzerinde uzlaştıklarını da belirtiyor. Bu kavramların başında kolektif bir hak olduğu için Madrid’in reddettiği kendi kaderini belirleme hakkının geldiğinin altını çiziyor.

Belirlenen yol haritası uyarınca ETA ile hükümet arasında yapılacak ateşkesin denetimiyle ilgili teknik görüşmelerin ardından siyasi partilerle siyasi sorunları ele alacak ikinci bir masanın kurulması öngörülüyor. ETA, Batasuna’nın katılmasını beklediği bu masada Bask milliyetçiliğini tatmin edecek siyasi anlaşmaların kotarılabileceğini düşünüyor. Bu nedenle ateşkes ilânıyla başlayacak yol haritasının hükümetçe onaylanmasını şart koşuyor. ETA ayrıca polisiye önlemlerde gevşeme ve İrlanda barış sürecindekine benzer şekilde tutuklamalardan vazgeçilmesini talep ediyor. Ana muhalefet tarafından ETA ile siyasi müzakere yaptığı suçlamasına maruz kalan hükümetin önceliğini ise silah bırakma oluşturuyor. Örgütün kişilere, mallarına yönelik şiddete ve “kale borroka” ya (sokak vandalizmi) son vermesi, devrim vergisinden ve silahlanmaktan vazgeçmesi isteniyor.

ETA nihayet 22 Mart 2006 itibariyle ateşkes ilân ediyor ama görüşmeler ancak üç ay sonra, hükümetin Temsilciler Meclisi’nden yetki almasının ertesinde başlıyor. Ancak hükümet adına Eguiguren’in yanı sıra eski bakanlardan Javier Moscoso’nun katıldığı Cenevre’deki ilk görüşmeler sürecin devamı bakımından umut vermiyor. Zira ETA’nın hükümetin yol haritasına uymamasından, özellikle tutuklamaları sürdürmesinden şikâyetçi olması görüşmelere damgasını vuruyor. Eylül ayında ETA lideri “Thierry” kod isimli Francisco Javier López Peña’nın görüşmelere katılmasıyla şikâyetler tehdide dönüşüyor.

Jesús Eguiguren özenle geliştirdiği diyalog sürecinin avucunun içinden yavaşça kaydığını Oslo görüşmelerinde hissediyor. 11 aralık günü görüşmelerin yapıldığı otele yakın bir restoranda Thierry ile yediği öğle yemeğinde ETA lideri korkunç gerçeği yüzüne vuruyor: “Süreç tıkanırsa Vietnam olur, nerede ve nasıl istersek öyle vururuz.” Bundan tam 19 gün sonra Barajas’ta patlayan bomba Thierry’i haklı çıkarıyor belki ama ETA için de sonun başlangıcı oluyor. İşte Eguiguren’in kitabı, örgütü bugün silahlı faaliyetine son vermeye zorlayan bu sürecin sondan bir önceki aşamasına ışık tutuyor.


[email protected]