Kriz ve Avrupada solu bekleyen zorluklar

  • 25.02.2015 00:00

 Ekonomik kriz nedeniyle Avrupa’nın İspanya, İtalya, Yunanistan gibi ülkelerinde uygulanan kemer sıkma politikalarının önemli sonuçları oldu.

İspanya’da 2012 yılından bu yana bu politikalar yüzünden her dört kişiden biri işsiz kaldı. İşsizlik oranı yüzde 25’lere ulaşmış durumda. Yoksulluk ve sosyal dışlanma riski yüzde 27,5. Ekonomik krizin çıktığı 2008 yılından bu yana yoksulluk sınırında yaşayan İspanyolların sayısı 1 milyon 320 bin kişi artarak 12,8 milyona yükseldi. Kriz öncesine göre ev kirasını ödemekte geciken, sağlıklı beslenemeyen, ısınma sorunu yaşayan, ay sonunu getiremeyenlerin sayısı 800 bin artarak 3 milyon kişiye yükseldi.

İnsanları ‘zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi’ kalmayan bir hale getiren tasarruf politikaları bütün bu ülkelerde büyük bir öfkeye yol açıyor. Syriza’nın seçim zaferi ile birlikte daha da büyüyen sol umudun arkasında işte bu öfke yatıyor.

Şimdi Syriza’nın önündeki en büyük soru insanların yaşam koşullarını bu hale getiren tasarruf politikalarını söz verdiği gibi tamamen ortadan kaldırıp kaldıramayacağı.

Tsipras özelleştirmelerin durdurulacağını, asgari ücretin yüzde 50 oranında artacağını, vergi muafiyeti sınırının 12.000 Euro’ya yükseleceğini, büyük gayrimenkullere yeni vergiler konacağını, yolsuzlukla ve vergi kaçırmayla mücadele edileceğini söyledi.

Buna karşı, Avrupa Merkez Bankası Yunanistan’ın devlet tahvillerini almayacağını duyurdu.

Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varoufakis artık Troika ile işbirliği yapmayacaklarını ilan etti. Ancak Varoufakis’in geçen hafta Almanya Maliye Bakanı ile yaptığı toplantı başka bir hikaye anlatıyor. Varoufakis bu toplantıda Yunanistan’a kredi veren kuruluşlar uğruna seçim vaatlerinden vazgeçilebileceğini söyledi. Ayrıca “önceliğin Avrupa olduğunu” ve Euro’dan çıkmayı asla düşünmediklerini de belirtti. Varoufakis’in bu toplantılardaki önerisi Yunanistan’ın bundan sonraki on yıllar boyunca borç ödemeye devam etmesi anlamına gelecek “borç değişimi” oldu.  Torika’ya verilen her taviz bu kuruluşların Yunanistan üzerindeki baskıyı daha da artırması anlamına gelecektir. Tek bir ülkede bu baskıya direnerek küresel kapitalizmden yalıtılmış bir demokrasi kurmak pek mümkün görünmüyor. Tabii ki bütün Avrupa ve dünya çapında krize direnen bir hareket oluşmadıkça.

[email protected]

(Sosyalist İşçi)

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.