• 6.10.2011 00:00

 PKK yöneticilerinden Cemil Bayık, yeniden görüşmeler için Öcalan'ın şartlarının kabul edilmesi ve ateşkesin çift taraflı olması gerektiğini söyledi.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 

Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


5 EKİM 2011 SAAT:19.00 

ANKARA 


Sınırötesi operasyonlar için hükümete verilen yetkiyi bir yıl uzatan Başbakanlık tezkeresi, dün TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 
BDP Grup Başkanvekilleri Hasip Kaplan ve Pervin Buldan Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Türkiye’nin en önemli sorunu olarak gördükleri Kürt sorununun asayiş-terör sorunu değil, siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, tarihsel boyutları olan bir sorun olduğunu söyleyen Kaplan, “Çözümü de barışçıl, demokratik yollardan Meclis’te sağlanmalıdır” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre son KCK tutuklamalarını, “Siyasetle müzakere değil, muharebe kararı alındı” diye eleştiren Kaplan, AKP ve Meclis adına BDP’den istenen randevuları hatırlatarak “BDP, KCK ise neden görüşüyorsunuz” diye sordu. 

KUZEY IRAK 


DHA’nın dünkü haberine göre Türk savaş uçakları, saat 10.00 sıralarında Kandil ve Hakurk üzerinde keşif uçuşu yaptı. Savaş uçakları saat 14.00’te Gare Dağı’nı bombaladı. 


PKK 

PKK yöneticilerinden Cemil Bayık, çift taraflı ateşkes olmadan ve Öcalan’ın ileri sürdüğü şartlar karşılanmadan yeni bir görüşme sürecinin başlamayacağını söyledi. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberine göre Bayık, büyük bir direniş sergileyeceklerini söyleyerek “Ezeriz edebiyatıyla bir sonuç alınamayacağını göstereceğiz” diye konuştu. BDP’nin gözaltılara karşı tavrını yetersiz bulan Bayık, şunları şöyledi: “Binlerce üyesi tutuklanıyor, ama sıradan tepkiler gösteriliyor. Bir siyasinin parti kendi üyelerinin tutuklanmasına karşı kıyameti koparması gerekir.” Bayık, gözaltı ve tutuklamalar olurken BDP’nin AKP ile ilişkilerinin normal şekilde sürmemesi gerektiğini ifade etti. Bayık, yeni anayasanın demokratik bir anayasa olarak düşünülmediğini ileri sürerek bu nedenle önümüzdeki dönemde Meclis’in önemli bir mücadele yeri haline gelebileceğini söyledi. 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Cemil Bayık’ın yeniden görüşmelerin başlamasıyla ilgili sözleri, Öcalan’ın ev hapsine alınması ve TSK’nın operasyonlarını durdurması anlamına geliyor. 
Çünkü Öcalan, 27 Temmuz’da ‘sağlık, güvenlik, özgür hareket etme’ şartları karşılanana kadar aradan çekildiğini ilan etmişti. 3 Ekim tarihli “Ankara, Kandil’i ‘yokluyor’; Kandil, İmralı’yı işaret ediyor” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde ifade edildiği gibi örgütün tepe yöneticisi Murat Karayılan’ın Öcalan’a ev hapsi olmadan görüşmelerin başlamayacağını mesajını verdiği hatırlandığında Bayık’ın bu açıklamasıyla örgütün görüşme şartlarını ikiye çıkardığı görülüyor. 
Diğer bir ifadeyle Bayık, geçmişten farkla TSK operasyonları sürerken görüşme yapılmasına kapıyı kapıyor ve son KCK gözaltı dalgasına uygun bir pozisyon alarak görüşme çıtasını yukarıya koyuyor. 
Bayık’ın ajansa yaptığı çok uzun açıklama genel olarak son KCK operasyonlarının damgasını taşıyor ve önümüzdeki dönemde hem örgütün hem de BDP’nin daha sert bir çizgi izleyeceğini haber veriyor. 
5 Ekim itibariyle Ankara’nın bir yandan görüşme mesajları verirken bir yandan da KCK gözaltılarına hız vermesine örgütün misilleme yaptığı ve bölgede en azından kış şartları hâkim olana kadar yoğun bir çatışma döneminin yaşanacağı fark ediliyor.