TÜRKİYE’DE ÖZEL ÖĞRETİM

  • 2.03.2022 11:36

Eğitim tümüyle iktidarın eline bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. Eğitime sivil toplumdan katkı önemlidir. Yazık ki bizde eğitim, arkasına devlet desteği alınarak büyük paralar kaldırılacak bir alan olarak görüldü hep. Elde edilen gelirin yine eğitim alanında kullanıldığı kurumsal girişimlere, vakıf girişimlerine ihtiyaç var, devletin bu tür girişimlere destek olması elbette beklenir. Eğitimi devletin sırtında kambur olarak gören, alana kar hırsı ile yaklaşan anlayışa ise elbette karşı çıkmak gerekir.

Özel öğretimin devlet eliyle sürdürülen öğretime oranı, 2012 itibarı ile OECD ülkelerinde yüzde 18,75, AB ülkelerinde yüzde 17 iken Türkiye´de % 3 oranındaydı. Bugün ise Türkiye’de Yüksek Öğrenim hariç 18,5 milyon civarındaki öğrencinin 1,5 milyonu, yani kabaca % 9’u özel okullarda okuyor.

İktidarın açık desteğiyle son sekiz yılda özel öğretim, üç kat arttı. Bugün Türkiye’de okulların % 20’sini özel okullar oluşturuyor. Etüt merkezleri dışında öğretmenlerin % 15,6’sı bu okullarda çalışıyor.

2010 yılında 19 özel meslek lisesinde 4 bin 487 öğrenci okuyordu. 2015-2016 öğretim yılında 420 özel meslek okulunda 103 bin 405 öğrenci okumaktaydı. Fakat son beş yılda bu kademede bir duraklama oldu. Bir ara özel hastanelerin artması ile birlikte buralara eleman ihtiyacını karşılamak üzere pek çok meslek okulu kuruldu. Organize sanayi bölgelerinde de okullar açıldı. Sonra bunların birçoğu kapandı. 2020’de 401 özel meslek lisesinde 108 bin 918 öğrenci okuyordu.

Özel öğretimde en hızlı gelişme okul öncesi ve ortaöğretim kademelerinde yaşandı.

2012-2013 öğretim yılında okul öncesinde 3 bin 641 okulda 124 bin 274 öğrenci okuyordu. 2020’de bu sayı 5 bin 655 okulda 289 bin 213 öğrenciye ulaştı. Okul öncesi eğitimde okulların % 49’u bugün özel okuldur. Öğrencilerin en az % 17,7’si bu okullarda “eğitim” görüyor. Bu okulların ne kadarı tarikatlar elinde, ne kadarı diyanet gözetiminde, bunlar nasıl denetleniyor bilmiyoruz.

Ortaöğretimde ise 2012-2013’de 156 bin 655 öğrenci özel okullarda okuyordu. Bu sayı 2020’de 557 bin 472 ye ulaştı. Orta öğretimde okulların bugün nerede ise %30’u (%29,8) özel okul. Aynı yaş gurubu öğrencilerinin % 13,1’i bu okullarda öğrenim görüyor. Orta öğretimde 5 öğretmenden biri (%20’si), bugün özel öğretim kurumlarında çalışıyor.

İktidar, FETÖ yapılanması ile mücadele kapsamında bir dönem dershaneler ile uğraşmayı kendine iş edindi. MEB 2010´da bu kurumları kontrol altında tutabilmek için dershaneleri özel okula dönüştürme kararı aldı (2010 MEB Strateji Planı). Türkiye’de özel okulların birçoğu, hala bir türlü kurumsallaşamadıysa sebebi budur. Sürecin faturası da en başta bu kurumlarda çalışan öğretmenlere çıkmıştır.

Atanamayan 600 bini aşkın diplomalı öğretmen, özel öğretim kurumları, dershaneler, özel rehabilitasyon merkezleri için ucuz işgücü kaynağı haline geldiler. Bu kurumlarda çalışan öğretmenlerin iş güvencesi yok. Birbirleri ile sert rekabet halinde, her an işini kaybetme korkusu içinde yaşama tutunmaya çalışıyorlar.

Merak ediyorum: Öğretmen sendikaları, özel öğretimde çalışan bu öğretmenlerin sorunlarına ne kadar vakıflar? Bu öğretmenlerin özlük haklarına sahip çıkma yolunda bir niyet taşıyorlar mı? Yoksa özelleştirmeye karşı oldukları için bu öğretmenleri yok mu sayıyorlar? Oysa özel eğitim öğretmenlerinin özlük hakları için kararlı bir mücadele içinde olmak, hak mücadelesi verme bakımından öğretmen gözünde rüştünü ispat etmek isteyen bir sendika için, önemli bir avantaj sağlayabilir.

Bugün yüksek öğretim kurumu dışında beş okuldan biri özel eğitim kurumu. Bu kurumlarda öğrencilerin sadece % 9’unun istihdam ediliyor olması, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının devlet okullarına göre bu okullarda çok daha düşük olmasından kaynaklanıyor.

İktidar, parası olan çocuğunu okutsun, yaklaşımı içinde. Çocuklarını devlet okullarında okutmak zorunda olan düşük gelirli ailelere ise İmam Hatipleri adres gösteriyor.

MEB’de verilen eğitimin kalitesinin giderek düşmesi, çocuklarının geleceği için fedakârlık yapabilecek maddi durumu olan ailelerin özel öğretime daha fazla ilgi göstermelerine yol açtı, açıyor. Veliler bu okullarda çocukları ile bire bir ilgilenildiğini düşünüyorlar.

Eğitimde özelleştirmenin iktidarın beklentisi doğrultusunda yol almamasının nedeni de, ailelerin, çocuklarını özel okulda okutabilecek parayı bulmakta giderek daha fazla güçlük çekmelerinden kaynaklanıyor.

Özel Öğretim büyük kârlar devşirilecek bir alan olamaz. Türkiye’de bu sektör, bir tür vurgun alanı olarak görüldü. Özel öğretimde iş güvencesinden yoksun, düşük ücretlerle çalışmak zorunda olan 200 bine yakın öğretmen var.

Eğitim, en başta da temel eğitim, en temel insan hakkıdır, özel sektörün insafına bırakılamaz. Okul öncesi eğitim temel eğitimin bir parçasıdır, devlet eliyle verilmesi gerekir. Okul öncesi eğitimini zorunlu eğitim kapsamına almayan, çocuklarını tarikatların insafına bırakılan bir ülkede geleceğe umutla bakılamaz.

TABLO: ÖZEL ÖĞRETİMDE SAYISAL VERİLER (2019-2020)

EĞİTİM KADEMESİ

OKUL SAYISI

ÖĞRENCİ SAYISI

ÖĞRETMEN

TOPLAM

ER.

KIZ

 

Okulöncesi (Ör. Eğitim)

11 485

1 629 720

 

 

98 825

Okulöncesi (Öz.Öğretim)

(%49) 5 655

(% 17.7) 289 213

154 054

135 159

  1. 22 716

İlkokul (Örgün eğitim)

24 790

5 279 945

 

 

309 247

İlkokul (Özel Öğretim)

(%8) 1 982

(%5.2) 274 018

143 914

130 104

(%11) 33 514

Ortaokul(Örgün eğitim)

19 268

5 701 564

 

 

371 590

Ortaokul (Özel Öğretim)

(%12.2) 2 351

(%8.3) 347 495

185 980

161 515

(%11.5) 42 944

Ortaöğretim (Örgün eğitim)

13 046

5 630 652

 

 

380 631

Ortaöğretim (Özel Öğretim)

(%29.8) 3 882

(%13.1) 557 472

320 222

237 250

(%20) 75 576

Genel Ortaöğretim (Öz.Öğretim)

3 481

448 554

243 930

204 624

66 695

Mesleki ve Teknik Ortaöğretim

401

108918

76 292

32 626

8 881

Özel Öğretim Kurumları Toplamı

(%20.2) 13 870

(%8.8) 1. 468 198

804 170

664 028

(%15.6) 174 750

Örgün Eğitim Toplam

68 589

18.241 881

 

 

1. 117 686

M.E.B. Milli Eğitim İstatistikleri 2019-2020

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.