• 17.09.2011 00:00

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani PKK liderinin ev hapsine alınmasını, örgütün ateşkes ilan etmesini ve BDP milletvekillerinin Meclis'e dönmesini istedi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 

16 EYLÜL 2011 SAAT:20.00 
ANKARA 


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Tunus’a giderken uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada, MİT-PKK görüşmesinin internete sızmasının süreci etkilemeyeceğini söyleyerek “Devlet üzerine düşeni yapmaya devam eder. Süreç etkilenmez. İstedikleri kadar tehdit mekanizmalarını oluştursunlar, devlet karar verdiğini uygular. Bölücü terör örgütü ve siyasi uzantıları geçmişte olduğu gibi bizden iyi niyet ve anlayış beklemesinler” dedi. Erdoğan, “Habur tarzı anlayış beklememek lazım artık” diye de vurguladı. İran ile PKK’ya karşı işbirliğinin iyi gittiğini belirten Erdoğan, “Kandil’de müşterek bir çalışma yapabiliriz” diye konuştu. 
BDP’nin 1 Ekim’de Meclis’e gelip yemin etmesi durumunda yapacağı ilk işin Adalet Bakanı Sadullah Ergin hakkında gensoru vermek olacağı bildirildi. ANKA’nın dünkü haberine göre BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, “Tecrit devam eder, tutuklu milletvekilleriyle ilgili görüşme isteklerine engel sürerse ilk işimiz Adalet Bakanı hakkında gensoru vermek olacak” dedi. 

IRAK 

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, IMC televizyonuna verdiği özel röportajda Öcalan’ın İstanbul, Ankara ya da başka bir il de ‘ev hapsine’ alınması gerektiğini söyledi. Talabani, bu düşüncesini Türk yetkililere söylediğini ifade etti. IMC’de dün yayımlanan röportajda Talabani, PKK’nın ateşkes ilan etmesi ve bundan sonra da Ankara’nın bu ateşkesi tanıdığını açıklamasını istedi. BDP’nin Meclis’e dönmesinin doğru olacağını kaydeden Talabani, Kuzey Irak’a kara harekâtı konusunda “İnşallah olmaz” diye konuştu. Talabani, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun Barzani ile görüşmesinin iyi sonuç vereceğine inandığını söyledi. 

PKK 

PKK, 9 Temmuz’da Lice’de kaçırdığı sağlık teknisyeni Aytekin Turhan Uz’u serbest bıraktı. 
DTK, 19-23 Eylül arasında okulları boykota çağırdı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre DTK Eğitim ve Dil Komisyonu tarafından yapılan açıklamada “Kürtler sınırlı koşul ve alanlar ile değil, dillerini bütün alanlarda kullanmak istiyor. Bu istek en doğal ve meşru istektir” denilerek, okulların eğitime başlayacağı 19-23 Eylül tarihleri arasında Kürt çocuklarını boykota çağırdı. DTK, bu tarihler arasında çocuklara özgün eğitimlerini kendi ana dillerinde devam ettirmelerini isteyerek, mahalle meclisleri ve evlerin okul olarak kullanabileceğini bildirdi. 
Yaklaşık iki aydır müvekkilleriyle görüşemeyen Öcalan’ın avukatları İmralı F Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü ve diğer sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre avukatlar Öcalan’a kasti bir tecrit uygulandığını savundular. 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Başbakan Erdoğan’ın sözleri, Ankara ve Tahran’ın PKK/PJAK’a karşı işbirliğini ilk kez olarak resmi açıklamasına karşılık geliyor. Aslında 4 yıldan beri süren bu işbirliğinin son aylardaki bölümüne işaret eden Erdoğan, Kuzey Irak’a kara harekâtının da hedeflendiğini haber veriyor. 
Talabani’nin Öcalan’a ev hapsi önerisi hem PKK hem BDP/DTK’nin temel talebiyle paralellik arz ediyor. 
Talabani’nin Sinirlioğlu’nun Barzani ile Erbil’de görüşmesinin iyi sonuçlar vereceğini söylemesi, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın 14 Eylül’de aynı görüşmeye ilişkin “iyi sonuçlar verdi” değerlendirmesini hatırlatıyor ve Bölgesel Kürt Yönetimi’nin örgüt üzerinde baskıyı arttıracağını haber veriyor. 
Bununla birlikte Talabani’nin bu baskının örgütü ateşkese zorlayacağını düşündüğü, Atalay’ın ise karadan müdahale için koşulları olgunlaştıracağını ima ettiği hissediliyor. 



YAZARIN NOTU: 

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.