Akın ÖZÇER
Akın ÖZÇER

Gazete: Serbestiyet.com

Absürd dilemma

  • 7.05.2013 00:00

 Çözüm sürecinin ilk aşamasının gerçekleşmekte olmasıyla birlikte, sanki karşıt kavramlarmış gibi “ya barış, ya demokrasi” gibi saçma bir tartışma başladı Türkiye’de. Ruşen Çakır’ın geçen hafta köşesinde belirttiği gibi, “barış mı demokrasiden yoksa demokrasi mi barıştan türer?”  tartışması, “demokrasi olmadan gelecek barışın anlamı olur mu?” gibi çözüm karşıtlığının ardına gizlendiği tuhaf bir kalkana dönüştü. Oysa çözümün ikinci ayağı olan yeni anayasa süreci evrensel ilkelere ve temel hak ve özgürlükler temeline dayanan demokratik bir Magna Carta’yı şart koşuyor. Peki, ama o hâlde barışın demokrasiden yoksun bir kavram olabileceği kaygısı nereden çıkıyor?

Ana muhalefet partisinin bu tuhaf tartışmada aktif bir rolü olduğunu kabul etmek gerekir. AK Parti’nin başkanlık önerisini, erkler ayrılığına aykırı, otoriterleşme yaratan, demokrasi karşıtı bir gelişme olarak sunuyor. Ama kendi anayasa önerisi çok daha vahim bir demokrasi kusuruna dayanıyor. Zira CHP, 82 anayasasının ideolojik kodlarını içeren, demokrasinin abecesine aykırı başlangıç bölümünün ve ilk üç maddesinin yeni anayasaya aynen geçirilmesini savunuyor. Böyle bariz bir çelişkiye demokratlar göz yumabilir mi acaba?


Demokratik çözüm süreci

Demokratik bir çözüm formülü olarak İspanyol modelini 1999’da, daha bürokrasinin içindeyken kitaplaştırmış idealist biri olarak, “barış ya da demokrasi” gibi absürd bir dilemmadan rahatsız olmadığımı söylemem mümkün değil. Çünkü Türkiye’de ilk kez İngiltere ve İspanya’nın terörle mücadele politikasını ana hatlarıyla temel alan demokratik bir süreç var. Silah bırakma karşılığı siyaset hakkının tanınmasını öngören ve iki Avrupa ülkesinde başarıyla uygulanan Wilkinson modelinden esinlenmişe benziyor.

Türkiye, İngiltere ve İspanya’dan farklı olarak tam demokratik bir ülke değil elbette. Olsaydı ayrıca demokratikleşmeden ya da yeni anayasa sürecinden söz etmezdik. Ama bugüne kadar “terörle mücadele ederken demokratikleşme olmaz” ve “ülke bölünür” yalanlarıyla bu ülkenin demokrasi çıtasını düşük tutanlar şimdi de PKK ile siyasi pazarlık yapıldığını öne sürüyor. CHP sözcüsü Haluk Koç iddiaları PKK’ya federasyon- konfederasyon sözü verildiğine kadar götürüyor.


Hem çözüm, hem demokrasiden yana olmak

Koç’a göre, hem çözümden, hem demokrasiden yana olmak mümkün değil. Anayasa sürecinde iki yol olduğunu söylüyor: “ya siyasi partilerin temsil ettiği geniş bir toplumsal mutabakat zemininde sivil, demokrat, özgürlükçü anayasa” ya da “çerçevesini bu pazarlıkların oluşturduğu AKP’nin çizdiği dayatmacı anayasa”. Koç’un tanımı yanıltıcı, çünkü geniş toplumsal uzlaşıya dayalı, vurguladığı niteliklere sahip bir anayasa yapılması mümkün değil. CHP ve MHP’nin tutumları belli olduğuna göre, o anayasa geçen yazımda belirttiğim gibi, ne yeni, ne sivil, ne de demokratik bir anayasa olacak. Buna karşılık, Koç’un AKP- BDP- PKK anayasası dediği anayasa, Kürt sorununu çözmeye odaklı olacağı için daha demokratik ve özgürlükçü nitelik taşıyacak.

Buna karşın CHP’nin bu saçma sapan tartışmayı ayrıca sokağa taşıma niyeti olduğu görülüyor. Geçmişte “Cumhuriyet tamam ama demokrasi bunun neresinde” diye eleştirdiğimiz Cumhuriyet mitinglerini “demokrasi ile taçlandıracak” bu kez anlaşılan. Ama çözüm karşıtlığını demokrasi olarak yutturabildiği ölçüde doğal olarak...


Taraf’a yansıyan tartışma

İlginç olan şu ki bu absürd tartışma, geçen hafta Taraf’ta meydana gelen yönetim değişikliğinde ve gazeteden ayrılan yazarların açıklamalarında çokça vurgulandı. Bu değişikliğin gerçek nedeni hakkında benim somut bilgim yok. Bu aşamada Murat Belge gibi düşünüyorum.


Taraf
’a, evrensel ölçüt ve ilkeleri doğrultusunda demokrasiye taraf olmayı sürdürmesi için katkı yapmak önemli. Ama gazetenin herkesin bildiği, yıllardır gideremediği ciddi sorunları da var. Bir de çizgisini kaybedecek olursa kim kalırsa kalsın yaşatmak mümkün olmaz elbette.


[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar