İhlalciler Cezalandırılmalı

  • 13.10.2011 00:00

 “İçindeyken göremezsiniz” derler.

Geçekten de insanlık tarih boyunca pek çok ihlal, onun yapıldığı zamanda, birçok insan tarafından normal karşılanabiliyor, hatta desteklenebiliyor.

Özellikle de etnik, cinsiyetçi, dini veya siyasi önyargılar, ekonomik ve sınıfsal ayrım ve gerilimlerle çakıştığında, ihlaller daha uzun bir zamana yayılabiliyor ve onun kurbanlarına uzun yıllar süren acılar yaşatabiliyor.

Türkiye’de başörtülü kadınlara yönelik ayrımcılığın ve onun ürünü olan insan hakları ihlallerinin de böyle bir arkaplanı var.

Ayrımsız insan hakları perspektifinin egemen olmadığı, “aydın” çevrelerde onların hakkını savunmanın prim yapmadığı, savunanın da bunu başarılı bir biçimde yapamadığı bir yer burası. Darbeydi, muhtıraydı, devletçi sermayeydi, islamofobiydi, oligarşi medyasıydı, öyleydi, böyleydi: Sonuçta en az üç kuşak boyunca sayısını bilmediğimiz kadar çok kadının geleceği, herkesin gözü önünde ve yavaş yavaş öğütüldü.

Başka birçok konuda beraber hak savunusu yaptığımız pek çok insanın, konu bu olunca nasıl utanç verici bir savrulma içine düştüğünü de gördük bu ülkede. “Aslında ben de bu yasağa karşıyım” diyenlerin, “411 el kaosa kalktı”günlerinde, çoğu kez kendisinin dahi farkında olmadığı ani bir savrulmayla, bir anda Hürriyet gibi konuştuğunu gördük.

***

Bugün başörtülü kadınlarla üniversite arasına döşenen bariyerler, demokrasi dalgasının altında kalmış görünüyor.

Militarizm geriletildi ve YÖK’ün tutumu değişti.

Ama yasak, daha doğru bir ifadeyle yasal temeli olmayan engelleme,  henüz tüm öğrenciler için sona ermiş değil.

Bugün hala bazı üniversitede keyfi bir engelleme sürdürülüyor, başörtülü öğrencilerin eğitim ve öğrenim hakları ihlal ediliyor. Bazı “hocalar” öğrencileri dersten çıkarıyor, düşük not vermekle tehdit ediyor.

***

Geçmişte sivil güçler zayıftı; yargı demokratik meşruluğa kavuşturulmamıştı ve ihlalleri cezalandırmak kolay değildi.

Ama bugün artık bu ayrımcılığın böylesine hoyratça devam etmesine izin vermemek gerek. Bugün ayrımcı önyargılarını hak ihlalleriyle tatmin etmek isteyenler, kendilerini hiçbir şekilde rahat hissetmemeli.

Uluslararası insan hakları metinlerinde ifadesini bulan, bizde de pozitif hukuka bir şekilde dahil edilmiş olan, ama bugüne kadar hep amacının tam aksi istikamette, kırılgan grupları, azınlıkları ve muhalifleri cezalandırmak için kullanılan “ayrımcılık yasağı” artık yerli yerince uygulanmalı.

Başörtülü kadınlara yönelik ayrımcılık ve ihlallerin hala sürdüğü üniversitelerle ilgili ayrıntılı bilgiyi “www.timeturk.com”da “Cyrano de Bergerac”ın makalesinden okuyabilir, daha ayrıntılı bilgiyi ise konuyla ilgili çalışmalarıyla tanıdığımız avukatFatma Benli’den alabilirsiniz.

Derslere alınmayan, hakarete uğrayan, “afla” döndüğü üniversitesinde hakları iade edilmeyen, aldığı dersler kendisine yeniden yükletilen veya kaydı yapılmayan öğrencilerin durumlarını belgelemelerinin önemini vurguluyor Benli.

Mazlumder İstanbul Şubesi de bugün bu konuda bir basın açıklaması yapacak.

***

Fazla söze gerek yok.

Azalarak da olsa halen yaşanmakta olan durum, eğitim ve öğrenim hakkının engellenmesidir. Bu engellemenin din ve inanç ve/veya cinsiyet ayrımcılığı temelinde yapılıyor olması ise, işlenen suçu daha da ağırlaştırmaktadır.

Birileri “içerideyken” göremeyebilir. Bir kesime ve o kesimle özdeşleştirdiği bireylere karşı önyargı ve nefret duyabilir.

Ama hakkını ihlal edemez.

Dünyanın hiçbir ülkesinde ihlalcinin ihlalden vazgeçmesi veya yaptığının yanlış olduğuna ikna olması beklenmez. İhlal cezalandırılır ve hak sahibine iade edilir.

Yoksa devreye girmeyen adalet ve yargı suç işliyor demektir.

Sivil ve demokrat güçlerin fiili üstünlüğü sayesinde hakkı gaspedilen başörtülü kadınların bu gün sayısının az olması, ortada vahim bir hak ihlali olmadığı anlamına gelmez, sorunu görmezden gelmeyi de gerektirmez.

Hakikaten artık yeter!

Artık yapanın yanına kar kalmamalı bu zorbalık.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar