10 MADDEDE KLASİK LİBERALİZM

  • 12.11.2013 00:00

 

 Klasik Liberalizm nedir? Bireyi merkeze koyan bir düşünce sistemidir. Klasik liberaller pek çok şeye karşıdır ancak şu prensiplere sıkı sıkıya bağlıdırlar:

1-Özgürlük

Evet, hepimizin farklı farklı önem verdiği şeyler vardır. Kimisi dinini ön planda tutar, kimi milliyetini... Klasik liberaller için ‘‘özgürlük’’ en önemli politik değerdir. Konu devletin görevini belirlemeye geldiğinde ise tüm klasik liberallerin ortak bir görüşü vardır: ‘‘Bireysel özgürlük.’’ Devlet sadece bir insanın başkasına vereceği zararı engellemeye çalışmakla mükelleftir.

2-Bireycilik

Birey, toplumdan önemlidir. Bireylerin tercihleri ‘‘kamu yararı’’ denen soyut şeye kurban edilemez.Bireylerin önemli olmadığı, toplumun önemli olduğu algısı komünizm ve faşizmin ortak öğesidir. Oysa her birey önemlidir ve her biri buna değerdir.

3-Güçten Şüphe Etmek

Güç sizin aksi halde insanların yapmayacakları şeyleri onlara yaptırmaya yarar. Devlet, sıklıkla herhangi bir şeye bizi zorlar ve bunun bizim iyiliğimiz için olduğunu iddia eder.İnsanlarda zamanla buna inanır. Klasik liberaller ise,  kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğuna sadece bireylerin kendilerinin karar vereceğine inanırlar.

4-Hukuk

Klasik liberaller, hukukun belli ilkelerinin dünyanın her yerinde ortak olmasını savunurlar. Örneğin; eşitlik. Eşitlik, hukuktan dahi önce gelir insanların ırk, din, dil ayrımı yapılmaksızın eşit olmasını savunurlar nitekim ABD’deki beyaz-siyah ayrımına karşı da yıllarca mücadele vermişlerdir.

5-Sivil Toplum

Devlet ile bireyler arasında bulunan gönüllü organizasyonlardır. Bu kuruluşlar bürokratik devlet yapılarından çok daha etkindirler. Yani sivil toplum, bugün bizim sosyal devletten beklediğimiz bir çok ihtiyacı kendi arasında sağlayabilir.

6-Kendiliğinden Doğan Düzen

Pek çok insan düzen için bir kurumun varlığının ve onun her şeyi organize etmesi gerekliliğine inanırlar oysa klasik liberaller buna inanmaz. İnsanların birbirleri arasındaki gönüllü etkileşimleri onların bir arada yaşayacağı kuralları zaten belirler. Örneğin; diller. Türkçeyi kim icat etmiştir?İnsanların birbirleri arasındaki etkileşim sonucu ortaya çıkmıştır. Yaşamlarımızı planlayan insanlara ihtiyaç yoktur.

7-Serbest Piyasa

Ekonomideki alışverişler insanlar arasındaki gönüllü faaliyetlere bırakılmalıdır. Devletler, insanların ne giyeceğine, ne yiyeceklerine ne kadar tasarruf yapacaklarına karar vermemelidirler. Bunlar insanlar arasındaki rızaya dayalı alışverişlere bırakılmalıdır. Bunun da ön şartı; özel mülkiyettir. Tarih bize ekonomiyi devlet planları yerine, özgür piyasalara bırakıldığında refahın arttığını göstermiştir.

8-Hoşgörü

Hoşgörü, insanların katılmadıkları konularda bir diğerine müdahale etmemesini gerektirir. Hoşgörü, insanlara katıldığınız konularda izin vermek demek değildir. Bu belli ahlaki kurallardan şüphe etmektir. Şunu diyebiliriz: ‘‘Bu eyleminin yanlış olduğunu düşünüyorum fakat bu görüşüne karşı olmama rağmen devletin seni ve faaliyetlerini durdurmasını için çalışmayacağım.’’İnsanlar bizim şiddetle karşı olduğumuz şeyleri söyleme özgürlüğüne sahiptirler.

9-Barış

Barış, savaş ve şiddet ortamı olmadan hareket edebilme halidir. Klasik liberaller, müdahaleci olmayan dış politikayı desteklerler. Diğer uluslarla sermayenin, emeğin, hizmetlerin ve fikirlerin serbest dolaşımını sağlarsak barışın hakim olduğu bir dünyaya doğru yol alınabilir.

10-Sınırlı Devlet

Devletin yapması gereken şey çok azdır. Devletin yapması gereken şey temel görevi, bizim hayatımızı, özgürlüklerimizi ve mülkiyetlerimizi korumak olmalıdır.

 

Kaynakça: ASHFORD

 

 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.