‘Emirleri Berkin’den alıyoruz’

  • 13.03.2014 00:00

 16 Haziran 2013 günüydü. Ekmek almaya çıkmıştı evinden. Sokaklar karışıktı. Polis göstericilerin üzerine habire gaz bombaları atıyordu. O gaz bombalarından biri arkasından kafasına isabet etti. Kanlar içinde düştü kaldı orada. Kahvaltı sofrasında ekmek bekleyen babası çocuğunun başına geleni duyduğunda, “hastanede iki dikiş attırırız” diye düşündü. Düşündüğü gibi değildi ama. 14 yaşındaki Berkin Elvan, düştüğü yerden kalkamadı bir daha. Direndi. Tam 269 gün. 15’ine girdiğinde komadaydı hâlâ. “Devlet” ailesini ne aradı ne sordu 268 gün boyunca. Her ne olduysa, Berkin yaşam direnişinin 269. gününde son nefesini vermeden bir gün önce Cumhurbaşkanı Gül aradı ailesini, “geçmiş olsun” dedi. Ama o 45 kilodan 16 kiloya düşmüştü ve “geçmiş” olmadı...


269 gün boyunca onun için sessizce “Diren Berkin” kampanyaları düzenleyenler, dua edenler, umutla sağlık haberini bekleyenler, yeniden ayaklanacağı günlerin yolunu gözleyenler, onun Hakk’a yürüdüğünü öğrendiklerinde sokaklara döküldüler. Vicdanı kararmamış herkes. “Geziciler” diye alay edilenler, “ne oldu Gezi ruhuna” diye “darbeyi bastırdık” edalarında insanlara laf sokanlar şaşırdı mı bilmem, ama “Gezi” Berkin oldu ayaklandı.


Durumumuz şu: Muhtemelen Başbakan Erdoğan’ın “yüzde 50” diye tanımladığı insanlar içinde bazıları “e, o da Aleviymiş” diyorlar, “o da eylemciymiş” diyorlar, “işte bu da belgesi” diyor ve Berkin’in elinde sapanla çekilmiş bir resmini paylaşıyorlar sosyal medyada.


Evet, Berkin de Gezi protestolarında öldürülen diğer gençler gibi Alevi idi. Gezi günlerinde, evet, o da sokaklara çıkmış isyanını haykırmıştı. Mümkündür, bir sapan da yapmıştır kendine ve mümkündür taş da atmıştır insafsızca kendilerine hücum eden polise. Böyledir diye, bazı alçakların dediği gibi “su testisi su yolunda kırıldı” mı denecektir Berkin için?


Ben böyle düşünen insanlara, onları Allah’a havale etmek dışında hiçbir şey dememeyi tercih ediyorum.


Ve ama bir de, “yazık oldu, çocukmuş daha” diyenler var. Böyle düşünenler de, “aman” diyorlar, “sokaklara dökülmeye ne gerek var? Başka insanlar da ölmesin”...


Ama ilk bakışta gayet iyi niyetli gibi görünen bu düşüncedeki insanlar, “yazık, başka insanlar ölmesin bari” şeklindeki temennilerini NEDEN acılarını haykıran insanlara yönelik söylüyorlar? NEDEN bu ülkenin “bazı” yurttaşlarına ayrımcılık da değil artık düpedüz “düşman” muamelesi yapan devlet görevlilerine, güvenlik güçlerine ve onların sorumluluğunu taşıyan iktidar sahiplerine değil de acının sahiplerine nasihat ediyorlar?


Berkin öldü. Bu, hiçbir sahteliği kaldıramayacak kadar çıplak bir gerçek. Vicdanı olan, Berkin’in katillerine hitaben konuşmalıdır. Çünkü Berkin’in vurulmasıyla ilgili yürütülen göstermelik soruşturma, katilleri ve onların “benim kahraman polisim destan yazdı” diyerek sırtını sıvazlayanları açığa çıkarmayı değil, gözlerden saklamayı amaçlıyor...


Bu sözleri poster yapıp duvarlarımıza assak yeridir: “Şimdi soruyorlar. ‘Polise talimatı kim verdi?’ diye. Polise talimatı ben verdim!” (23 Haziran 2013, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan).


Gezi’de demagojisi, spekülasyonu çok yapıldı; “iç ve dış mihraklar” ve daha neler neler...


Berkin için acısını, isyanını haykıranların “emri kimden aldınız” sorusuna verecekleri çok net bir yanıt var artık: Emri Berkin’den aldık... Berkin emretti ve biz de isyan ettik... Bir hatamız varsa eğer, o da bu emrin gereğini yerine getirmeyi ağırdan almamızdır...


Çünkü çocukluğumuzu vurdunuz. Çocukluğumuzu öldürdünüz. Siz çok, ama çok oldunuz...



[email protected]

Twitter: @CaferSolgun

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar