HDP Kocaeli milletvekili Ömer Gergerlioğlu 2016 yılında, barışa çağrı yaparak T24’ün bir haber linkini tweetlediği için (ki haber hala yayınlandığı bu sitede duruyor) ve bu haberde bir PKK yöneticisinin resmi var diye 2  yıl 6 ay hapse mahkum edildi.  

Mahkumiyetini yakınlarda Yargıtay onayladı.  

Ve dün meclis başkanının iradesiyle, Yargıtay kararının mecliste okutulması üzerine milletvekilliği düştü.  

Her yönüyle vahim... 

Esas baştan aşağıya sorunlu.  

Gergerlioğlu’nun mahkumiyeti, dönemsel, siyasi ve keyfi bir hükme işaret ediyor.  

Usül de baştan aşağıya sorunlu.   

Bu tür durumlarla ilgili teamül, mecliste kararın okunmasını dönem sonuna bırakmak iken, şimdi Cumhur ittifakının otoriter politikaları üzerinden, Beştepe’nin talebi, yani fiili kuvvetler birliğinin marifetiyle, buna terörle mücadele adını vererek milletvekillerini hemen düşürmek şeklinde tecelli ediyor. 

Önce öznel bir kaç cümle sarf etmek isterim. 

Ömer Gergerlioğlu kelimenin gerçek anlamıyla adam gibi adamdır. Bu tıp doktoru, aklını, gücünü, ömrünü insan haklarına vakfetmiş, bu yolda risk almaktan hiç çekinmemiş bir insandır. 

Ömer, 2018 Genel seçimleri öncesi, bir fikir alışverişi yapmak için aramıştı. Benim gibi başka dostlarıyla da görüşmeler yaptığını söylüyordu. Hem HDP’den hem SP’den milletvekilliği teklifi almıştı. Kendisine “nerede siyaset yaparsam anlamı olur” sorusunu soruyordu. 

Gergerlioğlu Ispartalı’dır. İmam Hatip Lisesi mezunudur. Yıllarca, doktorluk yaptığı Kocaeli’nde MAZLUM-DER Şube başkanlığı yapmıştır. “Başörtüsüne Özgürlük” başlıklı haftalık açıklamaları başlatmış ve yıllarca sürdürmüştür. Sıra Kürt meselesinde, hak ve mağdur savunmaya geldiği zaman hiç geri durmamış, barışı öne çıkarmaya gayret etmiştir. 

Bu yüzden bedeller ödemiştir. Hekim olarak sürülmüş, hakkında davalar açılmış, Akit gibi gazetelerin kampanyalarıyla boğuşmuştur. 

Gergerlioğlu, nadir bulunan demokratlardandır.  

Kendisine yontmadan düşünür ve hareket eder.  

Kendi kimliği, topluluğu ve hassasiyetleriyle hak arayışını özdeşleştirmez. Kim olursa olsun, doğrunun, hakkın, mazlumun yanında durmuştur. 

2018 seçimleri öncesi, kendisine daha yakın SP’yi değil, Kürt meselesi zemini üzerinden HDP’yi seçmesi bunun açık bir işaretiydi. 

Milletvekilliği sırasında Gergerlioğlu, kendi doğruları ve istikametinden hiç sapmadı. HDP onun gibi milletvekilleriyle Türkiyeli oldu. Siyasi retoriğin dışında kaldı. Arı gibi çalıştı, mağdurların hakları konusunda adeta bağımsız bir siyasi parti elinden geleni yaptı. 

Dün meclis başkanlığı böyle bir adamın, milletvekilliği sıfatını hakkıyla taşıyan bir kişinin milletvekilliğini düşürdü. 

Kim ne derse desin, liderin, partinin, ideolojinin adamı değildi Ömer. 

Halkın iradesinin mükemmel örneğiydi.  

Şimdi her anlamda utanç duymak gerekir. 

Gergerlioğlu hadisesi kendi başına bir dönemi, bir yapıyı, bir zihniyeti ortaya koymaktadır ve yıllarca koyacaktır. 

Bize ise temenni etmekten başka bir şey kalmıyor. 

Boyun eğmeyen ama meşruiyetçi, partili ama bireysel, milli, siyasi, ideolojik, kültürel çıkarlardan değil, ilkelerden hareket eden Ömerler’in çoğalmasını umalım. 

Yazıyı bağlayıp, gazeteye yolladıktan saatler sonra HDP’ye açılan kapatma davası haberi geldi.  

Evet, temenniler ve gerçekler daha uzun süre farklı istikametlerde seyredeceğe benziyor. Yargıtay Başsavcısının Anayasa Mahkemesi’ne kapatma davası açması, Türkiye’nin hızla 90’lı yıllara çark etmesini ifade ediyor ve yukarıdaki resmi tamamlıyor. 

  • Abone ol