SİYASETÇİ DÜRÜST OLMALI, PALAVRA ATMAMALI

  • 26.04.2011 00:00

2002 seçimlerinden önceki döneme dönüp baktığımızda, bir de bu güne baktığımızda küçümsenmeyecek şeylerin yapıldığını bariz şekilde görmekteyiz. Yeter mi? Tabii ki yetmez, bu halk daha iyisine layık.

 

Vesayet rejimi her yere öylesine yerleşmiş ki, engel üstüne engel... YSK’nın bağımsız adaylar hakkında aldığı veto kararı, ülkeyi neredeyse iç savaşın eşiğine sürükledi. Terör ve provokasyon odakları, barışçıl-sivil protesto gösterilerini ateşle ve çatışmalarla boğmayı denedi. Tahrip edilen ve ateşe verilen binalar, ölen ve yaralanan insanlar oldu. MHP yönetimi, YSK’nın veto kararına saygılı olduğunu açıkladı. CHP yönetimi ise, Meclis’in olağanüstü toplantıya çağırılmasını ve seçimlerin ertelenmesini önerdi. Buna rağmen, toplumun neredeyse tüm kesimlerinin adaletsizliğe karşı kararlı tutum alması, YSK’ya geri adım attırdı ve ülkenin kaosa sürüklenmesini bir kez daha durdurdu. Böylece 12 Haziran 2011 seçimlerinin zamanında yapılması ve Sivil Anayasa önündeki bir engel daha aşılmış oldu.

 

Seçim atmosferine girdiğimiz şu günlerde MHP ve CHP sözcüleri, giderek hırçınlaşıyor, ağızlarına ne gelirse söylüyor.

 

BDP sözcüleri, Kürt Sorunu’nun çözümünü yanlış yerde arıyor. Yanlış hedefe vuruyor. Vesayet rejimine karşı Yeni Anayasa için mücadele eden sivil güçlerle birlikte politikalar geliştirerek bütün ülkenin partisi olma ve ana muhalefet partisi olma imkânını bir kez daha kendi elleriyle itiyor.

 

Halk siyasetçilerden, sorunlarına çözüm üretmesini bekliyor. Yepyeni bir Sivil Anayasa ile ve dünyanın demokrasiden yana güçlerinin desteğini alarak Avrupa Birliği halklarının yaşadığı hayat standartlarına kavuşmak, bu ülke insanlarının da hakkıdır. Ve bu hak, artık gerçek olmalıdır. Sivil siyasetin, seçimlerin, Yeni Sivil Anayasa’nın önü çeşitli entrikalarla kesilememelidir. Eski darbecilerin, işkencecilerin hesaba çekilmesi ve itibarsızlaştırılması -ölmüş bile olsalar- gerçekleştirilmelidir. Bu pis işlere teşne olanlar, devlet kurumları içinde barındırılmamalıdır. 10 Nisan 2010 Polis Günü’nden basına yansıyan Sivas’ta Özel Harekâtçıların çizdiği “Kim Bunlar? Bozkurtlar” çirkin tablosu, “Başbakan görsün, işte bozkurtlar” densizliği, artık resmi törenleri kirletmemelidir.



 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar