• 20.05.2017 00:00

 Fransa’nın çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un programını tam olarak uygulayabilmesi için partisi Yürüyen Cumhuriyet’in (LREM/ La République en Marche) 11 ve 18 Haziran seçimlerinde Meclis’in salt çoğunluğunu elde etmesine gereksinim duyduğunu bir süredir bu köşeden aktarıyorum. Macron bu amacına ulaşmasını engelleyebilecek tek ciddi rakip gördüğü Cumhuriyetçiler’i (LR/ Les Républicains) bölebilmek için ılımlı Sağ tabana açılımda bulunuyor. Bu doğrultuda attığı son adım, geçen yazımda da belirttiğim gibi, eski başbakanlardan Alain Juppé’ye yakın LR milletvekili ve Le Havre Belediye Başkanı Edouard Philippe’i Başbakan ataması oldu.

Başbakan Edouard Philippe ’in 17 Mayıs Çarşamba günü açıkladığı kabine, beklendiği gibi, Sosyalist, Cumhuriyetçi ve bağımsız isimlerden oluşuyor. 18 bakan, 4 bakan yardımcısından oluşan hükümette yarısı kadın, 11 siyasetçi, 11 de sivil toplum üyesi yer alıyor. Hollande hükümetlerinin değişmeyen başarılı Savunma Bakanı Jean Yves Le Drian bu kez Dışişleri ve AB, sosyalist Senatör ve Lyon Belediye Başkanı Gérard Collomb ise İçişleri bakanlıklarını üstlenmiş durumda. Le Drian ve özellikle Collomb Macron’a verdikleri büyük destekle öne çıkan isimler.  

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Macron’la ittifak yapmış olan merkez partisi Demokrat Hareket MoDem’in (Mouvement Démocrate) kurucu Başkanı François Bayrou da Adalet Bakanı olarak ödüllendirilmiş bulunuyor. LREM seçim listelerinde ayrıca MoDem mensubu birçok aday yer alıyor.

Philippe hükümetinin Cumhuriyetçi iki ismi özellikle dikkat çekiyor. Bunlardan biri Nicolas Sarkozy’nin Cumhurbaşkanlığı döneminde François Fillon hükümetinde 2009-2012 arasında Tarım Bakanı olarak görev yapan 1969 doğumlu Bruno Le Maire. Diplomat kökenli Le Maire, Jacques Chirac döneminde Dışişleri ve İçişleri Bakanı, daha sonra (2005-07) Başbakan olarak görev yapmış olan Dominique de Villepin’e yakın bir isim olarak tanınıyor. Bruno Le Maire Cumhuriyetçiler ’in düzenlediği ön seçime de katılmış ama bir varlık gösterememişti. Le Maire Philippe hükümetinde Ekonomi Bakanı olarak görev yapacak.

Hükümette yer alan LR etiketli ikinci isim 1982 doğumlu Gérald Darmanin. Genç siyasetçi Bütçe Bakanı olarak atanmış bulunuyor. Le Maire ile birlikte, Bercy’nin, başka bir deyişle Ekonomi ve Maliye bürokrasisinin iki Cumhuriyetçi isme teslim edilmiş olması, Fransız medyasında hükümetin izlemeyi öngördüğü ekonomi politikasına yönelik bir işaret olarak değerlendiriliyor. Le Monde, Başbakan Philippe ile birlikte bu iki ismin Cumhuriyetçi cephe içinde önemli bir bölünmeye yol açabileceğini ama ekonominin direksiyonunun tek bir siyasi renge teslim edilmesinin gerek parlamentoda gerek sendikalarla yapılacak müzakereler için bir risk oluşturduğunu vurguluyor.

Aslında Philippe hükümetinin temel hedefi, başlıkta belirttiğim ve Fransız medyasının da genelinde vurgulandığı gibi, Macron için Meclis çoğunluğu bulmak, bunun için ılımlı Sağ’ı, başka bir deyişle Cumhuriyetçiler’i bölmek. Peki seçmen Macron ve LREM cephesinin bu hedefine nasıl bakıyor?

İlk Anketler Macron lehine

Bu yazıyı kaleme aldığım sırada bu konuda yayımlanmış son anket, Harris İnteractive’in 15-17 Mayıs tarihli, dolayısıyla Philippe ’in Başbakan atanmasından sonra ama hükümetini ilan etmesinden önceki zaman dilimini kapsayan kamuoyu yoklaması. Şirketin France Télévisions için yaptığı ankete göre, LREM/ MoDem ittifakının ilk turdaki seçmen desteği on gün içinde yüzde 26’dan 32’ye yükselmiş, Cumhuriyetçiler’inki ise yüzde 22’den 19 düzeyine düşmüş bulunuyor. Aşrı Sağ’daki Ulusal Cephe’nin (FN) ilk turdaki desteği de yüzde 19 seviyesinde seyrediyor ama asıl olan, ikinci turda ikili, üçlü hatta bazı seçim bölgeleri itibariyle yaşanacak dörtlü çekişmeler. FN son aşamada karşısındaki aday etrafında birleşildiği için genel olarak kaybediyor.

Söz konusu anket, Sol cephede, Jean Luc Mélenchon’un Asi Fransa (La France Insoumise) hareketinin yüzde 15 dolayındaki seçmen desteğiyle yüzde 6’da kalan Sosyalist Parti’nin çok önünde olduğunu ortaya koyuyor. Ama radikal Sol da genelde aşırı Sağ gibi, ikinci turda kaybediyor. Bununla birlikte, hareketin oylarında son on günlük sürede Sosyalist Parti’nin kaybettiği oranda (yüzde 2) bir artış da gözleniyor. 

Harris İntractive’in ölçümlediği sonuçların kuşkusuz en önemlisi, katılımcıların yüzde 60 gibi net bir çoğunluğunun Macron’un Meclis çoğunluğuna sahip olmasını arzu ediyor olması. Ancak bazı nüanslarla. Yüzde 23 LREM/MoDem ortaklığının salt çoğunluğa sahip olması ve Macron’un kimseye muhtaç olmadan programını uygulamasını umuyor, yüzde 37’si ise basit çoğunluktan yana. Bu oran içinde yüzde 20 LREM/ Modem’in Sosyalist Parti, yüzde 17 ise Cumhuriyetçiler ile iş birliği yapmasını savunuyor.

Sonuç olarak, Macron’un tabanda “Büyük Koalisyon” oluşturma girişiminin şimdilik iyi yolda olduğu görünüyor. Edouard Philippe’in Başbakan atanmasının seçmen desteğini arttırdığı, kabinesinde Bruno Le Maire ve Gérald Darmanin gibi Cumhuriyetçi kanadın iki isminin iki önemli bakanlıkta görev yapacak olmasının bu desteği daha da arttıracağı anlaşılıyor. Bu durumda Cumhuriyetçiler’in salt çoğunluğa ulaşarak Macron’u “cohabitation” hükümetine zorlamaları mümkün değil belki ama LREM/MoDem ittifakının basit çoğunlukta kalma olasılığı da sürüyor.