BDP’NİN CHP VE MHP İLE DANSI

  • 2.06.2011 00:00

Ahmet Kaya, “Kürtçe bir klip yapacağım. Yürekli bir TV kanalı bulabilirsem, orada yayınlatacağım.” demişti. Ve bu nedenle çatal bıçak atışları ve Onuncu Yıl Marşı eşliğinde memleketi terk etmek zorunda bırakılmıştı. Bugün, Ahmet Kaya’nın birden fazla Kürtçe klipi TRT-Şeş’de yayımlanıyor.

BDP, Kürt sorununu kiminle çözmek istiyor? TRT-Şeş’i kuranlarla mı, Ahmet Kaya’yı sürgünde ölmeye mahkum edenlerle mi?

Öcalan, avukatlarıyla görüşmesinde şunları söylüyor: “Benimle görüşen heyet iyi niyetli bir heyettir. Bu heyet Gladio ile bağlantılı değildir. Ben bunu kendilerine de söyledim, Dedim ki, siz Gladio ile bağlantılı değilsiniz, komplonun içinde değilsiniz. Ben bu heyetin Gladio’dan bağımsız olduğunu görüyorum. Bu konuda eminim.”

BDP, Kürt sorununda çözüm sürecini kiminle ilerletmek istiyor? Öcalan’ın işaret ettiği heyetle mi, Silivri’den TBMM’ye taşınacakların aklına uygun bir heyetle mi?

Fırat Haber Ajansı’nda, Diyarbakır Mitingi ile ilgili olarak “AKP’nin elini kolunu sallayarak gelip halkımıza hakaret etmesine ve miting gerçekleştirmesine izin verilmeyecektir” diye çağrı yapıldığını ve Ertuğrul Kürkçü’nün “Biz de Tayyip Erdoğan’ı yasaklıyoruz” diye demeç verdiğini okuyoruz.

BDP, Kürt sorununu kiminle çözmeyi düşünüyor? Yepyeni bir Sivil Anayasa’nın yolunu açanlarla mı, kendini şimdiden “Yasaklama Makamı”nda gören Ertuğrul Kürkçü gibilerle mi?
BDP, kiminle birlikte? “Bir yeşil ışık bekliyorum” diyen Öcalan ile mi, Başbakan’dan yeni anayasada vatandaşlık tanımı konusundaki görüşünü açıklamasını isteyenlerle mi, yoksa Başbakan’ın Kürtlerle konuşmasını engellemek isteyenlerle mi?

Gene Fırat Haber Ajansı’ndan öğreniyoruz: Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) 11. Genel Kurul toplantısı, “Kürt ve Kürdistanlıların ulusal hak ve görevleri”ni sıraladı (müzakere sürecindeki taleplerini değil, hak ve görevlerini). BDP, müzakere sürecini ilerletmek isteyen Öcalan’ı mı destekliyor, “ne müzakeresi, bizim haklarımız bellidir, metazori kullanırız” diyenleri mi?

KNK’nın sıraladığı hak ve görevlerden biri şöyle: “Kürt ve Kürdistanlı esnaf ve tüccarlar, alım-satım işleri ve faaliyetlerinin tümünü Kürtçe ile kendi dillerinde yapmalı, halk da alışverişini kendi dilinde yapmalı.” Bu dil ile “Kürt bakkaldan alışveriş yapma” ya da “Türk lahmacun yemez, Kürtçe türkü dinlemez” diyenlerin dili arasındaki fark nedir? Böylesi bir dil, barışın dili olabilir mi? Öcalan, “Sonuç almamız durumunda 15 Ağustos'tan itibaren yeni bir süreç başlayacak” diyor. Ortalığı yakıp yıkmak, “yeni bir süreç”e yardımcı olabilir mi?


Öcalan, avukatlarıyla görüşmesinde, “Seçimlerden hemen sonra bütün kültürleri bir araya getiren, bu kültürlere açık, emek eksenli bir çatı partisi çalışması başlayabilir. Türkiye'de bu anlamda ciddi bir boşluk var. (...) Oluşturulacak yeni parti, (...) iktidarın alternatifi olacaktır.” diyor. BDP sözcüleri ise böyle bir ihtimali ortadan kaldırmak için elinden geleni yapıyor.

“AK Parti gitsin de yerine kim gelirse gelsin” hedefi için BDP’nin CHP ve MHP ile fiili blok oluşturma politikasından vazgeçmesi için ve yepyeni bir Sivil Anayasa sürecine destek vermesi için seçimlere kadar şansı var. Zaman daralıyor.
 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.