• 15.09.2011 00:00

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK hedeflerine havadan ve karadan müdahalesinin meşruiyet zemininde olduğunu söyledi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


14 EYLÜL 2011 SAAT:18.00 

ANKARA 


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun Bölgesel Kürt Yönetimi ile temaslarının sonuç verdiğini söyledi. ANKA’nın dünkü haberine göre Atalay şöyle konuştu: “Bütün görüşmeler çok olumlu. Kuzey Irak terör örgütünün üssü olamaz. Bunun için Kuzey Irak yönetiminin niyetini ve düşüncesini biliyoruz. Onlar bu konuda sözlü olarak çok şey ifade ediyorlar ama daha etkili tedbirler istiyoruz. Eğer etkili tedbirlerde yetersizlik oluyorsa biz orada destek verebiliriz. Bütün bunlar görüşüldü, yani her şey pozitif şekilde gelişiyor. Biz hep şunu dedik: Kendiniz burayı temizlemelisiniz. Her ülkenin bu konuda sorumluluğu vardır. Bizden yardım istiyorsanız beraber yapalım. Bunu da kabul etmiyorsanız biz kendimiz yaparız. Kimse bir şey diyemez, bir terör varsa, herkes bu konuda anlayış göstermek durumundadır. Bizim buradan yapacağımız her tür müdahale de sınır ötesi müdahale de bu konuda meşruiyet zeminindedir.” 
İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, “Kara harekâtı, bugün, yarın başlamış, başlıyor değil. Şartlara göre her an olabilir. Bugün olabilir, 1 saat sonra da olabilir. Bunun tarihini verecek değiliz, vermiş de değiliz. Yapıldığı zaman fark edilir. Yapılır mı, yapılmaz mı o da değerlendirilir. Bunlar, anlık şartlara göre verilecek kararlardır” dedi. AA’nın dünkü haberine göre Şahin şöyle konuştu: “Bunların kafalarına vurulacak, tepelerine indirilecek. Az kaldı, bitecek. Bunun hiçbir çıkışı yok. Yani bir pis fare, aslanla oynayamaz. Bunu oynatmayacağız.” 
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, İmralı’da Öcalan ile yapılan görüşmelerin tıkandığını kaydederek bu konuda şöyle konuştu: “Dünyanın üçüncü büyük ordusuna sahip, İsrail’e kafa tutan bir devlet, 50 gündür kendi adasına gidemiyor. Şu saatten sonra artık ‘İmralı’ya heyet gitsin, görüşün’ demiyoruz. Görüşecekseniz serbest bırakın, dışarıda görüşün. Biz artık Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü istiyoruz. Kürt sorununu çözme konusunda samimiyseniz yol yöntem budur. Çözüme inanıyorsanız yaparsınız. Başka yol bilmiyoruz. Kıvırmaya gerek yok. Kürt halkının muhataplarını muhatap almadan sorun çözülmez.” DHA’nın dünkü haberine göre kara harekâtının olması halinde sonunun facia olacağını, cenazelerin geleceğini ileri süren Demirtaş, “Her ne olursa olsun sonuçta halkımız özgürlüğünü kazanacak. Direnmekten tek bir geri adım atan namert olsun” diye konuştu. 
Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde Şemdinli’nin Yiğitler Mezrası’ndaki köylülerin askerlerin isteği üzerine göç etmeye başladığı ileri sürüldü. Muhtar A. Haluk Aslan ajansa yaptığı açıklamada 15 hanedeki 110 kişinin eşyalarıyla birlikte Çem Mezrası’na gittiğini söyledi. 

İRAN 

İran Devrim Muhafızları’nın iki numaralı ismi General Hüseyin Selami, silah bırakmaz veya bölgeyi terk etmezse PJAK’ı ezmeye kararlı olduklarını söyledi. AA’nın dünkü haberine göre Selami, “Mesajımız, İran’ın sınırlarında hiçbir terörist grubun varlığına izin vermeyeceği ve onlarla sonuna dek savaşacağıdır” dedi. Selami, sınır bölgesindeki gruplar silah bırakmaz ya da İran’ın sınırlarından yeterince uzaklaşmazlarsa, İran’ın taarruzlarının süreceğini kaydetti. 
Devrim Muhafızları Komutanı General Muhammed Ali Caferi de İran’ın önleyici operasyonlarının devam edeceğini söyledi. 

KUZEY IRAK 

İran topçusunun salı günü Kandil’e yönelik başlattığı topçu bombardımanında 2 sivilin yaralandığı ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı’nın haberinde Serkan Köyü’ne 8 top mermisinin düştüğü ve isabet alan evlerden birinde 2 sivilin yaralandığı belirtildi. 
Türk askerlerinin Diyana kentine bağlı Şirwan ve Hacıbeg alanında devriye gezdiği ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Bezoke ve Museka karakoluna bağlı olan seyyar birimler Çame, Kani Lince ve Bersiyab köylerinin yer aldığı alanları kontrol ediyor. 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Demirtaş’ın sözleri, BDP’nin Öcalan’ın bir biçimde ‘serbest’ kalmasını siyasi faaliyetinin eksenine koyduğunu gösteriyor. 
Şahin ve Atalay’ın sözleri, Ankara’nın Kuzey Irak’a karadan müdahale yapacağını ve bunun yakın zamanda olacağını teyit ediyor. 
Atalay, Erbil’in PKK’ya karşı tavır konusunda belli bir noktaya getirildiğini ima ediyor ancak tam olarak da Ankara’nın istediği gibi örgüte tetik çekmeye yanaşmadığını hissettiriyor. 
General Selami’nin sözleri, 14 Eylül tarihli “PKK kısa sürede biter mi?” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde işaret edildiği gibi Tahran’ın hedefinin sınırdaki birkaç tepenin çok ötesinde olduğunu, sadece PJAK’ı değil PKK’yı da etkisizleştirmeye yöneldiğini gösteriyor. PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan’ın PJAK’ın ateşkesine İran’ın karşılık vermemesi ve 3. kez saldırıya geçmesi halinde savaşın kapsamının genişleyeceği yönündeki açıklamasına da böylelikle yanıt veren Selami, PKK/PJAK’a karşı Tahran’ın Ankara ile aynı cephede olduğunu hissettiriyor.


YAZARIN NOTU: 

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.