• 13.10.2011 00:00

 PKK lideri Aptullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan, dün İmralı'da ağabeyi ile görüştü. Kardeş Öcalan, 27 Temmuz'dan beri Öcalan ile yapılan ilk görüşmenin ardından hiçbir açıklama yapmadı.

KUZEY IRAK GÜNCESİ 
Kim ne dedi? Ne yaptı? Ne anlama geliyor? 


12 EKİM 2011 SAAT:19.00 
ANKARA 


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, sınırötesi operasyonların devam ettiğini ve edeceğini belirterek, “Güvenlikle ilgili hiçbir boşluğumuz olmayacak” dedi. NTV’nin canlı yayınında konuşan Atalay kara operasyonu olup olmayacağı sorusuna şu yanıtı verdi: “Gerektiğinde hepsi olabilir. Ben şu zaman kara operasyonu, şu zaman hava operasyonu demiyorum ama güvenlikle ilgili tedbirlerimiz hiçbir boşluk olmadan ve ara verilmeden devam edecek. Şu bilinsin, Kuzey Irak terör üssü olmaktan çıkacak.” 
Atalay, şöyle konuştu: “Bu konuların nihai çözümü için, terörün, Kürt sorununun ve ülkemizde kangren olmuş, birikmiş sorunların çözümü için uygun bir zamandır diyoruz. Bu vesileyle ilk defa burada söylüyorum ben, bir ekibimiz var bu konu üzerinde iyi çalışan. Kurumlarımızın hepsinin eşgüdüm içinde çalıştığı bir dönemi yaşıyoruz. Devletin bütün mekanizmaları ortak bir strateji üzerinde ve çok ciddi bir uyum içerisinde çalışmalarını sürdürüyorlar. Diğer adımlar atılma zamanı geldiğinde yine sizlerle paylaşırız. Ama öbür boyutlar ihmal edilmedi. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Sadece operasyon ve güvenlik süreci devam ediyor, KCK’lar, öbürleri gibi algılanmasın. Biz diğer boyutları bütün derinliği ve bütün kapsamıyla çalışıyoruz.” Atalay, Öcalan’a ev hapsinin gündemlerinde olmadığını, böyle bir konunun gündemlerine hiç gelmediğini ifade etti. 
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karayılan’la ilgili iddialar konusunda “Resmi makamlarımızın yaptığı açıklamalara itibar edilmesi büyük önem taşıyor. Terörle mücadele konusunda, son dönemde İran’la her düzeyde ve bütün kurumlarımız arasında yoğun bir işbirliği olmuştur ve bu işbirliği devam etmektedir. Spekülatif yorumlar üzerinde durmanın faydası yok ama bu konunun yakın takibimiz altında olduğu da bilinmeli” diye konuştu. DHA’nın dünkü haberine göre Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin Irak ordusunun kuzeye kaydırılabileceği konusundaki açıklamalarını son derece önemli bulduğunu belirten Davutoğlu şunları söyledi: “Irak kendi topraklarını, kendi sınırlarını koruduğu zaman Türkiye’nin herhangi bir sınırötesi operasyon yapma ihtiyacı da kalmaz. İnşallah bu konuda gereğini yaparlar.” 
Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana, Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk ve BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan hakkında, 12 Haziran seçimleri öncesi yaptıkları propaganda konuşmalarında ’terör örgütü propagandası yaptıkları’ iddiasıyla, 33 ile 72 yıl arasında değişen hapis cezaları istemiyle dava açıldı. 

PKK 

Öcalan ile cezaevi arkadaşlarından Bayram Kaymaz ve Şehmuz Poyraz’ın yakınları dün İmralı Adası’na gittiler. Adadan dönüşte Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan, “Ben görüştüm. Diğerleri görüşemediler” dedi. DHA’nın dünkü haberine göre Mehmet Öcalan, ağabeyinin sağlık durumu ve görüşmenin ayrıntılarıyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı. Şehmuz Poyraz’ın kız kardeşi Felek Cızlaşmak ise “7 aydır kardeşimle görüşemiyorum. Bizi çağırdılar, ancak görüştürmediler. Orada şiddet ve baskı görülüyorlar. Eğer avukatlarıyla görüştürülmezlerse biz de görüşmeye gelmeyeceğiz” dedi. Bayram Kaymaz’ın annesi Medine Kaymaz da, görüştürülmemelerine tepki göstererek, Kürtçe, “Allahım bu zülme son ver” diye bağırdı. 

GELİŞMELER NEYE İŞARET EDİYOR 

Atalay’ın sözleri, Ankara’ın PKK’yı Kürt sorununundan ayıran- birinciyi askeri yöntemle etkisizleştirmeyi hedeflerken ikincide adımlar atmayı vaat eden- çizgisini özetliyor. Atalay, askeri operasyonlar ve gözaltıların devam edeceği ancak Kürt sorununun çözümüyle ilgili bir ekip olarak çalışmalar yürütüldüğü mesajını veriyor. 
Davutoğlu, Maliki’nin ‘niyet’ açıklamasına ‘diplomatik’ destek vererek aslında PKK’yı bölgeden çıkarması için Bölgesel Kürt Yönetimi üzerinde basınç oluşturuyor. Bağdat ile Erbil arasında Peşmergenin tartışmalı bölgelere girmesiyle ilgili çekişmenin sürdüğü hatırlandığında Erbil’in Irak ordusu askerlerini Kuzey Irak’a girişine izin vermesi rasyonel görünmüyor. Dolayısıyla Maliki’nin açıklaması bu çekişme çerçevesinde Erbil’e bir mesaj gönderilmesinden öteye gitmiyor ve önerinin fiili olarak gerçekleşme ihtimali bugünkü koşullarda bulunmuyor. 
İmralı’da avukat ziyareti günü olmasına rağmen aile ziyaretinin açılması, 3 Ekim tarihli “Ankara, Kandil’i ‘yokluyor’; Kandil, İmralı’yı işaret ediyor” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’ndeki öngörüyü teyit eder şekilde Başbakan Erdoğan’ın Makedonya dönüşünde uçakta yaptığı açıklamanın aile ziyaretine izin verilmesi mesajı olduğunu gösteriyor. 
Tesadüfi görünmüyor. Erdoğan’ın “Terörle mücadele, siyasi iradeyle müzakere” ve “İmralı/PKK ile devlet gerekli gördüğünde görüşür” sözleri de dahil olmak üzere bütün göstergeler Ankara’nın yeni bir müzakere süreci için zemin yokladığını gösteriyor. Çünkü sadece 10 Ekim gecesi Çemişgezek ve Hazro’ya PKK’nın düzenlediği saldırıların ‘resmi’ versiyonu bile Ankara’nın örgütün etkisizleştirilmesi hedefinde kayda değer bir mesafe almadığına işaret ediyor. Sürekli operasyonların düzenlendiği bölgede örgüt, ilçelere sızıyor, hedeflere saldırıyor ve kayıp vermeden ya da çok az kayıpla çekiliyor. PKK’nın geçen yıl haziran başından ağustos ortasına kadar sürdürdüğü saldırı dönemiyle, bu yıl resmen ateşkesi bitirme anlamına gelen 2 Ağustos tarihli HPG bildirisinden bu yana geçen saldırı dönemi arasında anlamlı farklılıklar göze çarpıyor. Örgüt geçen yıl düzenlediği saldırıların ardından önemli kayıplar verirken, bu yıl ciddi kayıplar vermiyor. Saldırıların ardından hem hava indirmeyi hem de karadan takviye gücün gelmesini engelliyor ya da zorlaştırıyor. Diğer bir ifadeyle taktik üstünlüğü elinde tutuyor. 
Yapılan hazırlıklar ve alınacak önlemlerle gelecekte böyle bir tablonun olmayacağını düşünmek, kimilerinin yüreğine su serpse bile örgütün mevcut durumda taraftarlarına ‘güçlülük’ imajı vermesini engellemiyor. 
Bu duruma sürgit katlanma lüksü olmayan Ankara’nın, 7 Ekim tarihli “BDP ‘kıyameti koparıyor’, Ankara ‘çıkış’ arıyor” başlıklı Kuzey Irak Güncesi’nde işaret edildiği gibi ‘İmralı-Kandil’ hattında yeni bir ‘kapı’ açmayı gündemine aldığı hissediliyor.