• 21.12.2019 00:00

 Norveç’te filan yaşasalar tamam da, Türkiye’de bazı insanlar artık bunaldık diyorlar. Böylesine eğlenceli bir ülkede ben bunu anlamıyorum.

 

 

İnsanların o konuda yaptıkları dedikoduları da parantez içinde yanlarına ekleyerek, tarihleriyle birlikte bikaç haber örneği aktarayım; bakın nasıl hak vereceksiniz bana. (İnsanların nutku tutulup dedikodu dahi yapamadıkları haberlerde, yine parantez içinde, “sessizluk!” yazıp geçeceğim).

***

İçişleri Bakanı Soylu’dan yeni terörist yoklaması: “500 civarında kaldı.” (27.11) (Dedikodu: CB Erdoğan kendisini azarlamış: ‘Kardeşim! Bu kadar operasyonu ve masrafı 500 kişi için mi yapıyorlar dedirteceksin! Bari Orhan Pamuk türünden kentli teröristlerin bu sayının dışında olduğunu söyleseydin! Ayrıca, bizim damadın ürettiği o kadar SİHA ne olacak? Ama Allah’tan, Libya işi sayesinde bunlara Kıbrıs’ta üs açtık.’)

CB Erdoğan, Ermenilerin Türkiye'de göçmen olarak yaşadıklarını söyledi. (14.11) Ardından, İskandinav ülkelerinin tamamının erken emeklilikle battığını açıkladı. (16.11) (Sessizluk!)

CB Erdoğan Saray’ın yeni halısını tanıttı: “Arkadaşlar, bu halımız 108 m2’dir. Hereke’dir. Yerli ve milli.” (23.11) (Dedikodu: Ayşe Hür’ün -ve Google’ın- yalancısıyım; Hereke Fabrikası Ohannes ve Boğos Dadyan kardeşler tarafından 1842-44’te kuruluyor. Ürettiği en büyük tek parça halı, 1898’de Alman Kayzeri II. Wilhelm’i etkilemek isteyen II. Abdülhamit için 468 m2 olarak dokunuyor.)

***

Brezilya lideri Bolsanaro, ünlü aktör Leonardo DiCaprio'yu Amazon yangınlarını finanse etmekle suçladı. (30.11) (Dedikodu: Gezi’yi finanse etmekten 779 gündür tutuklu Osman Kavala: ‘Oh be birader; DiCaprio’yu da yanıma versinler de yalnızlıktan kurtulalım!’ dedi.)

Bilinci kapanan Selahattin Demirtaş’ın hastaneye ancak 7 gün sonra ve kamuoyu baskısı sonucu sevki tepki yarattı. (02.12) (Dedikodu: Yandaş çevrelerde yazıldığı kadarıyla, Demirtaş’ın sağlığı konusunda herhangi bir ihmal söz konusu değil. Aksine, 09.12 tarihli Evrensel’de çıkan röportajının cezaevine sokulmamasının da gösterdiği gibi, kendisinin sağlığını kendisinden bile korumak konusunda aşırı hassasiyet mevcut.)

***

Yerelingundemi.com sitesine göre, elhamdülillah kanımız temiz: “Ünlü tarihçi Yavuz Bahadıroğlu, ‘Orhan Bey, Yıldırım Bayezid ve II. Murad dışında Hıristiyan bir kadınla evlenen padişah yoktur’ dedi.” (05.12) (Dedikodu: Vikipedi’nin 36 padişahlık “Osmanlı Padişah Eşleri” listesinde hanım sultanların isimlerine ve kimin kızı olduklarına bakarsanız, en azından 1 Hıristiyan kadınla evlenmeyen padişah nadirattan.)

Belediye şoförüne verdiği tuvalet önünde oturma cezasıyla gündeme gelen ve görevinden istifa etmek zorunda kalan Güngören Belediyesi Başkan Yardımcısı Veysel İpekçi, komünizme ve kapitalizme alternatif bir ekonomik sistem geliştirdiği için “dış güçlerin hedefi” olduğunu söyledi. İpekçi, "Elhamdülillah imam-hatipliyim. Ak Parti'den istifa etmeyeceğim" dedi. (Sessizluk!)

***

Seralarında sabahları 1 saat Kur’an-ı Kerim yayını yapan Manavgatlı işadamı Şevki Öncel, “Muz, DNA’sı insan DNA’sına % 40 benzer bir meyvedir. Bu ağaçlar tıpkı bizde olduğu gibi stres ve benzeri sorunlar yaşayabilmektedir” dedi. (10.12) (Dedikodu: Bu habere hemen gülmemek lazım. Çünkü Şubat 2015’te TÜBİTAK, bir imam-hatip öğrencisinin, Kur’an dinletilen fasulye fidanlarının 3 kat hızlı büyüdüğünü kanıtlayan projesini birinci ilan etmişti. Ağustos 2017’de de, Şanlıurfa’da Harran Üniversitesindeki bir grup bilim insanı, tekbir getirilerek kesilen kurbanın acı duymadığını belirlemişti. Şu farkla ki, bunların ikisi de, muz DNA’sının insan DNA’sına benzediğini fark edememişlerdi.)

(Üstelik, kişilerin inanç ve amellerinin ne olduğunun sorgulanması, devletimizin resmî ilkesinin artık “İslam inancının ve Fıkhın ilke ve kurallarına uymak” biçiminde belirlendiği bir dönemde hata olur. 14 Aralık 2019 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan, katılım bankası müfettişlerinde aranacak olmazsa olmaz özelikler şöyle: “Allah-u Teala’nın kendisini izlediğinin ve kıyamet gününde Allah-u Teala’ya hesap vereceğinin sürekli bilincinde olmak.”)

***

2019 yılı edebiyat ödülünün, Bosna-Hersek’teki savaş suçlarını inkar eden Avusturyalı Handke'ye verilmesi üzerine CB Erdoğan, “Türkiye’den kalkmışlardır teröriste ödül vermişlerdir. Aziz Sancar hocamıza vermiş oldukları gibi bunun tartışılacak bir yanı yok. İlmi olan bir hocamızdır. Eyvallah...” dedi. (10.12) (Dedikodu: Nobel alan diğer Türkiyeli Orhan Pamuk olduğuna göre, onun terörist olduğu söylenmiş oldu. Bununla birlikte, gerek CB Erdoğan ve gerekse F. Altun böyle bir ima yapılmadığını açıklayınca, Türkiye’den üçüncü bir Nobel alan kişi bulunduğu, fakat bunun kamuoyundan bugüne kadar gizlendiği şüphesi belirdi.)

***

Tarım için Sudan’da 99 yıllığına kiraladığı arazilerde üretime başlayamayan Türkiye’nin, bu ülkeden tarım ürünleri (tereyağı, yumurta, bal, patates, domates, sarımsak, üzüm, buğday, arpa ve mısır) ve buna ilaveten 500 ton at, eşek, katır ve maymun eti ve bunların sakatatlarını gümrüksüz olarak ithal edeceği açıklandı. (12.12) (Dedikodu: İlk üç et türünün bu fakr-ı zaruret ortamında anlaşılabilir olduğu, fakat maymun işinin daha çetrefil gözüktüğü konuşuluyor. Yine de, domuz etinin gümrüksüz kotaya henüz dahil edilmemiş olması, ekonominin söylendiği kadar da kötü olmadığının işareti olarak algılanmakta.)

Adana’da 10 Ocak 2018’de Başbakanlık’a yapılan isimsiz bir ihbarla, çocuklarını Rojava'da kaybeden 3 aileye ve bu çocukların fotoğraflarını mermer mezar taşlarına işleyen İ.V. ve Ü.V. adlı 2 mezar taşı ustasına “örgüt propagandası”ndan dava açıldı (12.12) (Dedikodu: Mermer ocağının sahibi, işçileri ve nakliyeyi yapan kamyon şoförü hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu öğrenildi.)

***

Ankara’da, öğrencisi olduğu veteriner hekim Prof. Dr. H.B.’nin tecavüzüne uğradığını ileri süren veteriner hekim Ç.B., savcılıkta ifade verirken savcının “Ben de kadınım sen de kadınsın. Ben neden tecavüze uğramıyorum da sen uğruyorsun?” dediğini ilk duruşmada aktardı. Mahkeme heyeti, Ç.B.’ye, “Yüzüne ya da herhangi bir yerine vuramadın mı?”, “Bağırmadın mı?” şeklinde sorular yöneltti. (16.12) (Dedikodu: Savcının ve mahkeme heyetinin, Haziran 2019’da meydana gelen benzer bir olaydan etkilendiği söylentisi dolaştı: Öğrenci değişim programıyla Ankara'ya gelen İspanyol öğrenci, barda içeceğine ilaç atılarak bayıltılmış, tecavüze uğramış, davanın savcısı ise “O saatte bara gidip içki içenin başına her şey gelir” yorumunda bulunmuştu.)

Ethem Sancak, “Sn. Erdoğan’a aşkınız devam ediyor mu?” sorusuna, “S-400’leri almaktan vazgeçtim derse beni karşısında bulur” yanıtını verdi. (16.12) (Dedikodu: Sancak’ın bu cevabı CB Erdoğan’ın iktidardan artık yuvarlanacağı yorumlarına yol açmış olmakla birlikte, bu konuda kesin kanaat oluşturmadan önce bi de Burhan Kuzu’nun aynı yönde açıklama yapmasının bekleneceği söyleniyor.)