• 30.03.2019 00:00

 Yarın sandığa gideceğiz, önemli bir karar vereceğiz. Kendi elimizle bizi yönetecek isimleri seçeceğiz. Yerel yönetim seçimlerinin genel seçimlerden farkı buradaki tercihlerimizin bire bir hayatımız üzerinde etkili olması. Evimiz, mahallemiz, ulaşımımız, temizliğimiz, çocuklarımızın ve gençlerimizin kültüre, sanata, spora erişim imkânları gibi birçok konuda kararı yerel yönetimler alacak ve uygulayacak. Her şeyden önce bire bir hayatımızı etkileyecek, yaşamı kolaylaştıracak, zamanımızı etkileyecek kararları alıp onları uygulayacak olan belediye başkanlarını seçeceğiz. Bu nedenle bu seçimlerde oy verirken adayın siyasi kimliğinin ötesinde tecrübesi, yönetim kabiliyeti büyük önem taşıyor. İş yapabilme, fikir üretebilme, ekip kurabilme kapasitesinin yanı sıra herkesin derdine dokunabilme becerisi de ayrıca büyük önem taşıyor.

Şehrin bütününe, ulaşımdan kültüre farklı birçok alana vakıf olabilmesini sağlayacak bir bilgi ve donanımın ve en ücradaki hayatlara dokunabilme kapasitesinin bir kişide buluşması elbette çok zor. Bunun için bir derdinin, davasının olması gerekiyor. Gecesini gündüzüne katmayı, hayatını bir şehre adamayı göze alması, kendisini öncelemekten vazgeçmesi gerekiyor. Bu nedenle diğer seçimlerden farkı var yerel seçimlerin. Bire bir saha adamı seçiyoruz. İnsanı seven, merhameti olan, bunu bir vazife olarak gören, çalışkan, tecrübeli, bilgili başkanlara ihtiyacımız var. Hele de İstanbul gibi bir şehirde… Birçok yerel seçimde bizzat çalışmış aday profillerini yakından tanımış birisi olarak şehirleri kalkındıran, şehir yapan başkanlara olduğu gibi, şehirlerin potansiyelini ziyan edenlere de çok rastladım. Bu nedenle de yerel seçimlerde ille de adaya odaklanmak gerektiğine inanıyorum.

İstanbul için böyle bir odaklanmayı yaptığımda, çalışma biçimlerini görme imkânı bulduğum birkaç adayı kısa kısa tanıtmak isterim.

Binali Yıldırım’ın İstanbul’a çok yakışan bir başkan olacağına inanıyorum. Dünyada birçok ülke ile eş büyüklükteki bu şehri yönetmek öyle kolay bir iş değil. Merkezî hükümet ile uyumun ötesinde ciddi bir tecrübe ve birikim gerekiyor. 11 yılı bulan Ulaştırma Bakanlığı, iki yılı bulan Başbakanlık tecrübesi; İstanbul’a değer katan projelerdeki imzası; her kesimden insanla iletişim kurabilme becerisi, esprili yaklaşımları, insana insan olarak değer vermesi; karşı ideolojik bağnazlığının olmaması, bilgi ve birikimiyle İstanbul’a büyük bir artı değer katacağına, efsane başkanlardan birisi olacağına inanıyorum. Yaptığı işlerin büyüklüğüne tüm Türkiye şahit. Uluslararası çapta birçok projenin emektarı olmasının yanı sıra

Binali Yıldırım’ın İstanbul’un dertlerine derman olacak bir başkanı olacağına inanıyorum.

İstanbul ilçelerinden Zeytinburnu adayı Ömer Arısoy’u da uzun süredir tanırım. Zeytinburnu ilçesine emek vermiş, ilçenin çehresini değiştiren birçok önemli projenin içinde bulunmuş, öncülük etmiş, gerektiğinde arkada durmayı bilmiş, Zeytinburnu’nun bugünkü haline gelmesinde katkısı olmuş, çalışkan, dürüst, güvenilir karakteri tecrübe ve birikimiyle bu göreve layık olduğuna inandığım isimlerin başında geliyor. Benim için öneli olan tarafı ise gerçek bir kültür insanı olmasının -ki laf ola beri gele değil, bu sıfatı hakkıyla hak eden bir entelektüeldir- yanı sıra merhameti ve insani tarafıdır. Çocuklara, ihtiyaç sahiplerine, memleket meselelerine olan hassasiyeti, güvenilir, ciddi, çalışkan karakteri ve hakkaniyeti ve ahlakıyla başkan koltuğunda görmeyi çok istediğim adaylardan birisidir.

Deniz Köken de uzun süredir tanıdığım adaylardan. Eyüp’te yetişmiş, orada görev almış, Anadolu’nun üç büyük ilinde belediye genel sekreterliği yapmış, oralardaki birçok güzel projenin fikir babası ve yürütücüsü olmuş, memleket sorunlarını, insanını yakından tanımış, bunları kendine tasa edinmiş bir isim. Bunun da ötesinde çözüm bulma kapasitesi çok yüksek. Kaynak oluşturma noktasında tecrübesiyle Eyüp’ü gözbebeği haline getirecek projeler yapacağına inandığım başkan adaylarından birisidir Deniz Köken. Eyüp’ün belediyeciliği iyi bilen, hayal edilenleri gerçekleştirebilme kapasitesi ve tecrübesi olan bir başkana ihtiyacı var.

Zeytinburnu’nun efsane başkanı Murat Aydın’ın Beykoz için büyük şans olduğuna inanıyorum. Murat Aydın ile Beykoz gerçekten ciddi bir belediyecilik anlayışı ile tanışacaktır. Murat Bey de çalışkanlığı, vizyonu, tecrübesi, halkla kurduğu yakın ilgi ve alaka ile gece gündüz çalışarak Beykoz’un kadim birçok sorununa çözüm bulacaktır. Zeytinburnu’nda yaşamış birisi olarak ilçeyi nasıl değiştirdiğine bizzat şahit oldum. Çamur deryası bir ilçeden bulvarları, kültür sanat merkezleri, spor sahlarıyla gençlere verdiği değerle örnek bir ilçe çıkardı. Hem mütevazılığı, kültür sanat merakı ve bizzat uğraşması, çözüm odaklı yönetim anlayışıyla Beykoz’a çok iyi gelecektir. Belediye başkanlığı kadar iyi olmasa da iyi bir fotoğrafçı oluğunun da altını çizeyim.

Sancaktepe adayı Avukat Şeyma Döğücü’yü de öğrencilik yıllarından tanırım. Bir kadın belediye başkan adayı olarak gururumuzdur. Güvenilir, çalışkan kişiliğini yanı sıra halkla iç içe yaşan bir başkan olacaktır. Yeni gelişen bu ilçeyi sarıp sarmalayacak, kadınların, gençlerin önünü açacak vizyoner bir yönetim anlayışı sergileyecektir. İstanbul yerel yönetimi içinde bir kadın başkanın farkını göstereceğine inanıyorum.

Pazar günü sandığa giderken yerel sorunların çözümüne odaklanacak, kendisini değil, görev yaptığı ilçeyi parlatacak başkanları seçmek bizim irademizle gerçekleşecek.

İyi seçimler…