Cem SANCAR
Cem SANCAR

Gazete: Sabah GAZTESİ

Tatava

  • 6.05.2019 00:00

1 Mayıs fotoğraflarına baktım. Stalin'in portresiyle yürüyenler filan.

Drakula resmiyle yürüsen daha iyi! Hiç olmazsa espri, ironi vesaire sanılır.
Şanlı 'tek parti iktidarı' döneminde 1 Mayıs kutlamak yasaktı. Osmanlı'da serbestti, kutlanmıştı.
Neyse bu ayrı mevzu...
Öte yandan aklı başında olan herkes demirin soğutulmasından yana.
Fakat her iki tarafın 'tatavacısı' buna karşı!
'Erdoğan'a saldır, prim yap' ekolünün geçtiğimiz yıllardaki şampiyonları eskisi gibi rahat değiller tabii. Çünkü Cumhurbaşkanı'na bel altı vurmanın tatsız sonuçları olabiliyor.
Şimdi taktik değiştirdiler. 90'ların anaakım medyası tarafından linç edilmiş, süründürülmüş ve artık ak saçlarıyla hayata dönmüş Müslüman aktivistleri tahkir etme ve eskiyi kaşıma işine girdiler.
Aslında dün de öyleydiler! Televizyon ekranlarına çıkıp kurucu istibdat yıllarını savunmak için palyaço makyajıyla taklalar attılar. Bunlara sorsan Sabahattin Ali'yi kamyon şoförü yapan, sonra kafasını taşla ezen Kemalist fikriyat değil, Ak Parti!
Nazım'ı hapislerde çürüten, Kemal Tahir'i hırpalayanlar Müslüman siyasetçiler!
Öyle dünya dışı bir solculuktur ki bunlarınki! Kafatası falan da ölçmüşlerdir. Zihinlerindeki 'Türk' her ne ise, onun dışındakilerini 'hizmetçi' olarak da nitelemişlerdir.
Ne Marks'ın, ne Gramsci'nin, ne de Frankfurt Okulu'nun ne dediğinden haberleri var. Her askeri vesayet girişiminde halkın kafasına sallanan sopadaki sloganın bize ne söylediğine sağırdırlar!
Amerika, Venezüella'ya girsin diye ruh çağırma seansları düzenledikleri biliniyor. Ölüme tapınan terör teşkilatlarına göz kırpıp gerdan kırdıkları 'kına günleri' ise arşivlerde.
Bir halk bir darbede, tankların namlularını kuklaların kafasında kırdığında, USA kontörüyle oraya buraya "kontrollü" diye mesaj attıkları ve kendilerini nasıl rezil ettikleri unutulmaz bir hadise...
 
***
Fakat 'Türkiye İttifakı' lafı her iki mahalledeki 'atarlı' adamları ve de jiletli kadınları rahatsız etti, asıl onu demek isterim.
Bu arkadaşlar biliyorlar ki dil medenileşirse, zatıâlileri avare kalacak.
Her iki asabiyet arasında sanki gizli bir anlaşma var: Galeyanı sürdürelim, işimize bakalım!
Hâlbuki insanoğlu sevgi istiyor, evinde çor çocuğu ile huzurlu olmak istiyor. Vakti geldiğinde "Ya Allah!" diye sokağa fırlasa bile, sürekli 'tatava', kavga gürültü çekmek istemiyor.
Fanatizm, hayat denen çoğul akışa '2' numara dar geliyor, ağır geliyor...
'Benim dışımda herkes kâfir' diyenler de, 'celalli hışım ehli' de buradan besleniyor. Eski Türkiye'nin çatışmalarına dönmek isteyenlerin yüzme havuzudur orası:
Bedevi bir enfeksiyon!
Oysa:
Bu topraklar, bu medeniyet, yüzyıllar boyunca ırklar ve dinler şenliği olarak yaşamış. Güzel zamanlarında 'Osmanlı barışı' budur.
Cumhuriyet'in ön yıllarında yapılan medeniyet kesintisi, verilen o talihsiz ara, kör nefret suçlarını beslemiş ve inşallah artık o günler geride kalmıştır.
Şimdi örnek insanımıza, Peygamberimize bakarak; usul sesle konuşup tebessüm etmeyi, fikri karşıtımızın omzuna elimizi koyarak 'aşk ilen' söyleşmeyi öğrenmeli.
Şu latif Ramazan ayında, bu zor dersi talim etmeliyiz...

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar