İslam ve şiddet

  • 20.01.2015 00:00

 Norveçli terörist Andrev Breivek, 2011 yılında Norveç’in ve Avrupa’nın İslamîleşmesini ve çok kültürlülüğü protesto etmek için önce Oslo’da, ardından sosyal demokrat partinin gençlik kampında bomba patlattı; 77 kişi öldü, 242 kişi yaralandı. Irak’ta 2003 yılından beri bir buçuk milyondan fazla kişinin ölmesinin baş sorumlusu George Bush ve bir numaralı müttefiği Tony Blair, Hıristiyan.

Kurulduğu günden bu yana dünyanın dört bir yanında pek çok yeri bombalayan NATO asıl olarak Hıristiyan ülkelerden oluşan bir askerî ittifak. Bu ittifak, örneğin, 1999 yılında Yugoslavya’ya operasyon düzenlediğinde ilk bombaladığı yerlerden biri Sırbistan Radyo ve Televizyonu olmuştu. O günlerde Pentagon bu saldırıyı “Sırbistan TV’si Miloseviç’in savaş makinesinin bir parçası, bu nedenle meşru bir hedef” diyerek savunmuştu. Binada ölenler gazeteciydi. İfade ve basın özgürlüğü açısından ne büyük bir gaflet ve delalet, değil mi?

Zaten kendisi teokratik bir devlet olan İsrail bugüne kadar yüz binlerce Filistinliyi öldürdü ve evinden, yurdundan etti. Peki tüm bunlar olurken hangimiz Hıristiyanlık ve Yahudilik ile şiddet arasında özsel bir ilişki olup olmadığını sorduk? Hiçbirimiz.

Ama İslam söz konusu olduğunda herkes İslam ile şiddet arasındaki özsel ilişkiyi kanıtlamaya çalışıyor. Yani şunu diyorlar; Kuran öyle bir kitaptır ki bunu okuyanı şiddete yöneltir. Eyvah! Dünyada 1,6 milyar Müslüman var. Hepsi Kuran’dan yola çıkarak şiddete yönelecekse vay başımıza gelenler!

Öyle ya, Kuran öyle bir kitap ki okuyanları otomatik olarak şiddete yöneltiyor. Devletler ya da NATO gibi kanlı askerî ittifaklar yapınca terörden sayılmadığı için de dünyada geriye kalan bütün şiddet olayları (artık kaç tane kalıyorsa!) Müslümanların başına patlıyor.

Bu iddianın saçmmallığını anlatmak için yukarıda Hıristiyanlık ve Yahudilik ile ilgili verdiğim örmeklere ek olarak İslam’ın içindeki farklı yorumlardan, her dinî kitapta olduğu gibi Kuran içinde de hem şiddet yanlısı hem de şiddet karşıtı sözler olduğundan, dünyaya Marksizm’in gözünden bakan bir materyalistin hiçbir olguyu soyut bir dinî inanış ile açıklayamayacağından, dinî inançların da bunlara inananların da kutsal kitaplar tarafından değil tamamen maddî, bu dünyaya ait güdülerle hareket ettiğinden, başka türlü her açıklamanın idealizmden başka bir şey olamayacağından söz etmeyeceğim bile.

Çünkü İslam ile şiddet arasında özsel bir bağ arayanların büyük çoğu aslında bunların hepsini biliyor. Peki neden bile bile bunu iddia ediyorlar? Bunun cevabı Batı’da islamofobi. Türkiye’de ise Kemalizm, yani AKP’nin hegemonyasını din üzerinden kurduğu, dolayısıyla dinin kötü bir şey olduğu kanıtlanırsa AKP’nin hegemonyasının da sarsılabileceği düşüncesi.

Arife Köse

[email protected]

(Sosyalist İşçi)

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.