Kobanê sınavı...

  • 13.10.2014 00:00

Bazılarına göre Kobanê “düştü” ve PYD “yenildi”. Olayı bir “yendi-yenildi” üslup ve mantığıyla değerlendirmek için en az bunu söyleyenler kadar yüreksiz, vicdansız olmak lazım. İlla o ağızla konuşmak gerekiyorsa, yenilen IŞİD’dir. İlk defa bütün güçleriyle yüklendikleri bir bölgeyi, karşılarındaki çoğu silahlı sivil (evet, sivil) direnişçilerden silah ve eğitimli savaşçı bakımından daha güçlü olmalarına rağmen ele geçirememişlerdir. Kobanê’den geri çekilmemelerinin en büyük nedeni ise, Kobanê direnişinin kendileri için bir “önlenemez” düşüş ve dağılmanın miladı olma ihtimalinden duydukları korkudur.

 

Kobanê protestolarında 40 kişi hayatını kaybetti. Hükümet sokağa çıkma yasağı ve “misliyle karşılık verme” tehditleriyle krizi yönetemeyince Abdullah Öcalan’ın çağrısına ihtiyaç duydu. “Olaylar” duruldu. Ve hemen “karşı” saldırıya girişildi. Taşıdığı “cumhurbaşkanı” sıfatını bir kenara koyan Erdoğan, Başbakan Davutoğlu ve tabii ki “işaretle” harekete geçen yazar ve yorumcular Selahattin Demirtaş ve HDP’yi hedef tahtasına koydular. Belli; Cumhurbaşkanı seçimlerinde yürüttüğü başarılı kampanya bazılarını endişelendiren Demirtaş’ı siyaseten yıpratmak ve hatta bitirmek için ellerinden geleni artlarına koymayacaklar. Selahattin Demirtaş’ı “bitirmek”, HDP’yi etkisizleştirmek çabalarının Kürtlerde ve genel olarak demokratik kamuoyunda yol açtığı ve açacağı kırılmaları görmüyor, düşünmüyorlar bile...

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürtler ve Çözüm Süreci ile alakasını kuramadığı(!) Kobanê’nin açığa çıkardığı birikmiş öfkeyi anlamak ve hiç değilse bundan sonra atacağı adımları doğru hesaplamak yerine iktidar partisi polisin yetkilerini artırmaya hazırlanıyor. Yaygın ve sürekli bir OHAL rejimine geçiyoruz yani.

 

Yeni Türkiye” Kürtler, Aleviler, solcular, demokrasi ve adalet talep edenler sözkonusu ise bildiğimiz devletten başka bir şey olmadığını ortaya koyuyor yine.

 

İktidar partisi kendisini her “sıkışmış” hissettiğinde daha fazla demokrasi değil daha fazla “devlet” olma yoluna giriyor.

 

Önceleri “bu kış komünizm gelecek”, “çakıl taşı” ve “irtica” deniyordu. “Düşman” ihtiyacını şimdilerde “paralel yapı” karşılıyor. Nitekim Kobanê protestolarının arkasında da derhal “Pensilvanya”nın olduğu tespit edildi(!) Toplum tehlikeli bir kutuplaşma cenderesinin içerisine sokuluyor, memleket yangın yerine dönüyor, insanlar ölüyor ve bütün bunların siyasi ve hukuki manada hesabını kimse vermiyor. Çünkü bunlar hep hükümeti zor duruma düşürmek isteyen “Pensilvanya” ve “iç ve dış mihraklar”ın işi oluyor...

 

Arada söylemiş olayım. Devlet, yargı, medya ve psikolojik harp mekanizmaları seferber edilmesine rağmen bir türlü hukuken kanıtlanamamış “paralel” iddiaları bir yana, mantalite olarak kendisini “devletin çıkarlarına” endekslemiş, toplumsal sorun ve olaylara gösterdiği refleks tipik devlet refleksi olan Cemaat, umarım maruz kaldığı bu sistematik devlet zulmünden çıkarması gereken en önemli dersin kendisini ciddi bir özeleştiriye tabi tutarak yönünü topluma dönmek olduğu sonucunu çıkartır.

 

Kobanê için “orada sivil kalmadı ki” diyenler için de söyleyeceklerim vardı ama sevgiliHayko Bağdat dedi diyeceklerimi (Hadi davranın, 11 Ekim 2014, Taraf). Orada direnen insanların çoğu ellerinde silah tutuyorlar diye düzenli ordu askeri ya da devlet ağzıyla “profesyonel terörist” filan değiller. Bunu vicdanı kararmışlar anlayamazlar, biliyorum. Ama bazen tarihe not düşmek için yazmak gerekir. Öyle bir zamandayız.

 

Kobanê bir vicdan sınavı ve kararlılık tatbikatıdır. Bu sınavı veremeyenler Kobanê’de yeniliyor ve mahkûm oluyorlar. Belki de bunu gördükleri için bunca hırçın, çirkin ve zalimler...

 

[email protected]

Twitter: @CaferSolgun

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Çok Okunanlar

Rant değil belediye yararı

Rant değil belediye yararı

  • 16.11.2022

Resmi İlanlar