• 12.07.2014 00:00

 Martin Luther King, MalkomX, Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve CHP

Emmett Till ve Medine Bircan anısına...

Bir başlıkta bu kadar ismin nasıl yan yana geldiğini merak edebilirsiniz, açıklamaya çalışayım…

İnsan ileriye gitmeye, daha iyiye daha güzele ulaşmaya meyilli bir varlık. Yöneliş genel itibariyle bu şekilde. Madden olsun manen olsun yöneliş hep mevcudun bir adım önüne geçmek amaçlı...

Arapça "h-f-z/hıfz" kökünden türeyen "muhafazakarlık" ise var olanı koruma, değişim, gelişim, ileri gitmenin tam aksini ifade eden bir kelime. Muhafazakarlığın hakkı koruma noktasındaki tutumuna değer vermekle birlikte zulmü/kaybı koruma noktasındaki tutumuna elbet muhalifim.

Türkiye'de "muhafazakarlık" daha çok dindar kesimle özdeşleştirilse de maalesef Türkiye'nin CHP'si kendini "ilerici, çağdaş" olarak tanımlasa da aslında var olanı koruma, muhafaza etme noktasında muhafazakarlığın en yüksek boyutta can bulduğu alan.

1950'lerin ABD'sinde Afrikalılara karşı yapılan ırkçılık hayatın bir rutini halini almıştı. Eğitim, sağlık, hukuk gibi tüm hizmetlerde görevli olanlar beyazdı. Bu ırkçılık bazen öyle bir boyuta varıyordu ki bir ambulans sürücüsü yaralının siyahi olduğunu gördüğünde yaralıyı yolun ortasında bırakıyor, yaralı bir şekilde hastaneye varmış olsa orada beyaz doktorların kendisini ölüme terk etmesi önlenemiyordu. Beyaz bir eczacı kadına "bebek" diyen Afrikalı bir çocuk olan Emmett Till, kadının ailesi tarafından dövülerek öldürülmüştü ve aile hiçbir ceza almamıştı. Ancak bir gün Afroamerikan Sivil Halklar Hareketi ortaya çıktı ve bu çıldırmış gidişe bir son vermenin ilk adımını attı, Martin Luther King bu hareketin öncü isimlerinden biriydi, MalkomX bu hareketten ortaya çıktı... Önemli bir husus; hareketin öncüleri çoğunlukla dini kimlikleriyle tanınıyorlardı.

Türkiye'ye döndüğümüzde ise bizdeki Emett Tıll vakıasına yakın bir vakıanın 2000'lerin hemen başında Medine Bircan vakıasında yaşandığını görüyoruz: Medine Bircan -80 yaşında- 2000'lerin hemen başında başörtülü fotoğrafı nedeniyle Türkiyeli bir doktor tarafından ölüme terk edilmiş bir kadın.

İsmail Kara Hoca, "Türkiye'de İslamcılık Düşüncesi" [1] kitabında, Türkiye'deki İslamcı hareketin öncü isimlerini sayıyor ve konuya İslamcılık hareketinin mevcudun çok daha iyi bir formuna yöneliş olduğunu, İslamcıların bu ülkü doğrultusunda yürüdüğünü belirtiyor.

2000'lerin başında İslamcı bir hareket siyasi bir parti formunu alarak Türkiye'nin on yılı aşkın bir süredir iktidar partisi oldu. Bu hareketin öncüleri dindar kimliğe sahipti. Süreçte bünyesine İslamcı olmayan, laik çevrelerden gelen isimleri de kattı. Bu hareket ortaya çıktığında Türkiye; ırkçılık, ayrımcılık, kutuplaşma, ötekini yok sayma, halkı insan yerine koymama, maddi imkansızlıklar, devletin kaynaklarının patronlar ve belirli kurum ve kişilerce heba edildiği bir enkazdı. O günden bu güne bu hareket bu saydığım enkazı yüklendi ve elinden geldiğince imara yöneldi; artık gazeteler ırkçı başlıklar atamıyor, artık insanlar ırklarından dolayı toplum dışına itilmiyor, artık insanlar sosyal devlet anlayışından faydalanıyor, daha neler neler...

Tüm bu tablo içinde Türkiye'deki enkazın kısmi mimarı CHP ve zihniyeti, bu enkaz modeli muhafaza etme arzusunu bir kenara bırakmıyor, eski ve kötü olanı arzulama çabasına hepimizi sürüklüyor. Ortada bir çatı aday var, bu çatı aday "Cumhurbaşkanının görevi yol, havaalanı vs. yapmak değildir" diyor ama üç gün sonra "kuru ekmek" vaadiyle, Google'den aşırılmış ve hatta tam kızarmamış bir "ekmek" görseliyle basın önüne çıkıyor. Bu nasıl bir özensizliktir, bu nasıl bir tembelliktir, bu savrukluk Türkiye halkına resmen hakarettir.

Maalesef siyaseti en düşük düzeyden konuşuyoruz, kabalaşmak istemiyorum ama CHP'nin adayı da kendisi gibi yarım asır evvelinden geliyor, bu düşük zihin ürünü argümanlar ile düzeyli bir siyasi süreç konuşulamıyor, en acısı da bize eski Türkiye vaad ediliyor. CHP'nin bu ülkeye vakit kaybettirmesinden de, enkaza dair muhafazakarlığından da sıtkımız sıyrıldı, en acısı da bir aday olduğu için mecburen İhsanoğlu ve Erdoğan'ı kıyaslamak zorunda kalmak...

Ez cümle: Tez günde bu tarihin arka sayfasında kalmış gündemle uğraşıyor olmaktan kurtulmak dilerim zira bu arzu edilen daha ileriye yönelmiş Türkiye'ye yakışmıyor. Halkından kopuk, yaşadığı Mısır ve bazı bölge ülkeleri gibi Batı kuklası, işbirlikçi bir rejim arzusu ile Türkiye'ye önerilen çatı aday İhsanoğlu, bu minvalde bu ülkeye CHP'nin son hakareti olsun.