Erdoğan’ın Washington fethi (1)

  • 25.05.2017 00:00

 Üzerinden bir hafta geçti ama tartışmalar bitmek bilmiyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir günlük Washington gezisinin tetiklediği fırtına bir türlü dinmiyor.

Gün geçmiyor ki Erdoğan’ın korumalarının Türk büyükelçiliği rezidansı önünde döverek, tekmeleyerek, kan revana bulayarak hastanelik ettği protestocular ekranlarda yer almasın. Gün geçmiyor ki ABD’li siyasetçiler skandal görüntüler konusunda açıklamada bulunmasın.

Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ın ivedilikle kovulması gerektiğini beyan eden kıdemli Cumhuriyetçi Senatör John McCain’ın ardından bu kez Kongre üyesi Demokrat Carolyn Maloney 28 mevkidaşı adına zehir zemberek bir mektup yazıp Twitter hesabında paylaştı.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’a hitaben yazılan mektupta korumaların yargılanıp hapse atılması gerektiği savunuldu. Şiddet görüntülerine değinen Maloney, “Türk korumaları yere çöken kadın ve erkekleri tekmeledi. Bu davranışlar sadece gayri hukuki değil ABD değerlerine ters düşüyor” ifadelerini kullandı.

Tillerson cevapta gecikmedi. Pazar gecesi Fox News’a konuşan ABD’li bakan rezidans önünde yaşananların ‘kabul edilemez’olduğunu ve soruşturmanın sürdüğünü açıkladı.

Hatırlarsanız Erdoğan geçen yıl mart ayında Washington’a geldiğinde benzer olaylar yaşanmıştı. Brookings adlı düşünce kuruluşunda konuşma yaptığı sırada korumaları yine terör estirip basına konu olmuşlardı. O kez de ilk hedefleri kaldırımın karşısında slogan atan Kürt yanlısı protestoculardı. Kendi gözlerimle gördüm.

Bu gibi olayların tekrar yaşanmaması için korumaları sıkı sıkıya tembih etmek gerekmez miydi?

Belli ki edilmemiş. Hatta Washington’da tam tersi korumaların aynı şekilde davranmaları için teşvik edildiği algısı hakim.

Dahası arbede anında çekilen görüntüleri analiz eden araştırmacı gazetecilik kolektifi BellingCat, saldırı talimatının bizzat cumhurbaşkanı tarafından verilmiş olabileceğine işaret ediyor.

Sosyal medyada defalarca paylaşılan görüntülerde korumalardan biri rezidansın önüne gelen Erdoğan’ın makam arabasına doğru eğiliyor, içindekilerle bir şeyler konuşuyor. Ardından doğrulup yine koyu takım elbiseli kulaklık takan bir adamla konuşuyor. Adam başını ‘Evet’ dercesine sallıyor ve saldırı başlıyor.

Akabinde Erdoğan arabadan çıkıyor ve rezidansın giriş kapısına doğru yürüyor.

Ancak Türk makamlarına göre şiddeti başlatan taraf Erdoğan aleyhinde slogan atan ve YPG bayraklarını taşıyan protestocular. Sarı tişörtlü bir Erdoğan taraftarının kanlı görüntüleri bunun kanıtı olarak sunuluyor. Oysa söz konusu şahsın büyük iştahla protestoculara kendiliğinden saldırdığının da görüntüleri var.

Üstelik rezidans ile protestocular arasında epey mesafe var. Dolayısıyla Erdoğan’a tehdit oluşturmaları söz konusu değil.

Korumalardan ikisi kısa süreliğine gözaltına alınmış ama diplomatik dokunulmazlıkları sayesinde serbest bırakılıp cumhurbaşkanıyla birlikte Türkiye’ye dönmüşler. Şiddete bulaşan korumaların kimlikleri tespit edilip bir daha ABD’ye ayak basmamaları için ABD içişleri bakanlığının harekete geçmesi bekleniyor.

Washington’un emniyet müdürü, belediye başkanı, önde gelen TV kanalları ve gazeteler…

Türkiye hakkında olumsuz görüş beyan etmeyen kalmadı. Hatta Washington Post konuya ilişkin başyazısında Erdoğan’ın bir daha ABD’ye gelmemesini teklif etti. Anlayacağınız Türkiye’nin zaten iyice berbatlaşan imajı bu sayede daha da battı. Kürtlere duyulan sempati ise aynı nispette arttı.

Peki ABD lobi firmalarına milyonlarca dolara harcayan hükümetimiz ne yaptı?

“Kabahat varsa gereği yapılacaktır” demek yerine olayı daha da dallandırıp budaklandırmayı yeğledi.

Büyükelçi Kılıç’ın geçtiğimiz hafta ABD dışişlerince ikaz edilmek üzere çağrılması üzerine Ankara kendince misillemede bulundu. Dün ABD Büyükelçisi John Bass dışişlerine çağrıldı. Tüm kabahatin ABD’nin yetersiz kalan güvenlik elemanlarında olduğu söylenip diplomata bir güzel fırça atıldı.

İşin ilginç tarafı Washington’daki Türk elçiliği konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada ABD’li güvenlik elemanlarının ‘agresif ve gayri profesyonel’ davranışlarını kınarken, rezidans önünde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun yakın korumalarını hedef aldıklarını iddia ediyor. Erdoğan’ın korumalarından söz edilmiyor.

Bu da Ankara’daki diplomatik çevrelerde, suçu Erdoğan’ın korumalarının yerine olası kabine revizyonunda ‘gidici’ olduğu dillendirilen Çavuşoğlu ekibine yıkma çabası olarak yorumlanıyor.

Ne var ki bu gibi cinlikler Türkiye’de yutturulsa da, buralarda pek işe yaramıyor. Bizden hatırlatması.

Not: Yeni Şafak yazarı Akif Emre’nin zamansız şekilde hakka yürüdüğü haberini aldık bugün. Emre, muhafazakar medyanın en saygın, efendi ve bilgi sahibi kalemlerinden biri olarak her daim anılacaktır. Ruhu şad, ailesi ve tüm yakınlarının başı sağ olsun.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Çok Okunanlar

Rant değil belediye yararı

Rant değil belediye yararı

  • 16.11.2022

Resmi İlanlar