• 8.10.2011 00:00

 PKK yöneticisi Cemil Bayık, Türkiye'nin Kuzey Irak'a olası kara harekâtının Kürt sorununun çözümü için hayırlı sonuçları olacağını ileri sürdü.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


7 EKİM 2011 SAAT:18.00 

ANKARA 


Başbakan Erdoğan Güney Afrika’dan dönüşte uçakta gazetecilere yaptığı açıklamada PKK ile görüşme konusunda şunları söyledi: “PKK ile değil. Bizim İmralı ile de görüşme noktasında söyledim. PKK ile mücadeleye devam. Siyasi ile müzakereye devam. Adayı sorduklarında da İmralı ile veya başkalarıyla devlet gerekli gördüğü her halde görüşmeyi yapabilir. Ama şu anda gündemde böyle bir şey yok. BDP’yi siyasi müzakere edilecek yer olarak kabul ediyoruz. BDP’yle görüşmeye ‘evet’ dedik. Ama öbür türlü asla...” Erdoğan, Kuzey Irak’taki Mahmur Kampı’nı “Dağın kuluçkası” olarak niteleyerek “Biz şimdi Mahmur Kampı’nı masaya yatıracağız. BM ile görüşmek durumundayız” diye konuştu. 
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, BDP’nin yeni anayasa görüşmelerini kilitleyen parti olarak gösterilemeyeceğini belirterek, “Engelleyici, önyargılı hiçbir çaba içinde değiliz. Biz masaya şartsız oturacağız” dedi. 
Bursa Valisi Şahabettin Harput, İmralı’da ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Abdullah Öcalan’ın avukatları ile görüştürülmediği için pazar günü Gemlik’te yapılacağı söylenen yürüyüş konusunda izin alınmadığını söyledi. DHA’nın haberine göre Vali Harput, “Bize 48 saat önce bu konuyla ilgili gelen bir başvuru yok. Bursa’da yapılacak tüm yürüyüşler Valiliğimiz tarafından yasaklandı. Kimse şehre sokulmayacak” dedi. 

PKK 

PKK yöneticilerinden Cemil Bayık, Türkiye’nin Kuzey Irak’ta Medya Savunma Alanları diye niteledikleri bölgelere girmesi halinde ‘alan hâkimiyeti temelinde’ karşı koyacaklarını söyledi. Fırat Haber Ajansı’ndaki dünkü habere göre Bayık şöyle konuştu: “Tabii ki Türk devletinin operasyon gücü yoktur demiyoruz, gelebilirler. Ama bunu çok etkili bir şekilde karşılayacağımız kesindir. Bir kara operasyonu çok önemli siyasal sonuçlar da doğuracaktır. Şiddetle bu sorunun çözülemeyeceği anlaşılacak, demokratik çözümün yolu açılacaktır. Bu açıdan biz tabii ki girsinler demeyiz, ama girmelerinin de Kürt sorununun demokratik çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından hayırlı sonuçlar doğuracağına inanmaktayız.” Böyle bir operasyona İran’ın katılmasını zayıf bir ihtimal olarak gördüklerini ifade eden Bayık, “Türk devleti sonuç alacağına inansaydı şimdiye kadar çoktan kara operasyonu yapardı” diye konuştu. 
KCK 9 Ekim nedeniyle yaptığı açıklamada “sonuç alıcı toplumsal eylem” çağrısı yaptı. Fırat Haber Ajansı’nın dünkü haberinde “Artık eskisi gibi protesto ve yürüyüşler değil, somut sonuç alacak toplumsal eylemliliklerin günü gelmiştir” denildi. 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Erdoğan’ın müzakere konusunda hükümet/devlet ayrımını bir kere daha netleştirmeyi hedefleyen sözleri, Ankara’nın BDP’yi Kürt sorununda meşru taraf olarak gördüğünü teyit ederken Öcalan’ın avukatlarının İmralı’da görüşme yapamaması durumunun devam edeceğini hissettiriyor. 
Vali Harput’un açıklaması, KCK açıklamasıyla birlikte değerlendirildiğinde pazar günü Türkiye’nin gündemini Gemlik yürüyüşünün belirleyeceğine işaret ediyor. 
KCK açıklaması, taraftarlarına bir tür seferberlik çağrısı niteliği taşıyor ve önümüzdeki günlerde sokaktaki hareketliliğin artacağını gösteriyor. 
Bayık’ın sözlerinden, örgütün Barzani’nin arabuluculuğuyla kotarılan İran-PJAK anlaşmasına büyük ölçüde güvendiği anlaşılıyor. Bu durumun da verdiği rahatlıkla konuştuğu fark edilen Bayık’ın kara harekâtıyla ilgili sözleri, Kuzey Irak’taki bir ‘hesaplaşma’ya epey hazırlık yaptıkları ve sonucun dönüştürücü etkisinden emin oldukları mesajını veriyor. 
Burada “Bayık, blöf mü yapıyor?” ya da basitçe “Örgütü güçlü göstermeye mi çalışıyor?” soruları sorulabilir. 
Angaje olunan tarafa göre verilecek yanıtlar bir tarafa bırakılırsa “Sonuç alınacağına inansalardı çoktan yaparlardı” ifadesi, Ankara’nın “Bu tür şeyler söylenilmez, yapılır” ya da “Gerekli görüldüğünde yapılır” eksenindeki açıklamalarıyla aynı kapıya çıkmasıyla dikkat çekiyor.