• 20.08.2014 00:00

 Bir önceki yazımda, Suriyeli mülteciler konusundaki bir takım ırkçı çıkışlar ile Ferguson Olayları'nın "ırkçılık" başlığında benzerliğinden bahsedip, cümlemizi naçizane merhamete davet etmiştim, bu kez Ferguson Olayları'na basının yaklaşımı noktasındaki iki yüzlülük ve bir takım sorunlu analojiler üzerinden devam edelim...

Ferguson'da geçtiğimiz hafta 18 yaşındaki siyahi genç, silahsız olmasına rağmen polis tarafından öldürüldü, gencin vücudundan 6 kurşun çıkarıldı. Bunun üzerine bölgede eylemler başladı, ABD güvenlik güçleri olaylara sert müdahale etti.

Gezi günlerini hatırlarsınız, CNN ve BBC gibi dünya kanalları Gezi'den 24 saat canlı haber yaptı, kullandıkları haber dili sanki Türkiye'de bir "iç savaş çıkmış" gibiydi hatta bazen kaynağı olmayan, "iddiaya göre" diliyle haber yapma telaşına bile düşüldü. Mesele ABD/Ferguson'a gelince ise bu yayınlar mecbur olmadıkça konuyu dillendirmedi. Durum böyle olunca haklı olarak bu kanallar tarafgir olmakla ve basın etiği olmamakla itham edildi. Hatta Atlanta'da CNN'i protesto etmek için eylem yapıldı.

Gezi'de ne olmuştu, kısmına girmeyeceğim zira çoğumuz bu başı spontan, devamı planlı darbe girişiminin ne olduğunu, devamında gelen darbe girişimleri ve yukarıda saydığım basın sayesinde gayet net biliyor. Mesele Gezi değil zira Gezi başarısızlıkla sonuçlanmış bir darbe girişimi olarak, nahoş anılarımız arasındaki yerini aldı. Mesele Ferguson ve Gezi arasında kurulan sakat analojiler...

İlk sakat analojimiz Uluslararası Af Örgütü/Amnesty International'dan, aslında birçok noktada iyi işler yapan Amnesty, mesele Müslümanlar olunca yer yer tarafgir olabiliyor, daha evvel ABD ordusunun, Afgan kadınları "özgürleştirdiği" pankartına imza atan Amnesty'nin pankartının mürekkebi kurumadan, sivil Afgan kadınlar, ABD ordusu askerince katledilmişti. Ferguson Olayları konusunda da Amnesty boş durmamış ve Gezi ile benzerlik olduğu vurgusunda bulunmuş, ne alakaysa?

Diğer analojiler ise sosyal medya üzerinden yapılıyor, Fergusonlular ile Geziciler eşitleniyor...

Uzatmayacağım; Gezi Olayları iç ve dış müdahaleler -özellikle bugünlerde bizi dinlediği ortaya çıkan Almanya- sonucu işlenen bir süreçti, Gezi'nin hedefinde Türkiye'deki zenciler -ahlaki ifade ile siyahiler- ve onların iradesi vardı, Ferguson'da da aynı şekilde hedef olan kesim siyahiler. Yani, Gezi ve Ferguson arasında bir analoji kuramayız, illa kuracaksak burada hedef olan kesimleri doğru tanımlamamız gerekiyor. İlla bir analoji kurulacaksa bir darbe girişimi olan Gezi, yakıp yıkan "Moğol anlayışı ile ilerleyen" Gezi eylemcileri ile Ferguson polisi arasında "siyahilere" karşı olmak bakımından bir analoji kurulabilir.

Bir diğer husus kafa karışıklığı... tozu dumana katan Gezi'deki malum kafa karışıklığı sonucunda hatırlarsınız sık sık Mustafa Kemal posterleri ile Abdullah Öcalan posterleri yan yana açılmıştı. Mustafa Keser'in ah pardon Mustafa Kemal'in askerleri, Apocu gerilla ile yan yana yürüyordu. Kimin kime benzediği kısmına hiç girmeden, zira bu isimler arasında MalkomX'e benzetebileceğim kimse yok, merak ediyorum acaba Ferguson'da MalkomX posteri ile siyahilere yönelik ırkçılığın baş isimlerinden Klu Klux Klancı Bedford Forrest posteri yan yana gelmiş midir? Sorum retorik, gelmediğinden şüphemiz yok, en fazla Fergusonlular Malkom'un posterini taşıyorken, ABD kolluk güçleri Klu Klux Klan maskesi takıyordur.

Ez cümle; bu sakat analojilere girilmemeli, meselede tek bir boyut var o da bir takım örgütlü medyanın Gezi'nin eylemcisi, Ferguson'un polisi olması mevzusu...

Son olarak, dünyaya "demokrasi" dersi vermekte mahir, kendi içinde bir ABD milliyetçiliği -görmek için birkaç bölüm Rambo izlemek kafi- oluşturmuş ABD için üzeri örtülü bir ırkçılık hortlaması tehlike sinyali veriyor: Amerika araştırma kuruluşlarından Pew Research'in Ağustos ayında 1000 yetişkinle yaptığı araştırmaya göre, Amerikalıların %44'ü olayın ırkçılıkla alakalı bir konu olduğunu düşünüyor ama %40'ı konunun hak ettiğinden fazla ilgi gördüğünü düşünüyor, ayrıca %32'si olaylarda polisin doğru yaptığını düşünüyor. Sakat analojilerden ziyade mesele budur.