Nereden baksan, ahmaklık

  • 6.02.2014 00:00

 Bu “paralel devlet” iddiaları iyiden iyiye çığırından cıktı, “güler misin ağlar mısın” dedirten bir hâl aldı. Gün geçmiyor ki bir “ben yapmadım, paralel devlet yaptı” haberiyle karşılaşmayalım. “Paralel devlet” iddiasının sahipleri ayni zamanda iktidar sahipleri ve hem, dün bir bugün iki denecek kadar da değil, on yılı aşkın bir süredir iktidarda bulunuyorlar. İktidarlarının “ustalık” dönemini yaşıyorlar. Ama bu konudaki her “acaba” diyen soruyu, eğer fırça atarak susturmamış iseler, “ya, öyle böyle değil bu paralel devlet, bizimki de saflık işte” üslubuyla karşılıyor ve adeta devletin köküne kibrit suyu dökülmüş olduğunu söyleyerek insanda “vay be...” şaşkınlığına sebep oluyorlar.

Malum, Dersimliler memleketin “olağan şüpheli” yurttaşlarıdır. Pekâlâ, bütün zamanların da diyebiliriz. İktidarlar gelir gider, ama Dersimlilerin devlet nezdinde “olağan şüpheli” olma durumunda değişen bir şey olmaz. Darbe dönemlerini söylemeye bile gerek yok. O yüzden memleketleri dışında herhangi bir yerde ve ama özellikle de devletle ilgili her yerde ayrımcılıkla karşılaşırlar. Tek başına Dersimli olmaları, yeterli sebeptir.

Nedeni kimse için “sır” olmasa gerek. Etnik kimliği, inancı ve siyasi eğilimleri nedeniyle devletin ne kadar “kırmızı” çizgisi varsa, Dersimliler o çizgilere değmektedirler...

Fişlenmek”, Dersimliler için “olağan” bir devlet faaliyetidir. Diyebiliriz ki, Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri fişlenmektedirler.

Bu “fişlenme” konusu, önceki yıl Hozat Emniyet Müdürlüğü’nün “rutin” olarak yaygın bir fişleme çalışması içinde olduğunun medyaya yansımasıyla gündeme geldi. Sırf Dersimli diye “terörist” olarak yaftalanmaya tepkiler, eleştiriler oldu. Meclis İnsan Hakları Araştırma Komisyonu da meseleye “Fransız” kalmadı ve konuyu araştırması için bir alt komisyon oluşturdu. Komisyonun çalışmaları biraz uzun sürünce, herhalde Meclis ve iktidar meseleyi çok ciddiye aldı diye düşündük; saflık işte...

Ve nihayet başkanlığını AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner’in yaptığı komisyon, çalışmalarını bir “taslak rapor” hazırlayarak önceki gün sonuçlandırdı. Konuyu başından beri yakından takip eden ve duyuran gazeteci arkadaşım Ferit Demir’in haberinden öğreniyoruz ki, hazırlanan raporda fişlemelerin sorumlusu olarak “paralel devlet” işaret ediliyor... Şaka değil, cidden...

Raporda geçen ifadeyle 1980 yılında “derin devlet kolluk güçleri” tarafından yapılan fişlemelerin şimdi “adına paralel devlet dediğimiz yapıya mensup görevliler tarafından kullanıldığı düşünülmektedir” deniyor...

Anlaşılıyor ki bu “paralel devlet” sadece rüşvet ve yolsuzluk iddialarına karşı girişilen “istiklal ve istikbal” mücadelesinin değil, bundan böyle devletin adının geçtiği her türlü kirli ve savunulamaz işin paravanı olacak.

Konuyla ilgili sohbet ettiğim bir Dersimli sordu: Paralel devlet” mensupları ile “AK Parti’ye bağlı devlet” mensuplarını nasıl ayırt edeceğiz peki? “Bilmem” deyince de “yahu Ankara’dan bakınca çok mu aptal görünüyoruz?” diye devam etti.

Devletleşmek böyle bir şey sanırım. İnsanları farklı biçimlerde “aptal” yerine koymaya sebep oluyor. (Bu, duruma göre “kullanışlı” veya direkt “aptal” olma gibi farklı anlamlar kazanabiliyor tabii.)

Nereden icap ettiyse aklıma geldi; bir Ahmet Kaya şarkısında “nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça” deniyordu...



[email protected]mail.com

Twitter: @CaferSolgun

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar