Cemile BAYRAKTAR
Cemile BAYRAKTAR

Gazete: Yeni Şafak Gazetesi

"Acıktım, yemek yemek için eve gittim ama İsrail evimizi vurmuştu"

  • 15.07.2014 00:00

 Filistinli bir çocuğun ağzından ağlamaklı dökülüyor bu sözler, bir haber bülteninde dinliyoruz, 'evimizdeyken'... Evimde, iftar masasına, duvardaki tabloya, ağladığını görmeyeyim diye başını önüne eğen kardeşime, konsolun üzerindeki abajura, annemin İsrail'e bedduasına, vişne ağacımızın dallarına bakıyorum da, birden tüm bunların elimden alındığını düşünüyorum, acıkıp evine yemek yemeye gelen bir çocuğun ailesini ve evini bir anda kaybettiğini gördüğünü bir haber bülteninde izlerken...

Aslında Filistin bu oluyor, bizim zihnimizde ve kalbimizde haber bültenlerinde geçen periyodik acımız oluyor. Peki, biz o vakit kim oluyoruz; acıyan mı, acıyı izleyen mi?

Gazze bizim Ammar'ımız; Filistin bizim Sümeyye'miz oluyor, gözümüzün önündeki şehidlerimiz oluyor. Peki, biz kim oluyoruz o vakit?

Adını bilmediğim o çocuk, evine yemek yemeye giden o çocuk -ki karnını saatler sonra doyurdu mu, onu da bilmiyorum- ve yıllar evvel annesinin ellerinden zorla sürüklenerek götürülen o çocuk, ve daha da yıllar evvel İsrail askerlerinin kollarını taşla kırdığı o çocuk... Hepsi ve daha fazlası, isimlerini bilmediğim o çocuklar, başlarına ne geldiğini ve dahi ne geleceğini bilmediğim o çocuklar, haber bültenlerinde periyodik acılar olarak geçen o çocuklar... Ben o çocukları izlerken kim oluyorum?

Bilmediklerimin bildiklerimden çok olduğundan emin olarak; ben acıkan bir çocuktan daha masum; periyodik olarak o çocukları vurandan daha zalim bir şey bilmiyorum.

Silah üretimi ve satışı noktasında rakipleri Rusya, Almanya ve Fransa'yı geride bırakıp bu sektörde birinci sıraya yerleşen ABD'nin Başkanı Obama, İsrail'i kendini savunan ülke olarak tanımlayıp, yıkılan Gazze'nin tek koruyanı Hamas'ı kınayıp, arabuluculuğa soyunduğunda bu alçaklık nereye denk geliyor, bilemiyorum.

İsrail'i kınamaktan öteye geçememiş, İsrail'in vurarak öldüremediğim Filistinlileri, açlıktan öldüreyim niyetiyle gıda deposu ve su kaynaklarını vuruşunu izleyen BM, bu vahşette ne iş görüyor onu da bilemiyorum.

Türkiye tipi, Müslüman olduğu halde içinde bir çeşit antislam/islamofobi taşıyan hastalıklı insanların, Gazze dramı sırasında, sırf bu içsel nefretleri nedeniyle İsrail'den çok Türkiyeli Müslümanlara sataşmalarındaki sefalet nereye varıyor, işte bunu da bilemiyorum.

Türkiye'nin özel bilgilerini İsrail ile paylaşan, beş vakit bu dini kullananlar, Gazze bombalanırken nasıl uyuyor, bilemiyorum derdim ama Furkan vurulurken nasıl uyuduklarını bildiğim için bu konuda bir meraka düşmüyorum; mışıl mışıl....

"Filistinli anneleri öldürmeliyiz, öldürelim ki bir daha çocuk yetiştiremesinler" diyen bir vekil, halen nasıl kınanmıyor işte bunu da bilemiyorum.

Ama…

BM, Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu Genel Komiseri Krahenbühl, Gazze'deki durumun, dramatik boyutlara ulaştığını söylediğinde dramın aslında bizim insanlıktan çıktığımızın göstergesi bir dram olduğunu çok iyi biliyorum.

2013 raporuna göre dünyada en çok silahı Orta Doğu ülkelerinin satın aldığını, bundan kaynaklı olarak İsrail'in müttefiki ABD'ye bozulduğunu ama bozulmasına gerek olmadığını zira o silahları bölge ülkelerinin bir kez bile İsrail'e değil, sürekli olarak zulümleri altında ezilen halklarına doğrulttuğunu çok iyi biliyorum.

Arap Devrimlerine müdahale edilip, bölgedeki İslamcı rejimlere yönelik toplu operasyonlardan birinin de İhvan-ı Müslimin'e yönelik olduğunu, bu minvalde İhvan-ı Müslimin temelli Hamas'ın da bu hengamede ortadan kaldırılması için ayağa kalkıldığın da gayet iyi biliyorum.

Kanada ve Rusya'nın "Her koşulda İsrail direnişinin arkasındayız" dediğini de... Soğuk Savaş psikolojisini bu yıllara, "mezhep savaşı" formuyla sunan Rusya'nın İran ve Suriye'nin arkasında bu niyetle durduğunu da...

Mexico City'den, Hindistan'a tüm dünyada içinde Yahudilerin de bulunduğu farklı din ve ırktan insanların, Filistin'in, Gazze'nin yaşadığı zulme tepki verdiğini de...

"Kafa kesen İslamcılar" başlığıyla sunulan IŞİD'in, güya İslamcı IŞİD'in, Müslümanlara karşı cihad ilan eden IŞİD'in, Gazze konusunda kılını kıpırdatmadığını da gayet iyi biliyorum... İsrail'e karşı olduğu iddia edilen Esad'a karşı olduğu iddia edilen, IŞİD'in de böylelikle aslında bölgede neye hizmet ettiğini de artık biliyoruz.

Bildiklerim ve bilmediklerim arasında, eve yemek yemek için koşan bir masum çocuk olan Gazze ve Filistin'in vebalinin insan olduğumuz için bizim boynumuza olduğu gayet iyi bilirken bu savaşın açık ara kazananı Gazze ve Filistin, bu dünya temaşasında her gün onurlu bir direnişle direnirken, geri kalanlar olduğumuzu biliyor da, utançtan 'biliyorum' diyemiyorum.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.