Akın ÖZÇER
Akın ÖZÇER

Gazete: Serbestiyet.com

Yılbaşı gelenekleri

  • 1.01.2013 00:00

Yılbaşı gecesini geride bıraktığımız ve olasılıkla öğle üzeri uyandığımız yeni yılın ilk günü insanın içinden ciddi bir yazı okumak gelmez genelde. 2012’nin nasıl geçtiği ve 2013’ün bizlere neler getireceği gibi ciddi konular başka güne bırakılır ve daha çok yeni yılı dünyanın nasıl kutladığına ilişkin haberlere odaklanılır. Ben de bu nedenle dünyadaki yılbaşı geleneklerini konu aldım bu yazımda.

Dün gece, Türkiye’de son yıllarda yaygınlaşan bir âdet olan kestaneli hindi yemiş olabilirsiniz, bu konudan başlayalım isterseniz. Yılbaşında hindi yemek, aksini öne sürenler olsa da, Türkiye’ye özgü bir gelenek değil. Akla belki ilk aşamada Hıristiyan dünyası gelebilir ama dinle de hiçbir ilgisi yok bu âdetin. Çünkü Meksikalı yerlilerce binlerce yıldır biliniyor olsa da, hindi Eski Kıta’ya 16. yüzyılda İspanyollar tarafından getirilmiş bir kümes hayvanı. Peki, o zaman yılbaşı hindisi geleneği Türkiye’den başka hangi ülkelerde var?

Kimilerine göre, Amerika’ya gelen Avrupalılar hindiyi kendilerine yardım eden Kızılderililerden öğrenmiş. 1863’te Başkan Lincoln Kızılderililere “Şükran Günü”nü bayram ilan edince de, hindi o gün yenilen geleneksel bir yemeğe dönüşmüş. Hindi yemek, Şükran Günü’nden uyarlanmış bir âdet, mucidi de Türkler diyenler var. Tartışılır, çünkü Türkiye’den önce Fransa’da ve Fransız kültürünün hâlâ varlığını sürdürdüğü Kanada’nın Québec, ABD’nin New Orleans eyaletlerinde Noel ve “réveillon” denen yılbaşı gecelerinin ana yemeği kestaneli hindidir. Hindi, kaz ciğeri (foie gras), salyangoz, ıstakoz veya istiridye gibi pahalı antrelerden sonra ana yemek olarak alınır.

Hindi, ana vatanı Meksika’da da yılbaşı gecesi yeniliyor ama bu konuda yaygın bir gelenek yok. Yörelere göre, ünlü “elma salatası” yanında ana yemek olarak tavuk, morina balığı veya domuz yenildiği görülüyor. Bu çeşitlilik, Latin Amerika ülkelerinin birçoğunda da var; başka bir deyişle Kıta’ya özgü yerleşmiş bir hindi geleneğinden söz etmek mümkün değil.

Yeni yılda bereket getireceğine inanılan ve bu inançla yılbaşında yenilen yemeklerden biri de mercimek. Mesela İtalya’da yılbaşı gecesi (notte di capodanno) bir tür domuz sucuklu (zampone) mercimek yeme geleneği var. Venezuela’da ise yılbaşı yemeğine mercimekle olmasa da yeni yıl bereketli olsun diye çorbasıyla başlanıyor.


İspanya’da geleneksel bir yılbaşı (nochevieja) yemeği yok ama yeni yıla 12 üzüm tanesi yiyerek başlamak âdet.
Madrid’in ünlü meydanı Puerta del Sol’deki tarihî postanenin (Casa de Correos) büyük saati gece yarısını gösterdiğinde 12 defa gonk çalar. Bunların her birinde (her ay için) bir dilek tutarak bir üzüm tanesi yemenin uğurlu geldiği düşünülür. Üzümün uğuru Fransa’dan ithal bir inanç olmakla birlikte, 12 üzüm ritüeli İspanya’da 1895’Ten bu yana var. Bu alışkanlık İspanya’ya özgü de değil artık; Şili, Meksika, Venezuela, Arjantin başta olmak üzere Latin Amerika ülkelerine de yayılmış durumda.


Latin dünyasında ayrıca yılbaşında kırmızı renkli iç çamaşırı geleneği, sarı versiyonuyla birlikte, oldukça yaygın.
Meksika’da kırmızı iç çamaşırın aşk, sarının da para getirdiğine inanılıyor ve ne isteniyorsa ona göre giyiniliyor. İtalya’da, kırmızı iç çamaşırını giymekten çok şans getirsin diye kadınlara hediye etme âdeti var.


Eline valiz alıp dışarıda koşmak, ayakkabısına yüksek değerli bir banknot yerleştirmek
vb. gibi daha birçok yılbaşı âdeti var dünyada. Bunların tümünü bir köşe yazısına sığdırmak kolay değil, ama sığdırabildiklerim, nerede olurlarsa olsunlar insanların birbirlerine benzediğini gösteriyor. O bakımdan ben 2013’ün öncelikle tüm insanlığa mutluluk getirmesini dileyerek noktalıyorum yazımı.


[email protected]

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar