• 26.02.2013 00:00

 Bilindiği üzere, Batasuna’nın İspanya’daki siyasi faaliyetleri, silahlı örgütle arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle 2003 yılından bu yana askıya alınmış bulunuyor. Yüksek Mahkeme’nin aldığı, ardından Anayasa Mahkemesi’nin onadığı bu karar üzerine Batasuna, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle İspanya aleyhine AİHM’e başvurmuştu ama bu başvurusu 2010’da Strasbourg’tan da aynı gerekçeyle geri çevrilmişti. Batasuna, daha sonra 2011 belediye seçimlerine katılmak üzere Baskça karşılığıyla “yaratmak” anlamına gelen Sortu adında yeni bir parti daha kurmuştu. Ama Yüksek Mahkeme Sortu’nun yerel seçimlere girmesini, kurucuları arasında Batasuna’nın bazı eski yöneticileri yer aldığı gerekçesiyle yasaklamıştı.


Gerçi Batasuna’nın toplumsal tabanını oluşturan “abertzale” (yurtsever) solu o yerel seçimlerde Batasuna ile organik bağı olmayan siyasilerden oluşan Bildu platformu temsil edebilmiş, çok da başarılı olmuştu ama ETA silah bırakmadıkça eski tüfeklere siyaset yolu tıkalı görünüyordu. Batasuna’nın cezaevindeki lideri Arnaldo Otegi bu gerçeğin bilincindeydi ve bir süredir ETA’ya silah bıraktırmak için çalışıyordu. Nitekim ETA 20 Ekim 2011’de silahlı mücadeleye son verme kararını açıklayınca, Sortu’nun yasallaşmasının da yolunu açmış oldu. Ama Anayasa Mahkemesi bu yöndeki kararını ancak geçen haziranda ve beşe karşı altı oyla alabildi.

 

Sortu’nun Kurucu Meclisi

Bütün bunları anımsatmamın nedeni, Sortu’nun cumartesi günü Pamplona’da Kurucu Meclisi’ni toplamış olması. Bu toplantı öncelikle partinin on yıl süren yasa-dışılık döneminin sonunu ifade ediyor. Bu tarih belki biraz daha öne çekilebilir ve Sortu 21 Ekim özerk parlamento seçimlerine katılabilirdi ama olmadı. O seçimlerde yurtsever solu yine Bildu koalisyonu temsil etti ve tarihî bir başarıya da imza attı. 75 sandalyeli Meclis’te 21 milletvekili çıkararak, Bask milliyetçiliğinin kurucu partisi PNV’nin ardından ikinci sırayı aldı. PNV’den kopan Eusko Alkartasuna’nın yanı sıra Aralar ve Alternatiba gibi küçük partileri içinde barındıran EH Bildu sonuçta yabancıların partisi değildi. Nitekim Batasuna geçmişi bulunan EH Bildu parlamenteri Hasier Arraiz, Sortu’nun da ilk başkanı seçildi ve iki parti arasında organik bir bağ da kurulmuş oldu.

Sortu yönetim kurulunun özelliği Batasuna’nın eski tüfeklerinden oluşmasıydı. Kurucu Meclis barışın mimarı cezaevindeki tarihi lider Arnaldo Otegi’ye genel sekreterlik makamını uygun gördü ve bu koltuğu şimdilik boş bıraktı. Ayrıca Otegi gibi ETA’nın silah bırakması için çalışmış olan Rufi Etxebarria başta olmak üzere, Joseba Permach, Pernando Barrena, J. José Petrikorena gibi Batasuna’nın eski ağır topları da yönetimde yer aldı. O bakımdan Batasuna’nın Pamplona’da yeniden doğduğunu söylemek yanlış olmayacak.

 

Şiddetin reddedilmesi

Kabul etmek gerekir ki Sortu ile yeniden doğan Batasuna, yöneticileri eski ağır topları olsa da, eskisinden çok farklı bir özelliğe sahip. O da parti tüzüğünün ETA şiddetini açıkça reddetmesi ve şiddete başvuran militanlar için yaptırımlar öngörmesi. Tüzükteki bu maddelerin ETA içinde şiddete yeniden dönme eğilimlerine karşı güçlü bir güvence oluşturduğuna kuşku yok. Şiddetin reddedilmesiyle birlikte, Sortu’nun ya da özerk parlamentodaki EH Bildu’nun bağımsız Bask devleti kurulması hedefi bakımından PNV ile herhangi bir farkı kalmıyor. Zaten Otegi’nin Meclis’e gönderdiği mektupta vurguladığı iki şey vardı: biri şiddetin reddi, öteki bağımsızlık hedefi için geniş çoğunluklar oluşturulmasıydı. Başkan Arraiz, PNV’ye bağımsızlık hedefine destek olma çağrısı yaparak mesajı biraz daha somutlaştırdı. Ama Sortu’nun bağımsızlık siyasetine geçmeden önce çözümüne katkıda bulunması gereken ETA mahkûmları sorunu var. Terörün sonlandırılması sürecinde kilit rol oynayan bu sorun yeni doğan partinin de yumuşak karnını oluşturuyor.
 

[email protected]