Cemile BAYRAKTAR
Cemile BAYRAKTAR

Gazete: Yeni Şafak Gazetesi

"Umutsuz Ev Kadınları” ve umutsuz Obama

  • 17.02.2015 00:00

 Charlie Hebdo saldırısı sonrası ABD Başkanı Obama:

“Fransa, Amerika’nın en eski müttefikidir ve paylaştığımız güvenlik ve dünyayı tehdit eden teröristlere karşı savaşta ABD ile omuz omuza durmuştur. Zaman yine Fransa halkının kuşaklar boyunca halklarımızın savundukları evrensel değerler için ayakta durmasının zamanı…”

Kanada’da Federal Parlamento Binasının bahçesindeki Ulusal Savaş Anıtı’nda nöbet tutan askere, kimliği bilinmeyen kişi ya da kişilerce ateş açıldı. Bu saldırı sonrası ABD Başkanı Obama:

'Obama’nın saldırıyı kınadı ve iki ülke insanları arasında yakın dostluk ve müttefikliği yeniden teyit etti. Başkan Obama, bu saldırıya ilişkin Kanada’ya yardım önerdi…"

Terör örgütü IŞİD tarafından Libya'da 21 Mısırlının öldürülmesinin ardından Obama:

'IŞİD'in gaddarlığı sınır tanımıyor. Din, mezhep veya etnik köken ile sınırlandırılmamış. Bu masum insanları kasten öldürme, uluslararası toplumun IŞİD'e karşı birleşmesini daha da ateşleyen, Sina'da düzinelerce Mısırlı askerin öldürülmesi dahil bölge halkına yönelik IŞİD yanlısı teröristlerin işlediği birçok ahlaksız eylemlerin sadece en sonuncusudur.”

Kudüs'te dört Yahudinin hayatını kaybettiği sinagog saldırısı sonrası Obama:

'Kudüs'te bugün bir sinagogda, ABD vatandaşları Aryeh Kupinsky, Cary William Levine ve Mosheh Twerksy'nin arasında bulunduğu dört masum insanın ölümü ve bazılarının yaralanmasına neden olan ibadet edenlere yönelik terörist saldırıyı şiddetle şekilde kınıyorum."

Bir ülke başkanı en ideal şekilde olması gerektiği gibi bu menfur saldırıları kınadı, bundan doğal ne olabilir. Ancak aynı Obama BBC’nin bile dikkat çektiği üzere, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Obama’nın sessizliğine yönelik yaptığı eleştiri sonrası ancak kınayabildiği, Amerika’da başlarına yakın mesafeden ateş edilmesiyle katledilen üç Müslüman genç için nasıl bir kınama yayımlamış bakalım:

'Bu genç Amerikalıların cenazesindeki çok büyük katılımda gördüğümüz gibi, hepimiz tek bir Amerikan ailesiyiz. Ne zaman aramızdan biri vaktinden önce bizlerden alınırsa, onların nasıl yaşadığını hatırlayacağız ve kurbanlardan birinin sözleri de bizlerin yaşantısına ilham olmalı: 'Amerika'da büyümek bir nimet.' Yusor söyledi geçenlerde. Nereden geldiğiniz fark etmez. Birçok farklı yerden, farklı geçmişten ve dinden gelen birçok farklı insan var ama burada hepimiz biriz."

İster sivilleri, ister kolluk güçlerini hedef alsın, her türlü menfur saldırı sonrası, saldıranları terörist ilan eden, mağdur edilenlere yardım sözü veren, dini vurguda bulunan Obama, öldürülen Müslümanlar olunca, ne “terör” ifadesini kullanıyor ne de “mücadele” ifadesini kullanıyor. Maalesef vurgusu “Amerikan birliği” üzerine, “Amerikan ailesi” olmak üzerine… Üstelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini sessizlikle kınamasından sonra ancak bir kınama yayımlayabiliyor.

'Umutsuz Ev Kadınları” orijinal ismiyle “Desperate Housewives” Amerika’da 2004-2012 yıllarında yayımlanmış bir dizidir.

Dizi, görüntü itibariyle dört ev kadının arkadaşlığını ve yaşamlarını konu ediniyor. Dizi, kurgusal  kasaba olan Fairview'deki Wisteria Lane'de geçiyor. Oldukça lüks, sokaklarında herhangi bir çöp, bahçelerinde bir tane dahi kurumuş çiçek olmayan, oldukça iç açıcı bir kasaba gibi görünen Wisteria Lane’de sakin, huzurlu bir banliyö hayatı görüntüsü dahilinde ev kadınlarının yaşamı anlatılıyor. Ancak dizinin alt mesajı, görünen bu kusursuzluğun aslında türlü kusurları örtmek üzere kurgulandığı yönünde; zira diziyi izledikçe masum bir ev kadını gibi görünen karakterin cinayet işleyebildiğini yahut cinayeti örtbas edebildiğini görüyoruz. Kusursuz görünen bu Amerikan ailesi formatı ise karakterin zalimliğini örtme konusunda büyük işlev görüyor.

Obama’nın “zalimce ve vahşice” de dediği ancak “Amerikan ailesi… Amerikan birliği… Amerika’da yaşamak bir nimet…” vurgusuyla bitirdiği, durumun ciddiyetini belirtmekten uzak kınaması, aynen bu dizide işlendiği gibi bir kurgunun, bir vitrinin var olduğunu gösteriyor.

Zihinlere kazınan “Amerikan rüyasının” gerçekte olamayacağını, ancak rüyalarda olacağını zaten Malkom X’in yarım asır evvel söylediği şu sözlerden dolayı tecrübe etmiştik: “Ben bir Amerikan rüyası görmüyorum, benim gördüğüm bir Amerikan kabusu.”

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.