Hepimiz Ermeni’yiz

  • 25.04.2015 00:00

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ermeni soykırımın 100. yıldönümünde Ermenistan’da bugün yapılacak olan anma törenleri için “24’ünde Ermenistan’da biraraya gelecekler. Kendileri çalıp oynarlar,” dedi. Cumhurbaşkanı’nın böylesi nazik bir konuda sarf ettiği bu ve benzeri sözlerine yorum yapmamayı tercih ediyorum. Zaten son günlerde resmî ağızlarından art arda gelen tuhaf ötesi açıklamalar geçen yıl Erdoğan’ın ve bul yıl Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Osmanlı Ermenilerine ilettikleri taziye mesajlarının estirdiği olumlu havayı çoktan tersine çevirdi. Dünyada kimse onarılan kiliseleri, iade edilen vakıf mallarını değil, bu açıklamaları tartışıyor. Yazık ve acı gerçek şu ki asıl kendi çalıp kendisi oynayan Ermeniler değiller, bizleriz.

İstediğimiz kadar tarih komisyonu kurma, arşiv açma çağırılarında bulunalım. Birtakım Batılı akademisyenleri maaşa bağlayıp karşıt tezler yumurtlatalım. Çoğu tarihçiye göre 1915 olayları Birleşmiş Milletler tarafından onaylanan 1948 Soykırım Konvansiyonu’nda (imza atan ilk 20 ülke arasında Türkiye de var) yer alan tarife tümüyle uyuyor.

Amerikalılar Kızılderilileri, filanca filancayı kesti, önce kendilerine baksınlar” demenin de bir faydası yok. Amerika 2009 yılında (evet bu kadar vakit alması utanç verici) Başkan Obama’nın imzasıyla Kızılderililerden resmen özür diledi. Avustralya ise 2008 yılında Aborjinlerden… 20. yüzyılın ilk soykırımı olarak kabul gören Namibya’da 65 bin Heterolunun Almanlar tarafından öldürülmesi üzerine Federal hükümet 2004 yılında Namibya’dan af diledi. Almanlar bu vahşetle daha önce yüzleşseydiler belki de 6 milyon Yahudi öldürülmezdi.

1915 olaylarına “Büyük Felaket” demek gerçeği değiştirmiyor. Bir milyondan fazla Ermeni binlerce de Süryani’nin feci şekilde can vermelerine neden olan ne bir kasırga, ne bir deprem, ne de bir seldi. Çoğunlukla insanlardı. İttihat ve Terakki iktidarının emirlerine uyan görevliler ve onlara katılan vatandaşlardı. Ve bu Türk, Kürt, Çerkes olmakla ilgili bir şey değil. İnsan olmakla ilgili bir şey. İnsan iyiyi de kötüyü de barındırıyor. İnsan olmanın özünde bu iki dürtünün arasındaki çatışma yatıyor. İşi kişinin vicdanına bırakmak yetmediği için dinler var, hak hukuk, devlet var. Ve devletler de cinayet işlediği için uluslararası hukuk var. Tarihçilere düşen bundan böyle 1915 olaylarını etiketlemek değil, nedenlerini enine boyuna araştırmak olmalı. Devletin görevi ise özür dilemek.

Evvelki gece İstanbul Kongre Merkezi’nde 1915’te ölüme gönderilen Ermeni aydınların anısına muhteşem bir konser düzenlendi. Türkiye ve Diaspora Ermenilerinin katıldığı gecede Kardeş Türküler’in yanı sıra farklı Ermeni sanatçılar büyüleyici performanslar sergilediler. Soykırımda atalarını kaybedenler söz aldı. Birçok seyirci gözyaşlarına hâkim olamadı. Ama hiç kimse şov yapmaya kalkmadı.

Organizasyonun perde arkasında sivil toplumun taçsız kralı, “kızıl milyarder” lakaplı Osman Kavala vardı. Yıllardır kendini maddi manevi barışa adamış olan Kavala Nobel dâhil her türlü ödülü hak ediyor. Eğer düne kadar Türkiye’ye ayak basmaya korkan Diaspora Ermenileri siz bu satırları okurken İstanbul’da, Diyarbakır’da, Ankara’da anma törenlerine katılma cesaretini bulduysalar bunda Kavala’nın büyük payı var. Ama sadece Kavala’nın değil.

İnkâr duvarlarını yıkıp barış köprüsü kuranlar arasında birçok isim sayabiliriz. Tarihçilerden Taner AkçamHalil BerktayFatma Müge GöçekAyşe HürFikret AdanırÜmit ÜngörSelim Deringil,Cengiz AktarOsman Köker… Sevgili Hrant Dink canı pahasına gerçekleri gözümüze soktu. Toplumsal hafızamızı daldığı o derin uykudan uyandırdı. Devleti değişime başta o zorladı. Dink ailesinin avukatı ve dostu Fethiye Çetin anneannesi Heranuş’un sırrını bizlerle paylaştı. Müslümanlaştırılmış Ermenilere cesaret verdi. Diyarbakır’da çokkültürlüğü yerleştirme çabalarıyla eski Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ı da unutmamalıyız. Ne de 1915’te sayısız Ermeni’nin canını kurtaran mülki amiri ve sıradan vatandaşı. Ayşe GünaysuZeynep Taşkın ve nice sessiz kahraman… Liste böyle uzayıp gidiyor.

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar