Qaşmer, tırşıkçı, zavallı...

  • 14.04.2014 00:00

 Çapsızdır. Birikimi, deneyimi, eğitimi yetersizdir. Eğitimden kastım sadece okuduğu okullar değil, kendini eğitme, geliştirme, mesela kitap okuma, konuştuğu, yazdığı konuyla ilgili araştırma ihtiyacı duyma noktasında yetersiz ve yüzeysel olmasıdır. Bu yüzden de yazarken veya konuşurken bağırıp çağırmayı tercih eder, slogancıdır, terbiyesizdir, küfürbazdır, savunduğu görüşlere düşünsel manada kattığı bir değer yoktur. Ezber ettiği klişeler kendisine yetmektedir. Sıkıştığı yerde Google diye bir şey vardır. Ve hem okumak, araştırmak kafasını karıştırmaktadır. Oysa kafasının karışmasına değil, çok net ve hedefine kilitlenmiş olmasına ihtiyacı vardır.

Qaşmerlik” yaparak elde ettiği bir payesi varsa, ki elbette olmalıdır, bunun anlamı kişiliğinin bittiği yer olmasıdır. O paye, ağzından dökülen sözler ne olursa olsun, kişiliğinin yerini almış, hayatının manası olmuştur. Bir yandan yandaşlıkla, yalakalıkla, militanca ve şahsiyetini ayakları altına alarak elde ettiği payeyi savunur ve bir yandan da payesini savundukça “kendi” olmaya dair ne varsa kaybeder. Kendini kaybettiği yerde, varlığını ayaklarının altına paspas yaptığı, “uğruna ölürüm” dediği liderinin gözüne girmek, ona yakın olmak, daha fazla yakın olmak, buarada elde ettiği imkânların artmasını dilemek, bütün aklını, fikrini, zekâsını, enerjisini buna hasretmek yegâne varlık nedeni hâline gelmiştir.

İktidar hastalığının en pespaye halkasıdır. İktidar sahiplerinin oluşturduğu konseptlerin görünen, gösterilen yüzlerinden biridir; ama nihayetinde figüranıdır. Rolünü iyi oynarsa “daha yakın” olmakla taltif edilir. Kötü bir performans sergilemişse, kendini yerin dibine girmiş hisseder. Zaten çoğu zaman üstlendiği rol, “mayın eşeği” rolüdür. Liderin yolunu düzler. (Mayın tarlalarının bulunduğu sınır boylarında kaçakçılar, yollarından emin olmadıkları yerlerden geçerken önden yanlarında getirdikleri mayın eşeklerini yollarlar.)

Alta karşı bastırmacı, üste karşı yaranmacı” bir anlayış ve pratiğe sahiptir. (Bu belirlemenin mucidi, en azından bu ara Çözüm Süreci hatırına adını takdirle andıkları Abdullah Öcalan’dır. Ama Öcalan’ın “çözümlemelerini de muhtemelen okumadıkları için belirtmekte herhalde yarar vardır: Öcalan’ın bu tespiti, “erken iktidar” hastalığına kapılmış ve genellikle “aslında iki keçi bile güdemezsiniz” sözleriyle eleştirdiği yüzeysel kişiliklerin yönetim pratiklerini izah ve ifade etmek için yapılmıştır.) “Rakip” gördüğü, “alt” olarak tanımlanabilir; zira onlar iktidar değillerdir ve dolayısıyla “zayıf”tırlar, “alt”tırlar ve hep “alt” olmalıdırlar, ki işler “yolunda” gitsin. O rakiplere karşı ne denli sert, ölçüsüz, pervasız, bağıran çağıran ve “ezici”, “bastırmacı” ise, “üstlerine”, yani iktidar sahiplerine ve liderine karşı süt dökmüş kedi misalidir. Ruh hâli, askerlik hikâyelerinde “komutanım beni çok severdi, her gün sırtıma vurur, naapıyorsun ulan eşşoğlu eşşek derdi” şeklinde anlatılan düşündürücü zavallılığa benzer.

Görünüşte saygı görmektedir gittiği her yerde, korumaları vardır, “mühim” adam ya da madamdır, arkasından edilen nahoş laflar zaman zaman kulağına kadar gelmiyor değildir ya, yüzsüzdür ve utanma duygusunu yitirmiştir. Ve o lafları edenler de zaten kendisini çekemeyenlerdir olsa olsa.

Yine de bazen kafasını meşgul eden tuhaf bir rahatsızlık duygusu vardır içinde. Ne kadar zorlasa, abartılı roller kesse de, yüzüne, gözüne yer etmiş, Kürtlerin “tırşıkçı” (ağa sofrasının kırıntıları için kırk takla atan tiplere denir. Siyasi anlamda da korkak ve işbirlikçi tutum sahiplerine yakıştırılan bir sıfattır) tabir ettikleri kişiliklere özgü bir rahatsızlık duygusudur bu. Bir tür suçluluk duygusu. Aynı tür ve kategoride yer aldığı ve içten içe her birinden ayrı ayrı nefret ettiği kişilerden bazısı bu duygudan arındırmıştır kendisini. Öylelerine karşı karışık duygular içindedir. Ve onu asıl karıştıran, içinde bir parça vicdan kırıntısı kalmışsa eğer, kendisine dahi itiraf edemediği bir “ben de böyle bir şey miyim yani” rahatsızlığının ağırlığı altında eziliyor olmasıdır.

[email protected]

Twitter: @CaferSolgun

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar