Eğitim üzerine kısa bir not!

  • 19.11.2013 00:00

 Bir çok ülkede, özel okullarda ve devlet okullarında hangi müfredatın izleneceği, hükümetin tayin ettiği kişilerce belirlenir. Aksi halde bu okulların çalışmalarına izin verilmez. Durum böyle olduğundan, gerçek manada özel eğitim kurumlarına rastlamak pek mümkün değildir; bütün okullar devlete aittir. Bu anlayışı doğrultusunda eğitim, faşizmin en açık ifadesi olarak belirir.

Bazı ülkelerde, ‘‘eğitimde devlet tekelini’’ yıkmak adına evde ve dersanelerde eğitim sistemi benimsenip, geliştirilmiştir. Bu eğitim sistemlerinde yoğrulan gençlerin en iyi üniversitelere yerleştiğini de belirtmek gerekir. Eğitim, özgür bir toplumun en önemli meselesidir. Eğitimde serbest ve açık rekabeti sağlamak, inşaat sektöründe açık rekabeti sağlamaktan çok daha önemlidir.

Hepimiz aslında cahiliz, sadece farklı konularda. Bire bir ilişki ise bu cahilliği yenip, bireydeki gizli gücün ortaya çıkmasına imkan sağlayan en başarılı yöntemdir. Evet pahalı bir yöntemdir, ancak bu sistemin bitirilmesini çağrıştırmamalıdır aksine daha da yaygın hale getirip herkesin ulaşabilmesi sağlanmalıdır.

Müfredat ve eğitsel kriterlerin hükümet otoritesince oluşturulması gerektiği inancı yaygındır. Bu anlayışı sürdükçe öğrenciye tek ve eşsiz bir varlık olarak değil, bir montaj hattı ürünü olarak muamele edilecektir. Eninde sonunda siyasetin yönlendirdiği her eğitim sistemi, devletin kutsallığı doktrinini aşılayacaktır.

Gerçekten özgür olan bir toplumda devlet okulları ve devlet üniversiteleri bulunmamalıdır. Hepimizin vergi ödediği ve hiç vergi formu görmemiş olanların bile maaşlarından kesme yoluyla mali bedeller ödemeye mecbur tutulduğu gerçeğinin farkında olmalıyız. Bu nedenle, açlıktan ölmeden çocuğunu okula gönderme bedelini ödeyemeyecek çok yoksul insanları, varlıklı ailelerin eğitim masraflarını ödemeye zorlamak adaletsizliktir. Bir çok kişinin çocuğunu devlet okuluna göndermesinin sebebi, cebinden istem dışı alınan vergidir, ‘‘zaten vergi ödüyorum, en azından gitsin devlet okulunda okusun’’ mantığı haliyle daha karlı gelmektedir. Mises’in belirttiği gibi: ‘‘Aslında tek bir çözüm var: Devlet, hükümet, yasalar hiçbir şekilde okul veya eğitime karışmamalıdır. Gençliğin yetiştirilmesi ve öğrenimi tamamen veliler ve özel kuruluşlara bırakılmalıdır.’’ 

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.