• 10.01.2015 00:00

 Hepimiz her şeyi biliyoruz aslında:

  Iraklı kadınlara tecavüz ettiklerini... Her gün tecavüz bebeklerinden biri gördüğünü...

  Bosna’da Müslümanların silahlarını ellerinden alıp onları katlettirdiklerini...

  Ruanda’daki soykırımının failleri olduklarını...

  Cezayir’de insanların kestikleri kafalarını mektup pulu görseli yaptıklarını...

  Afrika’da organ kaçakçılığı yaptıklarını...

  İsrail Filistin’e tecavüz ederken, Filistin’in kollarını tuttuklarını...

  Aborijinleri nasıl doğradıklarını, Tasmanya Soykırımı’nı...

  Suriye’de kimyasal silahlar ile çocuklar katledilirken nasıl izlediklerini biliyoruz...

  Biliyoruz; kendi değerlerini nasıl tarumar ettiklerini, mevcut değeri olanların değerlerine göz diktiklerini; camiye, başörtülüye, sakallıya, Peygamber’e, kitaba... hepsine nasıl saldırdıklarını gayet iyi biliyoruz... Üzerine alınma kendi kitaplarına ve peygamberlerine de aynısını yaptılar... Hatta daha beterini...

  Biliyorum, bu coğrafyada her gün patlayan bombaları onlar üretiyor...

  Ve biliyorum, Guantanamo’da, Ebu Gureyb’de insanlara copla tecavüz ederken nasıl eğlendiklerini, biliyorum...

  Biliyorum market kuyruğunda bize rastladıklarında bir pislikmişiz gibi baktıklarını...

  Ve yine biliyorum, bindiğimiz uçakta potansiyel terörist gözüyle muamele ettiklerini...

  Mescidimin kapısına domuz kafası bıraktıklarını biliyorum...

  Toprağımı sömürdüklerini...

  Ve petrolü kana kana içtiklerini...

  Ve benim kanınla beslendiklerini...

  Bizim hayatımızı cehenneme çevirdikten sonra üzerine Hollywood filmleri çekerek acımızla dalga geçtiklerini biliyorum...

  Biliyorum, acından ve başka bir dünya bilmediğinden ve kendini kurtarmak için bir örgüte üye olduğunu... Ve biliyorum o örgüt içinden en az beş tanesinin düşmanlarımızın içinize sızdırdığı istihbarat görevlileri olduğunu... Ve biliyorum sana verdikleri koordinatları...

  İçinde biriken öfkeyi biliyorum...

  Mesela babanı öldürdüklerini biliyorum, babanı hiç tanıyamadığını anneni ise yalnızca gözyaşları içinde bir kadın olarak tanıdığını biliyorum...

  Biliyorum, okuduğun okulu bombaladıklarını, yırtık ayakkabılarını, asla tamamıyla ısınmayan evini, kesik suyunu... tüm bunları biliyorum...

  Sen can çekişirken kamerayı gırtlağına dayayıp çekim yaptıklarını biliyorum ama kendi hayatları içinde pornografik yayın olmasın diye sadece algı düzeyinde yayın yapıp, yayın ahlakı güttüklerini (!) biliyorum...

  Senin coğrafyanda insansız hava araçları ile düğün konvoylarını, bebekleri parçaladığında tek bir haber karesi yapılmadığını, kendilerinin burnu kanasa dünyayı ayağa kaldırdıklarını biliyorum...

  İki yüzlü, cani, alçak, katil, vahşi olduklarını biliyorum...

  Biliyorum kovboylarının Kızılderilileri doğradıklarını, topraklarını işgal ettiklerini, bak bunların hepsini biliyorum....

  Afrika’dan insanlara zincirleyerek, gemilere tıkıştırarak köle yapmak üzere ülkelerine bir mal gibi taşıdıklarını biliyorum....

  Daha düne kadar siyahi çocukları hayvanat bahçesinde sergilediklerini biliyorum...

  Biliyorum terörden ekmek yediklerini, ekmeklerini senin çocuğunun kanına doğradıklarını biliyorum...

  Biliyorum Esma canının asla Susan’ın canı kadar kıymetli görmediklerini, Ahmet’in canını Michael’dan değersiz gördüklerini biliyorum...

  Senin coğrafyanda bir gün içinde yüzlerce sivil katledildiğinde katleden silahları satanlar olduklarını ama bu katliama dönüp bakmadıklarını, aynı saatlerde fok balıkları, kutup ayıları için gözyaşı döküp dünyaya ayağa kaldırdıklarını biliyorum...

  Biliyorum, onlardan birini öldürdüğünde benim sokaklara çıkıp sana lanet yağdırmam gerektiğine inandıklarını, ama kendileri dünyanın berisini kan gölüne çevirirken kendi vatandaşlarının düşündüğü tek şeyin bu ayki mortage ödemeleri olduğunu, ve suya sabuna dokunmadan yaşadıklarını...

    Hepimiz her şeyi biliyoruz aslında; Paris’teki saldırıların kınanması gerektiğini biliyoruz, kınıyoruz da... Ama şunu da biliyoruz ki yukarıda yazdığım gerçekleri yaşatmamış olsalar, Paris’i yaşamamış olacaklardı, bak en iyi bunu biliyoruz.

  Sivillere yönelik bu saldırıda canı yanan herkese sabır dilerim, yaşanmamış olmasını dilerdim, yaşandığı için de üzgünüm, ancak yaşananın bir sonuç olduğunu da belirtmek zorundayım.