• 29.01.2015 00:00

 Seçim çalışmaları başladı…

  Türkiye’deki her kaosta imzasını gördüğümüz isimlerden biri olan Nazlı Ilıcak kendi seçim startını verdi.

  Milliyetçi/Muhafazakar çizginin yarım asırlık savunucusu Ilıcak’ın son salvosu sol tandanslı HDP…

  Ilıcak oyunu Demirtaş’a vereceğini açıkladı. Hangi Demirtaş? Kobane gündemi sırasında halkı sokağa davet eden, 40’tan fazla insanın ölümüyle sonuçlanan eylemlerin sokağa yönelik çağrıda bulunan ismi Demirtaş. Hangi Demirtaş? Kobane ve Çözüm Süreci günlerinde ABD’yi oyuna davet eden, solcu Demirtaş…

  Ilıcak oyunu HDP’ye vereceğini açıkladı. Niçin HDP? 

  Çünkü:

“HDP’nin kazanamadığı milletvekillerinin pek çoğu AK Parti’ye gider. Bir bakarsanız, bu parti, Anayasa’yı tek başına değiştirecek bir çoğunluğa bile kavuşabilir. Bu da Türk demokrasisi açısından hiç de küçümsenmeyecek bir tehdit arz ediyor.”

  Ak Parti ile mücadele konusunda her yolun mubah olduğuna inanların yeni yol arkadaşı Ilıcak, hem demokrasiden bahsediyor hem de 17 Aralıkçıların kurumları iğfal ederek her türlü antidemokratik uygulamalarına rağmen kendilerine sınırsız bir destek veriyor.

  Ilıcak, Çözüm Süreci’nin taraflarından olan HDP’ye oy vereceğini açıkladı ama aynı Ilıcak, Çözüm Süreci’ne karşı olan Gülen yapılanmasının aziz bir savunucusu.  Ak Parti ile mücadele hususunda her yol mubahtır anlayışına sahip toplu muhalefet hareketi için tutarsızlık yalnızca bir teferruattır.

  Hatırlarsınız; “One minute” çıkışı sonrası ve İran’a yönelik yaptırımlara Türkiye’nin “hayır” demesi sonrası, okyanusun ötesindeki iç ve dış, içli dışlı ekip, Türkiye’yi “Eksen Kayması” üzerinden eleştirmişti. Bu ekibin 2000’li yıllardaki tutumu bu iken, aynı ekibin 1960 versiyonunun arzusu, Rusya ile yakınlaşan rahmetli Adnan Menderes’i ortadan kaldırmaktı. Kaldırdılar da…

  Olur mu, “Ilıcak 27 Mayıs Yargılanıyor” adlı kitabı yazdı; vaktiyle dilinden dökülen slogan: “Komünistler Rusya’ya…”  idi diyebilirsiniz. Doğrudur, kendi başına gladio gibi kadın maşallah, üstesinden gelir.

  Kaseti biraz ileriye alalım: Ilıcak’ın Fazilet Partisi dönemi ve Merve Kavakçı’ya yapılanlar… O dönemler Nazlı Ilıcak’ı azimli bir başörtüsü savunucusu, Kavakçı’yı o gün Meclis’e getiren isim olarak biliyoruz. Dönemin Fazilet Partisi’nin kapatılması için Merve Kavakçı olayı da neden gösterilmiş, kapatılma davası dosyasına eklenmişti. Kendi başına İslam’la mücadele kurumu gibi kadın maşallah, bunun da üstesinden gelmiş.

  Bitmedi; Ilıcak bugün Gülen yapılanmasının aziz savunucularından biri, aynı yapının önde gelen isimlerinden Erkam Tufan Aytav. Erkam Tufan Aytav, bugünlerde “Fethullahçı Gladyo” kitabının yazarı Hikmet Çetinkaya ile kol kola yürüyen bir isim, oysa vaktiyle Aytav, Çetinkaya’yı “iftiracı” ilan etmişti. Ilıcak’ı kayan bu eksen içinde de fail olarak görmek mümkün.

  Milliyetçi/Muhafazakar çizgi ile yola koyulan bir dönem İslamcı hareket içerisinde bayraktarlık yapan, antikomünist olmakla övünen, devlet içerisindeki yapılanmayı kitaplaştırmış Ulusalcı/Kemalist akıllar ile aynı safa düşebilen, liberal ve Amerikancı politikaları destekleyen bugün ise Marksist temelli bir harekete oy vereceğini açıklayan Ilıcak…

  Eksen kayması öyle mi? Türkiye’nin ekseni kayıyor… Milliyetçi/Muhafazakar çizgiden başlayarak kaya kaya Marksist/Sol çizgiye varanların eksenini bulma yolunda hızla ilerleyen Türkiye’nin eksenine taş koyma konusundaki maharetleri ortadadır.

  HDP’ye oy verme Ak Parti’nin vekil sayısını düşürme niyetli olabilir ancak mesele yalnızca HDP’ye destek verip, Ak Parti’nin Meclis’teki vekil sayısını azaltmak değil seçim öncesi erken bir dönemde HDP’ye jest yapan gladiovari yapı ile HDP, aynı zamanda uzunca bir süredir konuştuğumuz başkanlık sistemine karşı oldukları için ortak bir paydada buluşuyorlar.

  HDP, kendi celladı olan gladio yapılanmalarla bir seçim yatırımı olarak yan yana durur mu bilemiyorum, henüz birkaç ay evvel ABD’yi göreve davet eden HDP, gladio yapılanmalar ile masaya otursa bunu çok görmem ancak bu tutarsız ve ilkesiz muhalefetin ortaklığının son tahlilde Çözüm Süreci’ni hedef alması olağan…

  Gezi sürecinde gladio yapıların girişimlerini püskürten HDP’den bu süreçte aynı basireti görür müyüz, yoksa Kobane gündeminde olduğu gibi bölgede tezgahlanan bir oyunun piyonu olmayı mı seçerler işte onu zaman gösterecek.

  İlerleyen günler bize aynı zamanda Türkiye’deki muhalefetin ekseninin ne kadar kayabileceğini de gösterecek.