• 31.01.2015 00:00

Yunanistan’daki seçim sonucu Türkiye dahil olmak üzere neredeyse tüm dünyada gündemi meşgul ediyor.

Uzunca bir süredir ekonomik kriz ve kaos ortamı ile anılan Yunanistan’da, seçim sonucunda sandıktan çıkan sol tandanslı bir hareketin nasıl bir ekonomik program izleyeceği merak ediliyor.

Konuyu, konunun uzmanı olan SETA Ankara Dış Politika Araştırmacısı Mehmet Uğur Ekinci ile konuştuk.

Bugün seçim sonrası bir Yunanistan’ı konuşuyoruz ancak seçim bir sonuçtu, seçim öncesi Yunanistan için neler söyleyebiliriz, seçim öncesi Yunanistan tablosu nasıldı, hangi sebepler seçimden böyle bir sonuç çıkarttı?

Yunanistan’daki kriz ortamı, işsizlik, geçim sorunları, ülke siyasetini yıllardır domine eden iki partiden gün geçtikçe insanların ümidini kesmesi, yolsuzluk algısı ve son yıllarda artan, ülkeye ne kazandırdığı bilinmeyen özelleştirmeler seçimin böyle sonuçlanmasında etkili oldu.

Yunanistan’da SYRIZA (Radikal Sol İttifak) oldukça farklı çevrelerden; ılımlı ve hatta aşırı sol hareketlerin birleşmesiyle oluşmuştu. Parti içerisinde Troçkistler, Yeşiller, Maoistler gibi birbirinden farklı on üç sol grup ve çeşitli bağımsız politikacılar bulunmakta. Bu ittifakı Yunanistan’ın mevcut ekonomik durumu ile mi yoksa varlığı boyunca bölünerek ilerleyen sol hareketlerin çaresizlikten çare üretmesi olarak mı okumalıyız?

Ilımlı derken ılımlı sosyalist ya da demokratik sosyalist diyebiliriz. Komünist parti geleneğinden gelen çok sayıda sol parti var. Bunların öncelikleri ve çözüm önerileri arasında nüanslar var.

SYRIZA altında sol partilerin koalisyon altında bir araya gelmesi, güç birliği arayışından kaynaklanıyor. Aralarında çözüme giden yola dair görüş farkları olsa da karşı çıktıkları şey neticede aynı.

Son yıllarda ekonomik kriz ile sıkça anılan Yunanistan’da ana muhalefet partisi olan SYRIZA (Radikal Sol İttifak) öncülüğündeki sol partiler, cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmadı, iktidar vekilleri seçimlerde cumhurbaşkanı seçecek asgari sayıya ulaşamadı ve Yunanistan’da anayasa gereğince erken seçime gidildi. Seçim öncesi halkın çoğunluğu mevcut iktidarın kalmasını istiyordu ancak seçim sonrası SYRIZA iktidara geldi, bunu nasıl yorumlamalıyız?

Çoğunluğun bir cumhurbaşkanı seçilip seçimlerin zamanında yapılmasını istediğine dair kamuoyu yoklamaları yayınlandı. Bunlar ne kadar isabetlidir bilemem. Şayet gerçeği yansıtıyorlarsa, bu kaos korkusu ile açıklanabilir. En azından bu dönem böyle geçsin demiş olabilirler. Seçimlere gidildiğinde ise kendilerine gelecek konusunda en fazla ümit veren partiyi tercih ettiler. SYRIZA’nın diğerlerinden daha fazla kişiye ümit vaat ettiği anlaşılıyor.

Yunanistan seçim sonuçları EURO bölgesi tarafından nasıl yorumlanıyor? Malum; Yunanistan’ın mevcut borçlarının silinmesi talebi dillendiriliyor, muhataplarınca bu kurtuluş yöntemi nasıl cevaplanacak?

EURO bölgesinde SYRIZA’nın neler yapacağı (tek taraflı oldu-bittilere başvurup başvurmayacağı, müzakerelerde ne kadar esnek olacağı, AB politikalarına, mesela Rusya’ya yaptırım uygulamalarına uyup uymayacağı, vs.) bilinmediği için yorumlar çok değişken.

Borçların silinmesi imkansıza yakın. Başka borçlu ülkelerden de böyle bir talep gelirse bunun sonu gelmez. Ayrıca borçları tek bir ülke vermedi. Birçok ülkenin vatandaşlarının vergisiyle fonlanan IMF ve Avrupa Merkez Bankası gibi kurumlar verdi. Borçların affına kim karar verecek?

Yunanistan seçim sonuçları Türkiye’de yakın bir ilgiyle yorumlanıyor. Yakın bir zamanda Başbakan Ahmet Davutoğlu Yunanistan’ı ziyaret etmiş ve karşılıklı olarak olumlu mesajlar verilmişti. Özellikle Kıbrıs mevzusu da düşünüldüğünde SYRIZA’lı bir Yunanistan ve Türkiye arasında ilişkiler nasıl ilerler?

Önemli sorunlarda kısa vadede fazla bir şey değişmez. Öte yandan müzakereler artabilir, karşılıklı iyi niyet ve dostluk mesajları verilebilir, önemli sorunların dışında kalan alanlarda işbirliğini derinleştirmenin yolları aranabilir.

SYRIZA’nın iktidara gelmesiyle birlikte mevcutta çoğunluğun tercihi olmayan sol partiler ve hareketler haliyle bir umuda kapıldı. SYRIZA etkisinin sol hareketlere desteği arttıracağı şeklinde okuyor musunuz yoksa bu Yunanistan’ın mevcut çıkmazında denediği bir seçenek olarak mı yorumlanmalı?

SYRIZA’nın Yunanistan’da ve diğer ülkelerde sol eğilimleri hızlandırıp hızlandırmayacağı, Yunanistan’da başaracaklarına bağlı. Ülkenin ekonomi-politik yapısında gözle görülür, kalıcı ve sürdürülebilir bir değişim gerçekleştirmeyi başarırsa, ekonomik hayatta iyileşme sağlarsa, demokrat kimliğini korursa ve ideolojik çatışmalardan uzak kalırsa ülkede daha fazla seçmeni kendi tarafına çeker ve diğer ülkelerdeki sol hareketlere örnek olur.

Avrupa halen kendisini Yunanistan’ın düşünsel mirasçısı olarak kabul ediyor. Buna bağlı olarak Yunanistan’ın bu arka plan dahilinde Avrupa’dan kolaylıkla beslendiğini söyleyebiliriz. Ancak aynı Yunanistan’da artık sol bir hareket iktidar, bu iktidar neo-liberal politikaları destekleyenlerce düşünsel mirasçılık başlığında kayırılmaya devam eder mi yoksa hareketlenen sol dalga engellenmeye mi çalışılır?

Yunanistan’da Avrupa değerlerinden kopma gibi bir eğilim yok. SYRIZA bir komünist parti gibi totaliter bir rejim peşinde değil mesela. Partinin vurguları daha ziyade sosyal adalet, gelir dağılımındaki dengesizliğin azaltılması, yolsuzluk ve kartelleşmenin engellenmesi, uluslararası sermayedarların Yunan halkı üzerinden haksız zenginleşmesinin önlenmesi  ekseninde… Yani farklı bir ekonomik model arayışı var. AB’de engellenmeye çalışılan şey ise aşırı uçlar. Bunların yıkıcı ve gerginlikleri artırıcı etkileri olabilir diye endişe ediliyor. SYRIZA’nın şu aşamada böyle bir aşırılığı yok, dolayısıyla mevcut duruşuyla Avrupa için büyük bir tehdit teşkil etmez.