• 27.09.2011 00:00

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, koşulların çok elverişsiz olmasına rağmen BDP milletvekillerinin Meclis'e gitmesine negatif bakmadıklarını söyledi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


26 EYLÜL 2011 SAAT:18.00 

ANKARA 


BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Erdoğan’n “Terörle mücadele, siyasetle müzakere” sözlerinin çözüme katkı sunmadığını söyledi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde Demirtaş, Erdoğan’ın Kürt hareketini bölmeye çalıştığını, bir tarafı yok etmeye çalışırken öbür tarafı da masaya davet ettiğini ifade ederek “Bu girişim, Kürt hareketini içeriden bölme, işlevsizleştirme girişiminin bir parçasıdır” diye konuştu. Müzakerenin öncelikli adresi olarak Öcalan’ı işaret eden Demirtaş şunları söyledi: “BDP ile görüşüp yeni anayasa ve demokratikleşme konularını müzakere edebilirler. Eşzamanlı olarak PKK ve Öcalan’la barış konuları görüşülürse ancak kalıcı sonuçlar elde edilebilir. Ama Başbakan’ın niyeti bu değil.” 
BDP, Meclis’e gidip gitmeme kararının alınacağı toplantıyı yarına erteledi. 

PKK 

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan BDP milletvekillerinin Meclis’e gitmesine negatif yaklaşmadıklarını söyledi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Karayılan “Önemli olan burada duygusal yaklaşmamak, öngörülü ve politik yaklaşarak muhtemel oyunları boşa çıkarıcı en doğru kararı alabilmektir. Bunu da Blok vekilleri grubu tamamen kendi öz iradeleriyle almalıdır” diye konuştu. 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Ankara’nın Kürt sorunuyla PKK’yı ayıran çizgisine partisinin tepkisini yansıtan Demirtaş’ın sözleri, hem Öcalan/PKK hem de BDP ile müzakere yürütülmesine vurgu yapıyor. 
Erdoğan ise önceki gün BDP’yi Meclis’e çağıran açıklamasında “Devlet gerekli gördüğünde gerekli elemanlarıyla terörle de görüşür” ifadesini kullanarak İmralı/Kandil görüşmelerinin yeniden başlayabileceği mesajını vermişti. 
Müzakerelerin ‘çift kanallı’ yürütülmesi anlamına gelen bu yönelim, BDP/PKK açısından operasyonların tüm hızıyla devam edecek olması nedeniyle ilk bakışta problemli görünüyor. 
Bununla birlikte geçmişte hem Öcalan hem de PKK ile görüşmeler sürerken devletin operasyonlarının devam ettiği, üstelik PKK’nın da eylemsizlik pozisyonunda kaldığı göz önüne alındığında, örgütün saldırı modunda olduğu bir dönemde İmralı/Kandil’in müzakere yapmasının çok daha kolay olduğu fark ediliyor. Ancak bu takdirde de Ankara’nın örgüt saldırı düzenlerken müzakere yürütür pozisyonda olmasının bir zaaf olarak değerlendirilebileceği hissediliyor. 
PKK’nın doğal eylemsizliğe geçeceği kış döneminin görüşmeler açısından uygun bir ortam yaratacağı düşünüldüğünde, iki tarafın önümüzdeki 1-1.5 aylık dönemde güç göstermesi yani Ankara’nın PKK’yı Kuzey Irak’taki varlığı da dahil olmak üzere olabildiğince darbelemesi, örgütün ise ayakta olduğunu kanıtlayacak düzeyde eylemler düzenlemesi kaçınılmaz görünüyor. 
Karayılan’ın sözleri, örgütün BDP milletvekillerinin bugüne kadar Meclis’i boykot etme taktiğini yeterli bulduğunu, ancak dönüş koşullarının çok elverişsiz olmasına rağmen artık aynı taktiğin amaca hizmet etmeyeceğini ima ediyor. 

YAZARIN NOTU: 

Ekim 2007’de Referans gazetesinde başlayan Ekim 2010’dan itibaren de radikal.com.tr sitesinde devam eden Kuzey Irak Güncesi yazılarında, esas itibariyle, “Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor?” temel felsefesi gereği verili anın ‘fotoğrafı’ çekilerek geleceğe dönük kestirimler yapılır. Yazar, Türkiye’de Kürt sorunu ve PKK konusunda herkese açık olan kaynakların taranmasından çıkan anlamlı verileri kullanır. Bu nedenle herhangi bir kaynaktan nispeten fazla alıntı yapılması somut durumun sonucudur. Konunun çok dinamik olması nedeniyle yeni bir gelişmenin ortaya çıkması halinde farklı bir kestirimin yapılabileceğinin bilincinde olan yazar, analize dahil edilen verilerin tarih ve saat ile sınırlandırılmasını zorunlu görür. Yazarın objektifliği temel kriter olarak alması, sorunun nasıl çözüleceğine dair bir fikrinin olmadığı anlamına gelmez. Bununla birlikte yazar ‘sürüden ayrı düşmeyi’ göze alır ve konuyla ilgilenenlere derli toplu bir kaynak da sunan farklı formatını korumaya özen gösterir.