• 2.11.2014 00:00

 Gazetecilik nasıl bir meslek diye sorarsanız diğer mesleklerden farkı olmayan bir meslek olduğunu söyleyebilirim ancak medyanın etkisi açısından bakarsak, bir algının yönetiminin parçası oldukları için diğer mesleklere nazaran etki güçlerinin daha büyük olduğunu söyleyebiliriz.

Elbet burada dünyadaki algı yönetiminin ve siyasi yönlendirmenin aracı olan dev medya kurumlarından değil, bir maaş karşılığı en zor savaş koşullarında işini yapmaya çalışan gazetecilerden bahsediyorum. En azından bahsetmeye çalışacağım.

Bugün köşemi dikkat çeksin amaçlı tutuklu gazetecilere ayırma gereği duydum, bunun bir sorumluluk olduğuna inanıyorum.

Beşar Kadumi, o Suriye'de 2 yıldır kayıp olan iki çocuk babası Filistinli bir gazeteci . Eşi Arzu Kadumi, 20 Ağustos'ta Kadumi için yapılan eylemde 'Eşim 2 yıl önce bugün 20 Ağustos 2012'de Suriye'nin Halep kentinde iç savaşı görüntülerken iki ateş arasında kalarak yaralandı. Beraberindeki gazetecilerden biri hayatını kaybederken diğeri 87 gün sonra özgürlüğüne kavuştu. İki yıldır olan mücadelemizden maalesef Beşar'dan hiçbir haber alamadık. Ancak biz Beşar'ın Suriye'de olduğunu biliyoruz. Yaptığımız görüşmeler ve aldığımız desteğe rağmen Suriye'nin verdiği cevap hep aynı oldu. 'Beşar Kadumi bizim elimizde yok' dedi. Bu iki yıl içerisinde beni en çok üzen çocuklarımın yaşadığı acı, mahrumiyet ve yoksunluğu hiçbir kelimeyle ve davranışla açıklayamama oldu. Halen daha bu acı devam ediyor. Bize bu acıyı yaşatanlarla sorumluluğu olduğu halde bir şey yapmayanları aynı kefeye koyuyorum. İki yılın sonunda elimizde olan Beşar Kadumi halen yok. Kayıp bir gazeteci. Şuan Allah'a dua etmekten başka bir şey yapmıyoruz' demişti.

Mısır'da 3 Temmuz'da Sisi'nin liderliğinde yapılan darbeyle, ülkenin demokratik yöntemle seçilmiş ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi tutuklandı ve hapsedildi. Darbe sonrası sokağa dökülen göstericilere güvenlik güçleri çok sert müdahale etti, yüzlerce kişi hayatını kaybetti ve binlerce kişi gözaltına alındı.

Darbenin ardından mağdur olan kesimlerden biri de gazeteciler.

Haksız suçlamalarla ve hiçbir somut delil olmadan aylarca yargılanan Al Jazeera çalışanları Peter Greste, Muhammed Fehmi ve Baher Muhammed 7 ila 10 yıl hapis cezasına mahkûm edildiler.

Yaklaşık iki yıldır Orta Doğu'da yaşananlar malumunuz, halk devrimlerini dünyanın seküler güçleriyle el ele verip diktatör rejimlere teslim eden bir anlayışın altında, o halkın işkence, ölüm, mültecilik, suçsuz yere tutukluluk gibi tarifsiz acılarını elden geldiğince paylaşıyoruz, bu paylaşımları yapabiliyor, o dramları uluslararası kamuoyuna duyurabiliyorsak bunu o gazeteciler sayesinde yapıyoruz sayesinde.

Bugün işini yapan gazeteciler, sırf işlerini yaptıkları için suçsuz yere tutuklu bulunuyorlar, canını ortaya koyarak yaptıkları işleri sonrası bu muameleleri hak etmiyorlar, en azından mağdur edildikleri bu süreçte isimlerini anmak suretiyle de olsa kendilerine destek verelim.

Suriye'de Esed'in ve Mısır'da Sisi'nin zalim diktatör rejimleri altında mağdur edilen, bunun dışında mesleğini yaparken sırf mesleğini yaptığı için mağdur edilen, adını anamadığım tüm gazetecilere Beşar Kadumi, Peter Greste, Muhammed Fehmi ve Baher Muhammed nezdinde en kısa zamanda kurtuluş dilerim.