• 22.11.2014 00:00

 Kolombiya barış sürecinde Pazar günü General Rubén Darío Alzate ile kendisine refakat eden iki subayın Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri (FARC-EP) tarafından kaçırılmasıyla başlayan kriz aşıldı. Devlet başkanı Juan Manuel Santos, söz konusu kaçırılma olayı üzerine FARC-EP ile iki yıldır Havana’da yürütülen müzakere sürecini askıya aldığını açıklamıştı.

Müzakere sürecinde garantör ülke işlevi gören Küba ve Norveç hükümetleri temsilcileri, bu sabaha karşı TSİ 02.30 sularında bir açıklama yaparak tarafların silahlı örgütün elinde bulunan General Alzate ve diğer subayların en kısa sürede serbest bırakılması hususunda anlaşmaya vardıklarını duyurdu.

Öte yandan Kolombiya hükümetinden yapılan kısa açıklamada da, tutsak alınan silahlı kuvvetler mensuplarının serbest bırakılmalarının ardından hükümet temsilcilerinin müzakerelere kaldığı yerden devam etmek üzere Havana’ya hareket edecekleri bildirildi.

FARC Salı günü General Alzate ve refakatindeki subayların kaçırılmasını üstlenmişti. Ancak silahlı örgütün 2 numarası ve müzakere heyetinin Başkanı Iván Márquez heyet olarak kendilerinin kaçırılmayla ilgili herhangi bir talimatları olmadığını açıklamış ve müzakereler konusunda nihai kararın Devlet Başkanı Santos ile silahlı örgütün lideri Timochenko’nun (Timoleón Jiménez) elinde olduğuna dikkat çekmişti.

İspanyol gazetesi El País’e konuşan barış ve barışma süreçleri uzmanı Ariel Ávila’ya göre, Márquez’in bu açıklamasının, FARC içinde, müzakere heyeti ile arazideki temsilcileri arasında olası bir görüş ayrılığının işareti olarak yorumlanmaması gerekiyor. Ariel Ávila, müzakereleri askıya alma kararını nasıl Havana’daki hükümet heyeti Başkanı Humberto de la Calle değil, Devlet Başkanı Santos vermişse ve bu çelişkili tutum hükümet içinde bir görüş ayrılığını göstermiyorsa, FARC içindeki tutum farklılıklarının da aceleci yorumlara kaynak oluşturmaması gerektiğini vurguluyor.

Bilindiği gibi, 18 Kasım 2012’de başlayan Havana müzakereleri altı gündem maddesi üzerinden yürütülüyor. Bu maddelerden üçü (tarım reformu, siyasi katılım ve uyuşturucu kaçakçılığı) üzerinde mutabakat sağlanmış durumda. Ancak taraflar arasında varılmış olan uzlaşmaya göre, gündemin tümü üzerinde anlaşma sağlanmadıkça, tek tek maddeler üzerindeki uzlaşma geçerli olmayacak.

Bununla birlikte, müzakerelerin bugüne kadarki bilançosu son derece olumlu görünüyor. Ana muhalefetin çözüm karşıtlığı üzerinden politika yürüttüğü Kolombiya’da son yapılan başkanlık seçimlerini ilk turda favori görülmeyen Başkan Juan Manuel Santos’un ikinci turda ikinci kez kazanmasını barış müzakerelerinin başarısına bağlamak gerekiyor.

Müzakere sürecinde Ağustos ayından itibaren görüşülen ve görüşülecek olan maddeler arasında silah bırakanların topluma yeniden kazandırılması ve örgütün haklarını ihlal ettiği 7 milyon kişinin tazmin edilmesi gibi çetrefilli konular bulunuyor. FARC heyeti başkanı Márquez’e göre, bugüne kadar üzerinde mutabakata varılan hususlar, müzakerelerin devamının güvencesini oluşturuyor. Nitekim topraklarına el konulmuş veya öldürülmüş kurban ve yakınları da müzakerelerin devamı için Başkan Santos’a baskıda bulunuyor.

Son olarak 40 kişilik bir grup FARC kurban ve yakınları Havana’ya giderek müzakere eden heyetlerle görüşmelerde bulundu. Bu heyette yer alan, 2007’de FARC tarafından kaçırılarak öldürülen bir milletvekilinin kız kardeşi olan Angela Giraldo, El País’e verdiği demeçte silahlı örgüte, barıştan yana olduklarını ispat etmek için General Alzate’yi bırakmaları çağrısında bulunduklarını açıkladı.

Kolombiya barış müzakereleri eylemsizlik şartına bağlanmış değil ama örgütün önemli şahsiyetlere yönelik kaçırma eylemlerinde bulunması son olayda olduğu gibi müzakerelerin askıya alınmasına yol açıyor.