Akın ÖZÇER
Akın ÖZÇER

Gazete: Serbestiyet.com

Asker Dilma Roussef’e meydan okuyor

  • 6.03.2012 00:00

Bayan Dilma Rousseff, Brezilya’nın ilk kadın Cumhurbaşkanı. Ülkesinin bugün dünyanın altıncı büyük ekonomisine dönüşmesinde büyük pay sahibi olan efsanevi solcu Başkan Lula da Silva, Ekim 2010 seçimlerinde manevi kızı gibi gördüğü Dilma’yı, İşçi Partisi’nin (PT/ Partido dos Trabalhadores) başkan adayı yapmıştı. Yoksul kuzeyden iş aramak için geldiği zengin São Paulo’da boyacılıktan seyyar satıcılığa kadar her türlü ayak işini yapmış, okuyamamış ama sendikacı olmuş ve Latin Amerika’nın en büyük sol partisini kurmuş Lula da Silva’nın Brezilya’da yarattığı mit, Başkan Obama’nın onu “dünya politikacısı” ilân etmesiyle adeta kutsallaşmıştı. Başkan Lula da Silva’nın desteklediği adayın o dönem seçimleri kazanmaması mümkün değildi; sonunda öyle de oldu.

Dilma Rousseff, Lula da Silva’dan farklı olarak yüksek-orta sınıfa mensup varlıklı bir aileden geliyor. Buna karşılık gençlik yıllarında sosyalizmi benimseyen Dilma’yı, 1964 darbesiyle yönetime el koyan askerî rejime karşı silahlı mücadele veren sol örgütlerin içinde görüyoruz. Önce Ulusal Kurtuluş Komandosu COLİNA (Comando de Libertação Nacional), ardından “VAR-Palmares” olarak adlandırılan devrimci sol örgütlerin üyesi oluyor. 1970 yılında yakalanıyor, 1972’ye kadar yaklaşık üç yıl cezaevinde kalıyor ve o dönemde birçok kez işkence görüyor.

Bayan Rousseff, iktidarının ilk yılında Lula da Silva’nın sözünü verdiği 1964-85 askerî diktatörlük döneminin işkence olayları ve faili meçhul cinayetlerini araştıracak bir Gerçekler Komisyonu (Comissão da Verdade) kurulmasına önem atfediyor. Zira Brezilya gerçeğe erişim hakkının kullanılmasında diktatörlük dönemleriyle yüzleşen diğer Latin Amerika ülkelerinin gerisinde yer alıyor. Bunda 1979 tarihli Af Yasası’nın rolü büyük: askerî rejimin “siyasi suçluları” için af getirmekle kalmıyor, askerin o dönemde işlediği suçların araştırılmasını da yasaklıyor. Yasada değişiklik yapılmasıysa yazılı olmayan bir “centilmenlik anlaşması” uyarınca şu temel koşula bağlı bulunuyor: “Askerin işlediği suçlar ancak o dönemde askerle mücadele eden gerillanın suçlarıyla birlikte araştırılabilir.”

Dilma Rousseff nihayet 18 Kasım 2011 tarihi itibariyle Gerçekler Komisyonu’nu hayata geçiren yasayı onaylıyor. Bu vesileyle düzenlenen törende yaptığı konuşmada üç yıl tutuklu kaldığı kendi dönemine hiç atıfta bulunmuyor ama Brezilya’nın “rövanşizmden ve sessizliğin suç ortaklığından” uzak biçimde kendi geçmişiyle baş başa kaldığını vurguluyor. Asker, Dilma’nın konuşmasının bazı bölümlerini alkışlamayarak tepki gösteriyor. Zira BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay’in alkışladığı bu yasanın önünde sonunda Af Yasası’nın kendilerine sağladığı dokunulmazlık zırhını ortadan kaldıracağını biliyor. Nitekim Pillay yaptığı açıklamada, Af Yasası’nı yürürlükten kaldıran yeni bir yasa çıkarılmasının zorunlu olduğunun, aksi takdirde Brezilya’nın İnsan Hakları alanındaki uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılamayacağının altını çiziyor.

Eski Dışişleri yeni Savunma Bakanı Celso Amorim, komisyonun kurulmasını Brezilya toplumunun olgunluğuna bağlarken, herkesin gerçeğe erişim hakkı olduğunu vurguluyor. Demokrasiye geçiş döneminin uzun sürdüğüne dikkat çeken Amorim, askerin sivil bağlaşıklarıyla birlikte hep baskı yapmış olduğunu, bu nedenle söz konusu dönemle yüzleşmenin bugüne kadar mümkün olmadığını belirtiyor. Gerçekten de Brezilya’da 1999 yılına kadar Savunma Bakanlığı yerine her ordu için bir generalin başında olduğu üç ayrı bakanlığın bulunduğu gözönüne alınırsa, Latin Amerika’nın bu dev ülkesinin asker-sivil ilişkileri açısından yaşadığı sorunlar ciddi görünüyor.

Asker son olarak Başkan Rousseff’in başta Celso Amorim olmak üzere, bazı bakanlarına açıkça tavır almış bulunuyor. İnsan Hakları Bakanı Bayan María do Rosario ile Kadın Politikaları Bakanı BayanEleonora Menicucci’yi orduyu açıkça eleştirdikleri ve Af Yasası’nda değişiklik yapılmasına destek verdikleri, Rousseff’i de onları görevden almadığı için eleştiriyor. Ayrıca emekli askerler geçen hafta web sitelerinden bir bildiri yayınlayarak bu eleştirilerini ve Celso Amorim’in yetkilerini tanımadıklarını kamuoyuyla paylaşıyor. Amorim emekli asker kulüplerinin başkanlarını bildiriyi web sitesinden kaldırmaya güçlükle ikna edebiliyor. Ancak Başkan Rousseff bildiriyi imzalayan 98 asker hakkında yasal işlem başlatınca, imzacı sayısı bu kez 235’e çıkıyor ki bunlar arasında üç de emekli general bulunuyor.

Askerin Başkan Rousseff’e meydan okuması, Emekli General Luiz Eduardo da Rocha Paiva’nın ünlü gazetecilerden Miriam Letão’ya verdiği mülâkatla zirveye çıkıyor. General Paiva, Rousseff’in de komisyona gidip ifade vermesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca Başkan’ın tutuklu olduğu dönemde işkence gördüğüne inanmadığını söylüyor; buna karşılık militanı olduğu VAL-Palmares örgütünün bomba eylemi sonucu asker Mario Kozel Filho’nun ölümüne yol açtığını hatırlatıyor. Paiva’ya göre Gerçekler Komisyonu, örgütlerin ölüme yol açan eylemlerini de araştırmakla görevli olmalı. Tıpkı o eski centilmenlik anlaşmasının öngördüğü gibi.

Brezilya’nın, lideri olduğu Latin Amerika’nın birçok ülkesinin yaptığı gibi geçmişiyle yüzleşmesi, bunun için öncelikle askerin siyasetteki ağırlığını kırması gerekiyor. Bunun bilincinde olan askerin Başkan Rousseff’e meydan okumasını, ülkenin kaçınılmaz sivilleşme sürecini kabullenmekteki çaresizliğinin ifadesi olarak değerlendirmek de mümkün.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Çok Okunanlar

Rant değil belediye yararı

Rant değil belediye yararı

  • 16.11.2022

Resmi İlanlar