Ali Bayramoğlu
Ali Bayramoğlu

Gazete: Karar Gazetesi

Kürtlerde değişim…

  • 10.04.2022 11:20

Rawest, Doğu ve Güney Doğu merkezli bir araştırma kuruluşu. 2018 yılında Diyarbakır’da doğdu. Bölgenin toplumsal ve siyasal dokusunu, bu dokunun değişimlerini yakından izlemeye fırsat veren önemli çalışmalar yapıyor.

Son araştırmaları “Kürtlerde Değerler ve Tutumlar 21” başlığını taşıyor.

Kürt seçmenin ülkenin kaderinde hayati ağırlık taşıdığı günlerdeyiz, önümüzdeki seçimlerin sonuçlarını önemli ölçüde bu seçmen belirleyecek. Keza Kürt meselesi Türkiye için bir demokrasi çıtası haline gelmiş durumda. Demokratik ilerleme ya da gerileme ile bu sorunun ele alış biçimi arasında bir doğru orantı var.

Kürtlerin siyasi tutumları, toplumsal dokuları, bunlarda yaşanan değişimler neler?

Bu soruların cevapları gerek Kürtlerin eğilimlerini belirleyen toplumsal zemini, değişen Türkiye’yi anlamak için kritik bir anahtar oluşturuyor.

Ne diyor Rawest araştırması?

Diğerleri arasında öne çıkan dört önemli bulgudan söz edebiliriz.

İlki kimlikleşmeyle dair bulgu. Kürtçe, Kürtlük, Kürt aidiyeti sosyolojik anlamda, bir kimlik olarak malum her zaman kuvvetli olmuştur. Bununla birlikte bu araştırma söz konusu kimlikleşmede bir derinleşme yaşandığını gösteriyor. Derinleşmeden kasıt ise şu: Kürt kimliği diğer kimliklerden artan oranda ayrışıyor, farklılaşıyor. Önce Kürt veya sonra Kürt hissetmenin yerini temel olarak ve tek başına Kürt hissetme eğilimi alıyor. Bu farklılaşma, Kürtlerin toplumsal bir grup olarak “bağımsız bir değişken” olma dozunu arttırıyor. Siyasi eğilim ve farkların ikinci planda kaldığı bir kimlik-tutum ilişkisine işaret ediyor.

Belirtmek gerekir ki, bu tablo esas olarak, Türkiye’nin Kürt meselesini çözememesinden kaynaklanan, entegrasyon ve eşitlenme mekanizmalarının önünü tıkayan asayişçi politikaların ürettiği sosyolojik bir sonuç.

İkinci bulgu Kürtlerin değerler ve tutumlar bakımından önemli ölçüde merkezde durduklarını, hatta bir merkez alan genişlemesi yaşadıklarını ya da bölgedeki mevcut merkezi alanın genişleme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Diğer bir ifadeyle Kürtlerin yaşadığı bölgelerde, nehir, kutuplara değil, ortaya akıyor. Toplumsal merkezde konumlanma eğilimi Kürtleri tanımlayan önemli bir özellikse, bu, siyasi davranış bakımından da anlamlı. Çünkü siyasi açıdan radikalleşme yerine merkeze doğru hareket etme önemli bir veri. Bu, aynı zamanda merkezde farklı eğilimlerle temasın, müzakere etme, diyalog kurma alanı ve imkanlarının artması, davranışların bu istikamette yol alıyor olması demek.

Nitekim araştırmanın diğer rakamları da bunu teyit ediyor. Kürtler arasında kendisini solda hissedenler yüzde 30’lar civarında, sağda hissedenler yüzde 25 civarında iken, merkezde hissedenler ise yüzde 47. AK Partili olduğunu belirten Kürtlerin yarısı kendisini merkezde hissediyor. HDP’lilerin yarısı da kendisini merkezde konumlandırıyor.

Üçüncü önemli bulgu ise kimlik içi heterojenleşme (çok parçalı-çok katmanlı olma) eğilimi. Bu durum, ikinci bulguyla paralel ya da iç içe bir hali tanımlıyor. Bu hal, tek tip bir eğilimden çok birbirinden daha farklı bireysel tutumların ön plana çıkmaya başladığı, tek tip aidiyetlerin, bağımlılıkların oranını azaldığı bir gelişmeye işaret ediyor. Heterojenleşme bir tür çoğullaşma, en azından çoğulculaşma yatağı olduğu oranda önemli bir gelişme.

Dördüncü bulgu milliyetçilikle ilgili. Kimlik nasıl derinleşiyorsa, milliyetçilik de o dozda artıyor. 2019’da yapılan değerler araştırmasında “milliyetçiyim” diyenler yüzde 5 oranındayken, bugün yüzde 10’a yükselmiş bulunuyor. Ancak milliyetçiliğin artışı, merkezi değer alanının genişlemesi ve heterojenleşme eğilimiyle çelişkili değil. Zira milliyetçilikte tanım siyasi Kürtlük vurgusundan çok kültürel Kürtlük vurgusuna dayanıyor. Anadilde eğitim, tüm siyasi eğilimlerin sahip çıktığı ana nokta örneğin.

Tüm bu bulgular, Türkiye kadar bölgenin de bütün şartlara ve koşullara rağmen modernleşmeyle, kentleşmeyle, göçmenlerin varlığıyla, yaşanan çözüm sürecinin deneyimiyle, değişim sürecini ve içeride olma arayışını gösteriyor

Peki siyasi bakımdan sonuç?

1. Ayrışma artıyor. Ve Kürtleri görmeden, onlar olmadan demokratik yol almak imkansız hale geliyor.

2. Kürtlerin entegrasyon taleplerinin, konuşma ve diyalog imkanlarının önü daha kuvvetli bir şekilde açılıyor. Siyaset, şiddet karşısında değerleniyor.

Hangisi galebe çalacak?

Karar bizim, karar siyasi partilerin…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.