Darbecilik ‘boru’ mudur

  • 27.01.2014 00:00

 Gezi’nin aslında bir “darbe girişimi” olduğu yaygarasını unutmak üzereydik ki, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması girdi gündemimize. Olayın şokunu atlatır atlatmaz Başbakan Erdoğan yakın mesai arkadaşlarıyla bu soruşturmanın bir “darbe girişimi” olduğuna karar verdi ve o gün bugündür hemen her gün, bazen günde birkaç kez “paralel devlet” ve “darbeciler” ile ilgili kamuoyunu “aydınlatmak” için büyük çaba sarf ediyor. “Darbeci” olmakla itham ettiği Cemaat için çok ağır nitelemelerde bulunuyor, başlattığı “istiklal ve istikbal” mücadelesine itiraz edenleri de “hain” ilan ediyor.

Son olarak TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz sonradan geri çekilen skandal HSYK tasarısını eleştirdi ve “hukukun şaibeli olduğu bir ülkeye yabancı sermaye gelmez” gibi son derece anlaşılır bir uyarıda bulundu diye Başbakan Erdoğan tarafından “ihanet” içinde olmakla itham edildi, “görürsünüz siz” edasıyla tehdit edildi.

Tabii “paralel devlet”, “iç ve dış mihraklar” ziyadesiyle muğlâk ve müphem hedefler olunca, TÜSİAD Başkanı’nın konuşması Başbakan Erdoğan’a adeta “can simidi” gibi geldi. En azından mücadelenin “iç mihrak” boyutu itibarıyla artık hedef tahtasında TÜSİAD da var. TÜSİAD Başkanı istediği kadar “vatanseverliğimi kimselere sorgulatmam, Başbakan’ın sözünü geri almasını bekliyorum” gibi açıklamalar yapsın, ok yaydan çıktı bir kere; TÜSİAD ya da iktidar partisinin doğrudan güdümünde olmayan sermaye çevreleri artık “darbeci” ya da “paralel devletçi” olmaktan kolay kolay kurtulamazlar. Hem, sözkonusu olan bir büyük sermaye örgütü olunca, rahatlıkla “dış mihraklar” ile de irtibatlandırılmaya müsait bir “hedef” olacaklardır.

Yargının Adalet Bakanlığı üzerinden doğrudan yürütmenin kontrol ve denetimi altına alınmasını öngören düzenleme, geri çekildi. İktidar partisinin bu “son dakika” manevrasında, besbelli ki Avrupa Birliği’nden gelen açık ve kesin uyarıların rolü oldu. Cumhurbaşkanı Gül’ün önüne gelmesi hâlinde bu tasarıyı veto etme ihtimalinin yüksek olması da bir başka etken. Bunu da not etmekte yarar var. Dolayısıyla bu yasa tasarısını eleştirenlerin “vatana ihanet” ithamıyla karşı karşıya kalmalarının “mesnedi” kalmadı. Ama işte maksat “darbeye karşı mücadele”...

İktidar partisi, bu kavgasıyla birlikte yerel seçimleri “sen meseleyi hâlâ yerel seçim mi sanıyorsun arkadaş” havasına soktu. Gerçi bugüne değin “genel seçimlerin provası” niteliğinde olmayan, sadece yerel yönetimler bağlamında vaat ve programların, hedef ve iddiaların tartışıldığı, yarıştığı bir yerel seçim yaptığımızı hatırlamıyorum. Ama bu seferki gerçekten de “farklı” bir siyasi anlam içeriyor. Bu, iktidar partisi açısından riskleri de bulunan bir konsept tercihi. Doğruya doğru; rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla gölgelenmiş, lekelenmiş olmayı başka türlü “asıl mesele başka” mecrasına sürüklemesi mümkün değildi.

Ciddi bir “algı” manipülasyonu kampanyası yürütülüyor. İktidar yanlısı medya da bu kampanyanın en ön saflarında rolünü oynuyor. Medyanın bu süreçteki pratiği, tıpkı darbe dönemlerinde olduğu gibi, utançla anılacaktır.

Daha önce de yazdım, “darbecilik ciddi bir suçtur” ve bu darbeciler her kimler ise yasa ve hukuk düzleminde eylemlerinin hesabını vermelidirler. Ne var ki hâlâ ortada açılmış bir soruşturma ve sanıkları yok. Sadece hallaç pamuğu gibi atılan bir Emniyet teşkilatı ve “dokunan sürülüyor” durumundaki savcılar var. Bu kişilerin sürüldükleri yerlerde de “darbe” işleriyle uğraşmayacak olmalarının bir garantisi var mı? Eğer “yolsuzluk ve rüşvet kılıfına sokulmuş bir darbe” yapmaya yeltendi iseler, ki iddia bu, bunun yaptırımı oradan oraya sürülmekle mi sınırlı kalacaktır?

İşin orasını karıştırma, sonuçta Başbakan siyaset yapıyor” diyenler olduğunu tabii ki biliyorum. Ama “boru” mudur yani “darbeci” olmak, “hain” olmak, “paralel devlet” kurmak?

Bana öyle geliyor ki, “borudur” diyenler bunun altında kalacaklar. “O gün öyle bugün böyle” diyerek geçiştirilecek gibi değil çünkü...



[email protected]

Twitter: @CaferSolgun

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar