• 29.09.2011 00:00

BDP, dün 1 Ekim'de Meclis'e gideceğini açıkladı. İran'ın Erbil Başkonsolosu, PJAK'a bölgeyi terk ettiren anlaşmayı sağlayan Bölgesel Kürt Yönetimi'nin sınıra güç yerleştirmek zorunda olduğunu söyledi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 

28 EYLÜL 2011 SAAT:18.00 

ANKARA 


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda “Müslüman din kardeşim olan Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum. Bu mabetlerinizi roketatarlarla bombalayan bu örgüte nasıl destek veriyorsunuz? Bunlara karşı kalkıp sizler de bir direniş ortaya koyacaksınız. Bu, sadece bizim görevimiz değil” dedi. AA’nın dünkü haberine göre Erdoğan, “Türkiye eski karanlık günlere dönmeden, demokrasi, hukuk ve meşruiyet zemininden geriye doğru tek bir adım atmadan kandan beslenen bu cinayet şebekesini, bu milletin yakasından düşürecektir” diye konuştu. 
BDP Eşbakanı Selahattin Demirtaş, 1 Ekim’den itibaren Meclis’te olacaklarını açıkladı. Demirtaş şöyle konuştu: “Savaşa karşı barışı daha fazla savunmak için, bize güvenen, ezilen bütün kesimlere verdiğimiz sözü daha iyi yerine getirmek için, direniş cephesini güçlendirmek için, Hatip Dicle ile bütün tutsakların özgürlüğü için, AKP’ye rağmen ve AKP’yi geriletmek için 1 Ekim’den itibaren Meclis çalışmalarına katılma kararı almış bulunmaktayız.” 

KUZEY IRAK 

Bölgesel Kürt Yönetimi’nin KDP Başkan Yardımcısı Neçirvan Barzani’nin İran-PJAK çatışmasına son vermek için yürüttüğü temasların ardından varılan anlaşmaya göre sınır bölgesine Peşmerge güçlerinin yerleştirileceği ileri sürüldü. Rudaw’ın dünkü haberine göre İran’ın Erbil Başkonsolosu Sayed Azim Hüseyni, “Bölgesel Kürt Yönetimi, sınıra güçlerini yerleştirmek zorundadır. Bunu ister Peşmerge güçlerini yerleştirmek yoluyla isterse Bağdat ile anlaşarak Irak güçlerini yerleştirmek yoluyla yapabilir. Bu, onun bileceği iş. Onların bir iç sorunudur” diye konuştu. Hüseyni, hem Erbil’in hem Bağdat’ın kendilerine Irak topraklarını İran’a saldırmak üzere hiç kimsenin kullanamayacağına dair teminat verdiklerini ifade etti. 


PKK 

PKK tepe yöneticisi Murat Karayılan, PJAK’ın 5 Eylül’de ilan ettiği ateşkese şimdiye kadar her iki tarafın da uyduğunu söyledi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Karayılan şöyle konuştu: “Bu olumlu ve sevindirici bir durumdur. Biz, İran İslam Cumhuriyeti devletinin de olumlu yaklaşması halinde PJAK’ın silahlı mücadeleden ziyade siyasal, örgütsel, sosyal çalışmalara ağırlık vermesi gerektiğini düşünüyoruz. Ama bu, ancak karşılıklı adımlarla gerçekleşebilir.” Karayılan, PJAK’ın siyasal alana geçişiyle ilgili olarak İran’ın Kürtlere baskı yapmaması, askeri operasyonlar düzenlememesi, idamları durdurması şartlarını ileri sürdü. 
Karayılan, ateşkese giden süreci şöyle anlattı: “PJAK’ı ikna ederek sınır hattından geri çekilmesini sağladık. O mevzilere HPG güçleri yerleşti. Daha sonra ateşkes sürecinin gelişmesine zemin sunmak için Casusan Tepesi’ni boşalttık. Bundaki amacımız iki taraf arasındaki çatışmaları sona erdirmek, gerginlik zeminini ortadan kaldırmaktı.” 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Doğu ve Güneydoğu’da PKK’yı kitle desteğinden yoksun kılmayı hedefleyen Erdoğan’ın sözleri, örgüte karşı yürütülen mücadelede 1990’lı yılların ‘kirli savaş’ yöntemlerinin kullanılmayacağı mesajını veriyor. 
BDP’nin dönüş kararı, Başbakan Erdoğan’ın “Terörle mücadele ederiz, siyasetle müzakere ederiz” açıklamasının ve PKK ile DTK’nın milletvekillerine Meclis’i işaret etmesinin ardından gelmesiyle dikkat çekiyor. 
Karayılan’ın sözleri, 20 Eylül tarihli “PKK’nın PJAK manevrası” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde işaret edildiği gibi örgütün İran-Türkiye cephesinde açtığı gediği konsolide etme çabasına karşılık geliyor. Karayılan’ın açıklamalarından örgütün henüz nihai sonuçtan, yani İran’ın sınırdan PJAK güçlerinin çekilmesine ve Casusan Tepesi’ndeki ana karargâha Devrim Muhafızları’nın bayrak çekmesine rağmen Tahran’ın Ankara ile ortak biçimde Kandil’e yeniden saldırı düzenlemeyeceğinden emin olmadığı hissediliyor. Bununla birlikte Karayılan, PJAK’ın İran’ın tavrına bağlı olarak ve kademeli biçimde silah bırakacağının mesajını vererek, İran’ın devre dışı kalmasını garantilemeye çalışıyor. 

28 Eylül itibariyle; 

1- Bölgesel Kürt Yönetimi, Kandil’in İran tarafından bombalanması ve Türkiye-İran ortak kara harekâtı sürecine girilmesinin önüne geçmek için Tahran ile PKK/PJAK arasında bir anlaşma kotardığı, 
2- Bu anlaşmaya göre PJAK’ın ilan ettiği ateşkesin ardından İran sınırını boşalttığı, taraflar arasında çatışma yaşanmadığı ve İran’ın Kandil’i bombalamadığı, 
3- Yine anlaşmaya göre Irak’ın Kuzey Irak ile sınırına -Peşmerge ya da Irak ordusundan- güç yerleştirileceği net olarak anlaşılıyor. 
Bununla birlikte sınır bölgesine güç yerleştirilmesi, PKK açısından problemli görünüyor. Örgüt daha önceki çizgisinde durursa yani “Burası benim bölgem kimse giremez” derse İran ile anlaşma riske girecek, tersine Peşmerge ya da Irak ordusundan güç yerleştirilmesine razı olursa bu sefer de Türkiye ile Üçlü Mekanizma içinde hareket eden başka bir güç tarafından kuşatılmış olacak.