CHP’nin ön seçim sonuçları, siyasetteki genel değişimin her tarafa yansıma potansiyelini göstermiştir. CHP, toplumsal dönüşümün siyasal sonuçlarını dikkate aldığı ölçüde kendi yerini belirleyecektir. Erdoğan ile Hükümet arasında yaşanan gerilime taraf olma ve buradan bir beklenti içine girme hiçbir muhalefet partisini iflah etmeye yetmez.

İktidar içi gerilim ve buna dayalı olarak gelişen yeni bloklaşmaları, toplumsal kazanıma dönüştürmenin ilk şartı toplumsal beklentileri okumak ve siyaset kurumunu, siyasal karar süreçlerini bu doğrultuda yeniden yapılandırmaktır.

Siyasi partilerin kendi önceliklerini toplumsal kabule dönüştürme imkanı, toplumsal beklentilere cevap verebildikleri, toplumun önceliklerini kendi tercihlerine yansıtabildikleri  ölçüde güçlenir.

Erdoğan’ın özellikle güç gösterisine dayalı psikolojik hegemonya yeteneği karşısında daha cesur ve kararlı bir siyaset dili, muhalefet tarzı geliştirilmedikçe ciddi denge değişiklikleri ancak diğer dinamiklerle söz konusu olabilir. Ekonomik kriz, bölgesel çatışmalara çekilme riski bu açıdan dikkate alınmaya değer olgulardır. Ancak siyaseti bu beklentiler üzerine kurmak son derece edilen bir pozisyon oluşturmaktadır. Aksine, reaksiyon vermenin ötesinde oyun kurmayı muhalefette de başarabilenler yönetim süreçlerinde söz sahibi olabilirler.

Devletin elindeki aygıtlarla boy ölçüşme ihtimali düşünülmese de toplumsal ilişkiler ve örgütlü mücadele gücü ciddi bir alternatif haline getirilebilir. Bu da küçük ve kişisel hesapları aşarak siyaset yapmakla mümkündür. İktidarın büyümeye paralel yozlaştırıcı potansiyeli ile yarışmak, ona öykünen davranışlar içine girmek yerine, gücünü özveriden, paylaşmadan alan bir siyaset ahlakı ile toplumdan kalıcı destek bulabilirsiniz.

Güç, makam eksenli siyaset hastalıklarını bünyesinde taşıyan hiçbir örgütlenme toplumda uzun soluklu güven alanı oluşturamaz. Bu durumda geçici başarı ve kazanımlar bir noktaya kadar motive edici rol oynar ama köklü değişiklik iradesinin inşasına zemin oluşturamaz.

Türkiye’nin seçimlerden önce değilse hemen sonra yaşayacağı gelişmeler muhalefetin de yeniden dizaynını zorunlu kılmaktadır. Bu yeni durumu öngörebilmek ve bu doğrultuda hazırlık içinde olmak geleceğe dair söz söyleyebilmenin ön şartıdır.

Herkesin elindeki tüm kartları  açacağı deyim yerindeyse tüm kozlarını paylaşmak zorunda kalacağı bir ortama giriyoruz. Bundan geri durmak pek mümkün gözükmüyor. Buna uygun davranmayanın düşeceği durum hiçbir mazeret ile izah edilebilir olmayacaktır.

Sokak gösterilerinden çatışma  fotoğrafı çıkartma çabasından, suikastlara varana kadar her yol ve yöntemin deneneceği bir ortamda, siyasetin olağan koşullar içinde ve  normal açlarla yapılmayacağı açıktır.

Seçime savaş havasında hazırlanan bir gücün karşısında sağlam durmak, kendi güçlü yanlarının farkında olmakla mümkündür.

  • Abone ol